2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu uyarınca kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescil davasında taşınmazın tarımsal niteliği, objektif değer artışı ve emsal karşılaştırmasına ilişkin değerleme uyuşmazlığı.
Özet: Bu hukuki evrak, bir organize sanayi bölgesi adına gerçekleştirilen kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmazın tescili davasıyla ilgili olup, ilk derece mahkemesi ve istinaf aşamasındaki bölge adliye mahkemesinin kararlarıyla kamulaştırma kabul edilmişken, taraflar arasındaki asıl anlaşmazlık kamulaştırma bedelinin belirlenmesinde yoğunlaşmıştır; davalı taşınmaz sahibi, arazinin sulu tarım niteliği ve konumu nedeniyle belirlenen bedelin düşük olduğunu iddia ederken, davacı idare ise daha önceki sanayi planlarının iptali ve arazi niteliği değişiklikleri göz önüne alındığında belirlenen bedelin yüksek olduğunu savunmaktadır.
5. Hukuk Dairesi         2024/9443 E.  ,  2025/8230 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/3121 Esas, 2024/1394 Karar
DAVA TARİHİ : 03.06.2021
KARAR : Esastan ret / Yeniden esas hakkında verilen karar
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2023/23 Esas, 2023/80 Karar
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın ... Yüksek Teknoloji Makine İhtisas Organize Sanayi Bölgesi adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine, yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak, yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 1 06... parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın ... Yüksek Teknoloji Makine İhtisas Organize Sanayi Bölgesi adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı idarece takdir edilen bedelin düşük olduğunu, sulu tarım arazisi olarak değer biçilmesi gerektiğini, kapitalizasyon faiz oranının %3 olarak belirlenmesi gerektiğini ileri sürerek taşınmazın gerçek değerinin belirlenmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, kamulaştırma bedelinin tespiti ile davalıya ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile ... Yüksek Teknoloji Makine İhtisas Organize Sanayi Bölgesi adına tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1. Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; ... Mahallesinde 2016-2017 yıllarında irtifak kamulaştırmalarının gerçekleştirildiği dönemde, organize sanayi bölgesi alanının yer aldığı ... ile birlikte ... ve ... köylerini kapsayan bölgenin, onaylı Sanayi ve Depolama ile Lojistik Lejantı içine alınarak büyük bir sanayi bölgesi olarak planlandığını ve ... (... Limanı) işleticileri ile yapılan ön sözleşmelerle temelinde ... Limanını da kapsayacak biçimde büyük bir liman/sanayi bölgesi kurulması yolunda projelendirmeler yapıldığını; ancak daha sonra yaşanan siyasi, hukuki ve mali gelişmelerin söz konusu projenin tatbiki imkânını ortadan kaldırdığını, özellikle davaya konu organize sanayi bölgesi alanının bulunduğu ... Mahallesinin, sanayi lejantından çıkartılarak tarım alanı lejantına alındığını, Zeytin Kanunu ve ilgili mevzuatta yapılan yasal düzenlemelerin kurulacak sanayi alanlarını çok büyük ölçüde kısıtladığını ve ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından yapılan planlama çalışmalarının iptal edildiğini, 2016-2017 yıllarındaki yatırım ve cazibe merkezi olma durumunun huzurdaki davalara konu kamulaştırmalar itibarıyla artık söz konusu olmadığını, belirlenen objektif değer artış oranının hiçbir gerekçeye dayandırılmadığını, kavunun münavebeye alınmasının hatalı olduğunu, belirlenen bedelin yüksek olduğunu ileri sürerek istinaf yoluna başvurmuştur.
2. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; istinaf kaldırma kararına uygun karar verilmediğini, ... ve ... Mahallesinde bulunan pek çok parsel kamulaştırmaya tabi tutulmuş olup tüm davalarda aynı metrekare birim fiyatının belirlendiğini; ancak Çanakkale - ... anayolunun kenarında yer alan dava konusu taşınmaz ile ana yola 1 km mesafedeki herhangi bir kadastro yolu olmayan taşınmazın aynı değerde olmasının kabul edilemeyeceğini, belirlenen objektif değer artış oranının düşük olduğunu, dava konusu taşınmazın sulu tarım arazisi niteliğinde olduğunu, münavebeye alınan ürünlerin taşınmazın tarımsal durumunu yansıtmadığını ve dava konusu taşınmazda yılda iki defa tarım ürünü alınabildiğinden münavebenin buna göre oluşturulması gerektiğini, kapitalizasyon faizinin hatalı belirlendiğini, belirlenen bedelin düşük olduğunu ileri sürerek istinaf yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla mahkemece istinaf kaldırma gerekçesi dikkate alınmaksızın önceki karar gibi yeniden hüküm kurulduğu, %250 oranında objektif değer artışı uygulanarak metrekare birim bedeli belirlenip kamulaştırma bedelinin 5.553.444,52 TL ve fark bedelin 3.173.244,29 TL olduğu anlaşıldığından, kamulaştırma fark bedelinin depo edilmesi için davacı tarafa tebligat çıkarıldığı, belirlenen bedelin süresi içerisinde depo edildiğine ilişkin dekontun ibraz edildiği anlaşılmış, bu nedenle davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı vekilinin ise kapitalizasyon faiz oranı ve münavebe ürün seçimine ilişkin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, istinaf incelemesine konu eldeki dava 01.08.2023 tarihinden önce açılmakla Anayasa'nın 153 üncü maddesinin beşinci fıkrasında yer alan "iptal kararları geriye yürümez" hükmü ve Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun "Her davada açıldığı tarihte tespit edilen vaziyet hükme ittihaz olunması iktiza eylemesine..." gerekçesini içeren 28.11.1956 tarihli ve 15/15 sayılı kararı ile "Her dava açıldığı tarihteki fiili ve hukukî duruma göre karara bağlanır." genel hukukî prensibini hâvi Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 10.05.2017 tarihli ve 2017/3-990 Esas, 2017/954 Karar sayılı kararları nazara alındığında fark kamulaştırma bedeline 2942 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesinin dokuzuncu fıkrası gereğince davanın açıldığı tarihten dört ay sonrasından başlamak üzere yasal faiz uygulanması gerektiği gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak, yeniden esas hakkında hüküm kurulması suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiş, ayrıca Anayasa Mahkemesinin 05.04.2023 tarihli ve 2022/83 Esas, 2023/69 Karar sayılı iptal kararı uyarınca kamulaştırma bedeline dava tarihinden itibaren ÜFE oranında faiz uygulanması gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkindir.
2. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 3 69... inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arazi niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca gelir metodu esas alınarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
3. 01.08.2023 tarihli ve 32266 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 05.04.2023 tarihli ve 2022/83 Esas, 2023/69 Karar sayılı kararı ile 04.11.1983 tarihli ve 2942 sayılı Kanun’un 24.04.2001 tarihli ve 4650 sayılı Kanun’un 5 inci maddesiyle değiştirilen 10 uncu maddesine 11.04.2013 tarihli 6459 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesiyle eklenen dokuzuncu fıkrası iptal edilmiştir. Dava 01.08.2023 tarihinden önce açılmıştır. Anayasa’nın 153 üncü maddesinin beşinci fıkrasında yer alan “İptal kararları geriye yürümez.” hükmü ve Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun “Her davada açıldığı tarihte tespit edilen vaziyet hükme ittihaz olunması iktiza eylemesine…” gerekçesini içeren 28.11.1956 tarihli ve 15/15 sayılı kararı ile “Her dava açıldığı tarihteki fiili ve hukukî duruma göre karara bağlanır.” genel hukukî prensibini hâvi Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 10.05.2017 tarihli ve 2017/3-990 Esas, 2017/954 Karar sayılı kararları nazara alındığında kamulaştırma bedeline 2942 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesinin dokuzuncu fıkrası gereğince davanın açıldığı tarihten 4 ay sonrasından başlamak üzere yasal faiz uygulanması yerindedir.
4. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre, usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davalıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
22.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.