Kat malikince meskenin iş yerine dönüştürülmesi ve projeye aykırı tadilatların eski hale getirilmesi davasında yapı kayıt belgesine rağmen müdahalenin önlenmesi ve tahliye talebinin reddi içtihadı.
Özet: Bu hukuki süreçte, bir kat malikinin konut vasfındaki bağımsız bölümünü izinsiz şekilde iş yerine dönüştürerek projeye aykırı değişiklikler yapması üzerine açılan müdahalenin önlenmesi ve eski hale getirme davasında, ilk derece mahkemesi taşınmazın eski haline getirilmesine hükmetmiş ancak malik olması sebebiyle tahliye talebini reddetmiştir; hem davacı hem de davalının istinaf başvurularının bölge adliye mahkemesince esastan reddedilmesinin ardından, temyiz incelemesi kapsamında dosyadaki belgeler değerlendirilmiştir.
5. Hukuk Dairesi         2025/472 E.  ,  2025/8237 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 49. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/447 Esas, 2024/2501 Karar
DAVA TARİHİ : 30.05.2017
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 5. Sulh Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2017/595 Esas, 2020/1417 Karar
Taraflar arasındaki müdahâlenin önlenmesi ve eski hâle getirme davasında yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı ile dahili davalı vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı dahili davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili asıl dava dilekçesinde özetle; İstanbul ili, ... ilçesi, ...Mahallesi 7646 parselde kain ... Sokak No:32/2 adresindeki bağımsız bölümün maliki olduğunu, davalının aynı apartmanın 7 No.lu bağımsız bölümünün maliki olup konut olan kendisine ait dava konusu bağımsız bölümü iş yeri hâline getirdiğini, tekstil alım satım dükkanı olarak kullanmaya başladığını, davaya konu dairenin içindeki duvarların yıkılarak projeye aykırı değişiklikler yaptığını, bu hususta müvekkilinin muvafakatı olmadığını, konut olan bağımsız bölümün iş yeri olarak kullanıldığının tespiti ile 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu'na (634 sayılı Kanun) göre tahliyesine karar verilmesini ve taşınmazın projeye uygun hâle getirilmesini talep ve dava etmiştir.
İlk Derece Mahkemesi 19.02.2019 tarihli duruşma ara kararında tahliye talebi nedeniyle dosyanın kiralananın tahliyesi yönünden tefriki ile ayrı bir esasa kaydedilmesine karar verilmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; tarafınca imar barışı kapsamında yapı kayıt belgesi alındığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne, dava konusu İstanbul ili, Güngören ilçesi, ... Mahallesi 7646 parsel üzerinde bulunan 32 numaralı taşınmazın 1. normal kat, 7 numaralı bağımsız bölümünün kat malikleri kurulu veya muvafakatleri alınmadan iş yerine çevrilmiş olduğu anlaşılmakla 04.03.2020 havale tarihli bilirkişi raporunda tespit edildiği üzere eski hâle getirilmesine ve davalıların malik olması nedeniyle tahliyeye ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ile dahili davalı vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemenin 19.02.2019 tarihli duruşmanın 1 numaralı bendi gereği tahliye talepleri olduğundan bahisle "Dosyanın Kiralananın Tahliyesi yönünden tefriki ile ayrı bir esasa kaydının yapılmasına" şeklinde ara karar verdiğini, Bakırköy 5. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2019/379 Esas sayılı dosyası ile tefrik işlemi yapıldığını, işbu dosya üzerinden tahliye ile ilgili yapılan yargılamada "Dosya ile ilgili kira ilişkisinin olmadığı davacı tarafından beyan edilmekle tahliye isteminin projeye aykırılığın giderilmesi şeklinde ifade edildiği anlaşılmakla taleplerde farklılık söz konusu olmadığından, dosyanın ana dosya ile birleştirilerek dosyanın bu dosya esasından kapatılmasına" karar verildiğini, ortada bir kira-kiracı ilişkisi bulunmadığını, davacı ile davalı aynı binada kat maliki olup 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nda düzenlenen kira ilişkisi mevcut olmayıp bu anlamda tahliye talebi bulunmadığını, taleplerinin projeye aykırılığın tespiti, mesken niteliğindeki taşınmazın iş yeri olarak kullanıldığının tespiti, projeye aykırılığının giderilerek iş yeri olarak kullanımın sona erdirilmesi ve mesken olarak eski hâle iadesi şeklinde olduğunu, buna rağmen Mahkemenin kendi kararı ile çelişerek tahliye talebinin reddi ile karşı taraf lehine vekâlet ücreti takdirinin usul ve kanuna aykırı olduğunu belirterek hüküm kısmının 2. bendinde yer alan "2-Davalıların malik olması nedeniyle tahliyeye ilişkin istemin reddine," cümlesinin kaldırılmasını, hüküm kısmının 6. bendinde yer alan "Davalı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 13 gereğince kabul/red oranına göre hesaplanan 1.450,00-TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine," cümlesinin kaldırılmasını, ilâmın bu şekilde düzeltilerek onanmasına karar verilmesini talep etmiştir.
