Yargıtay, Bölge Adliye Mahkemesinin avukata hakaret suçundan mahkumiyet kararını, sanığın avukatlık vasfını bildiği ve tahrik iddiasının yerinde olmadığı gerekçeleriyle onadı.
Özet: Sanık müdafiinin, hakaret suçundan verilen mahkumiyet hükmüne karşı istinaf başvurusunun esastan reddedilmesi üzerine yaptığı temyiz başvurusunda; müvekkilinin katılanın avukat olduğunu bilmediği, haksız tahrik altında hareket ettiği ve sözlerin hakaret oluşturmadığı yönündeki iddiaları, dosyadaki mesajlaşma içerikleri ve mevcut delillerle sanığın katılanın avukatlık sıfatını bildiğinin, haksız tahrik koşullarının oluşmadığının ve eylemin hakaret suçunun unsurlarını taşıdığının anlaşılması nedeniyle hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle reddedilerek, bölge adliye mahkemesinin kararının onanmasına hükmedilmiştir.
4. Ceza Dairesi         2023/10772 E.  ,  2025/16465 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2022/688 E., 2023/91 K.
SUÇ : Hakaret
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık müdafiinin temyizinin hakaret suçundan kurulan hükme ilişkin olduğu, tehdit suçuna dair bir temyiz isteminin bulunmadığı anlaşılmıştır.
Sanık hakkında verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde sunulduğu ve temyiz dilekçesinde temyiz sebebine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanık hakkında hakaret suçundan İlk Derece Mahkemesince verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik Bölge adliye mahkemesi ceza dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi, sanığın katılanın avukat olduğunu bilmediğine, katılanın sanığı tahrik ederek suça yöneltmeye çalıştığına, taraflar arasındaki ihtilafa konu olan icra takibinin katılanın kötü niyeti sebebiyle başlatıldığına ve davaya konu sözlerin hakaret suçunun unsurlarını oluşturmadığına yöneliktir.
III. GEREKÇE
Dosya arasında bulunan mesajlaşma içerikleri incelendiğinde sanığın katılanın avukatlık görevi yürüttüğünü bildiği anlaşılmış; haksız tahrik hükümlerinin uygulanabilmesi için aranan koşulların oluşmadığı ile davaya konu sözlerin hakaret suçunun unsurlarını oluşturduğuna yönelik Mahkemenin takdir ve gerekçesi yerinde bulunmakla temyiz sebeplerinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Sanığa yükletilen hakaret eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanun'a uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanun'da öngörülen suç tipine uyduğu,
Cezanın kanuni bağlamda uygulandığı anlaşıldığından, yapılan incelemede hukuka aykırılık görülmemiştir.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289/1. maddesi ile sair nedenler yönünden yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca Ankara 37. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
20.10.2025 tarihinde karar verildi.