2. Dahili davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı tarafından dava konusu taşınmaza ilişkin ticari nitelikte yapı kayıt belgesi alındığından, yapı kayıt belgesi alınan bina yeniden yapılana veya kentsel dönüşüm uygulamasına tabi tutulana kadar yapı kayıt belgesi alındığı şekliyle korunması gerekeceğinden eski hâle getirme talebinin reddi gerektiğini, binadaki herhangi bir ortak alana tecavüzün söz konusu olmadığını, diğer kat maliklerinin ve davacının mülkiyet hakkından doğan haklarını ihlâl eden bir yan bulunmadığını, bağımsız bölümde yapılan ve yapı kayıt belgesine bağlanan değişikliklerin ana yapıya zarar vermeyen değişiklikler olduğunu, taşıyıcı kolon ve kirişlere dokunulmadığını, binanın statiğine zarar verecek bir değişikliğin söz konusu olmadığını, daire içinde kalan duvarların kaldırılmasının ana yapıya zarar vermesinin söz konusu olmadığını, tüm kat malikleri davaya dahil edilmeden karar verildiğini, davacının tek başına ortak alanlardaki projeye aykırılıkların giderilmesini talep etme yetkisi bulunmadığını, dosya kapsamında diğer kat maliklerince iş bu davayı açmak bakımından davacı yanı yetkilendirdiklerine dair herhangi bir belgenin de söz konusu olmadığını, davanın yeni malike karşı yöneltilmesine dair davacının herhangi bir talebi bulunmamasına rağmen mahkemece hüküm tesis edilmiş olmasının usul ve kanuna aykırı olduğunu, yapı kayıt belgesi gibi taşınmaza ilişkin yapılan iş yeri açma izin başvurusu ile bu başvuru sonucu verilen iş yeri açma ruhsatı dikkate alınmadan karar verilmesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın tek parsel üzerine kurulu ve kat mülkiyetli olduğu, davacının 2 No.lu bağımsız bölüm maliki, davalının 7 No.lu bağımsız bölüm maliki olduğu, yargılama devam ederken davalı ...'ın tapudaki hissesini ...'a devrettiği, yeni malikin davaya dahil edildiği, Mahkemece kiralananın tahliyesi talebinin dosyadan tefrikine karar verildiği, tefrik edilen dosyanın Bakırköy 5. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2019/379 Esas, 2019/1034 Karar sayılı kararı ile davacının kira ilişkisinin bulunmadığına dair beyanı nazara alınarak tahliye isteminin projeye aykırılığın giderilmesi şeklinde ifade edildiği, taleplerde farklılık söz konusu olmadığı gerekçesiyle dosyanın ana dosya ile birleştirilmesine karar verildiği, somut olayda uyuşmazlığın, mesken niteliğindeki bağımsız bölümün iş yeri olarak kullanılması nedeniyle mesken niteliğine uygun biçimde eski hâline getirilmesi istemine ilişkin olduğu, ana taşınmazın ortak yerlerine yapılan müdahâlenin önlenmesine ve onaylı mimari projeye aykırılıkların eski hâle getirilmesine ve mülkiyet hakkı tesisine ilişkin davaların mülkiyet hakkına dayanılarak açılacağı, davacının kat maliki olduğu, davacının aktif husumetinin bulunduğu, dava konusu bağımsız bölümün tapu kaydının incelenmesinde, davalının bağımsız bölüm maliki olduğu, bağımsız bölümün tapudaki vasfının mesken niteliğinde olduğu, projesine göre de bu yerin mesken olduğu, yapılan keşif sonrasında alınan bilirkişi raporunda bağımsız bölümün projesine ve yönetim planına aykırı olarak iş yeri olarak kullanıldığının tespit edildiği, 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu (634 sayılı Kanun) gereğince yönetim planının tüm kat maliklerini bağlayıcı sözleşme niteliğinde olduğu, dava konusu taşınmaza ilişkin yönetim planının 9/c. maddesinde "Kat mülkiyeti kütüğünde mesken, iş yeri, ticaret yeri olarak gösterilen bağımsız bir bölümünde hiçbir şekilde hastane dispanser, klinik poliklinik, ve ecza laboratuvarı gibi müesseseler kuramayacakları gibi kat mülkiyeti kütüğünde mesken olarak gösterilen bağımsız bölümlerinde kat malikleri kurulunca oy birliği ile karar verilmedikçe sinema, tiyatro, kahvehane, gazino, pavyon, bar, kulüp, dans salonu gibi eğlence ve toplantı yerleri ile fırın, lokanta, pastahane, gibi beslenme yerleri ve imalathane, boyahane, dükkân, galeri ve çarşı gibi yerler, açamazlar” hükmünün düzenlendiği, 634 sayılı Kanun'un 24 üncü maddesinin ikinci fıkrası gereğince mesken olan bağımsız bölümün iş yeri olarak kullanılmasının kat malikleri kurulunun oy birliği ile alacağı kararla mümkün olduğu, dava konusu bağımsız bölüm yönünden böyle bir kararın alınmamış olduğu, bu durumda mesken olan bağımsız bölümün iş yeri olarak kullanılamayacağı, imar affı kapsamında yapı kayıt belgesi alınmasının 634 sayılı Kanun'a aykırılığı ortadan kaldırmayacağı, Mahkemece yazılı olduğu şekilde verilen eski hâle getirme kararının yerinde olduğu, davacının dava dilekçesinde taşınmazın tahliyesini de talep ettiği, davalıların malik sıfatıyla taşınmazı kullandıkları, tahliye talebinin reddine ve davalılar lehine vekâlet ücretine hükmedilmesinin de yerinde olduğu gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde dahili davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Dahili davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmişlerdir.
C. Gerekçe
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihaî kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre, usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Dahili davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dahili davalı ...'dan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
22.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.