Kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasında, çoklu bozma kararları sonrası yeni yasal düzenleme ile değerleme esaslarının belirlenerek Yİ-ÜFE ile güncellenmesi uyuşmazlığı.
Özet: Kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemiyle açılan ve yargılaması birden fazla bozma ve direnme kararıyla uzayan bir davada, Yüksek Mahkeme, davalı idare adına tescil edilen taşınmazların eski maliklerine ödenmeyen kamulaştırma bedellerinin tespitinde, 7201 sayılı Kanun ile 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununa eklenen yeni hükümler uyarınca, değerlemenin taşınmazın idare adına tescil edildiği tarih esas alınarak ve o tarihteki nitelikleriyle birlikte yurt içi üretici fiyat endeksi ile güncellenerek yapılması gerektiğini vurgulamıştır.
5. Hukuk Dairesi         2025/5018 E.  ,  2025/8200 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/234 Esas, 2022/487 Karar
DAVA TARİHİ : 12.09.2012
KARAR : Kısmen kabul
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya direnme kararı verilmiştir.   
Mahkemenin direnme kararı üzerine Hukuk Genel Kurulu tarafından Anayasa Mahkemesi iptal kararı ile oluşan yeni durum karşısında davalı idare vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyanın Dairemize gönderilmesi üzerine; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin murisi ...’ın Ankara ili, .... ilçesi, ...Mahallesi 366 00... parsel sayılı taşınmazdaki 338 m² hissesinin davalı ... tarafından kamulaştırıldığını, murislerine ve müvekkillerine herhangi geçerli bir tebligatın yapılmadığını belirterek 20.000,00 TL kamulaştırmasız el atma bedelinin faiziyle tahsilini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu yer ile ilgili olarak kamulaştırma tebligatlarının usulüne uygun olarak yapıldığını, dava konusu taşınmazın tamamının ... Büyükşehir Belediyesi tarafından kamulaştırıldığını ve davacıların murisi ...’a adresi tespit edilemediği için ilanen tebligat yapıldığını, adına paranın bloke edildiğini, yasal süre içerisinde itiraz olmadığından Ankara 8. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2001/29 Esaslı dosyasında taşınmazın müvekkili adına tescil edildiğini, ayrıca hak düşürücü sürenin geçtiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
III.MAHKEME KARARI
Mahkemenin 11.07.2013 tarihli ve 2012/415 Esas, 2013/465 Karar sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Birinci Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; Ankara 8. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2001/29 Esas, 2002/841 Karar sayılı dosyasında dava konusu taşınmazda muris ... payının iptali ile 6830 sayılı İstimlak Kanunu'nun (6830 sayılı Kanun) 17 nci maddesi uyarınca davalı idare adına tesciline karar verilmiş ise de anılan dava dosyasında dava dilekçesi davalıya usulüne uygun şekilde tebliğ edilmeden ve taraf teşkili sağlanmadan yapılan yargılama sonunda verilen kararın da davalı tarafa geçerli olacak şekilde tebliğ edilmeyerek usulen kesinleştirilmediği anlaşıldığından mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar
Mahkemenin 23.02.2016 tarihli ve 2015/134 Esas, 2016/65 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
C. İkinci Bozma Kararı
1.Mahkemenin 23.02.2016 tarihli ve 2015/134 Esas, 2016/65 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizce yapılan temyiz incelemesi sonucunda; hükme esas alınan bilirkişi raporunda piyasa rayicinden bahsedilerek değer biçildiğinden bu rapora göre hüküm kurulması mümkün olmadığından Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Üçüncü Karar
Mahkemenin 25.05.2021 tarihli ve 2018/692 Esas, 2021/441 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
E. Üçüncü Bozma Kararı
1.Mahkemenin 25.05.2021 tarihli ve 2018/692 Esas, 2021/441 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; 21.12.2019 tarihinde kabul edilerek 24.12.2019 tarihli ve 30988 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 7201 sayılı Kanun'un 5 inci, 6 ncı ve 7 nci maddesi ile 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'na (2942 sayılı Kanun) eklenen Ek-3 ncü ve geçici 15 nci maddesi ile ''Mülga 31.08.1956 tarihli ve 6830 sayılı İstimlâk Kanunu'nun 16 ncı ve 17 nci maddeleri ile bu Kanun'un mülga 16 ncı ve 17 nci maddeleri uyarınca kesinleşmiş mahkeme kararlarına istinaden idareler adına tescil edilen taşınmazların eski malikleri adına kamu bankalarına yatırılan ancak hak sahiplerine ödenmediği tespit edilen kamulaştırma bedelleri nedeniyle idareler aleyhine açılacak her türlü davada değer; taşınmazın idare adına tescil edildiği tarih değerleme tarihi olarak esas alınmak ve o tarihteki nitelikleri gözetilmek suretiyle tespit edilir. Tespit edilen bu bedel, Türkiye İstatistik Kurumu tarafından açıklanan Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi (Yİ-ÜFE) tablosundaki aylık değişim oranları esas alınmak suretiyle dava tarihi itibarıyla güncellenir ve ortaya çıkan bedel hak sahibine ödenir.” hükmü getirilmiştir. Yine 09.06.2021 tarihinde kabul edilerek 19.06.2021 tarihli ve 31516 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 7327 sayılı Kanun'un 20 nci maddesi ile 2942 sayılı Kanun'un Ek-3 ncü maddesine,“Bu hüküm, tebliği dâhil eksik veya hatalı kamulaştırma işlemleri bulunmasına rağmen idare adına tescil edilmiş olan taşınmazlar hakkında da uygulanır.” cümlesi eklenmiştir. Aynı Kanun'un 22 nci maddesi ile eklenen geçici 17 nci maddesi ile de bu maddeyi ihdas eden Kanun'la bu Kanun'un Ek-3 ncü maddesine eklenen cümle, ''bu cümleyi ihdas eden Kanun'un yürürlüğe girdiği tarihte Kanun yolu incelemesindekiler dâhil görülmekte olan davalarda da uygulanır.” hükmü getirildiğinden belirtilen yöntemle kamulaştırmasız el atmaya dayanan bedelin tespiti için rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinden mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
F. Mahkemece Verilen Direnme Kararı
Mahkemenin 20.10.2022 tarihli ve 2022/234 Esas, 2022/487 Karar sayılı kararı ile bozma kararına direnilmesine karar verilmiştir.
G. Dairemizce Yapılan İnceleme Sonucu Dosyanın Yargıtay Hukuk Genel Kuruluna Gönderilmesi Kararı
1. Mahkemenin 20.10.2022 tarihli ve 2022/234 Esas, 2022/487 Karar sayılı direnme kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda Mahkemenin direnme kararının yerinde olmadığı anlaşıldığından, Dairemizin bozma kararı usul ve kanuna uygun bulunarak, temyiz incelemesi yapılmak üzere dosyanın yetkili ve görevli Yargıtay Hukuk Genel Kuruluna gönderilmesine karar verilmiştir.
H. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Kararı
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu tarafından yapılan inceleme sonunda; 2942 sayılı Kanun’a eklenen Ek 3 ncü maddenin birinci fıkrasının ikinci cümlesinde yer alan “…dava tarihi itibarıyla…” ibaresi ve yine 2942 sayılı Kanun’a eklenen Geçici 15. maddenin ikinci fıkrasında yer alan “…ek 3 üncü madde hükmü uygulanarak…” ibaresi Anayasa Mahkemesinin 04.05.2023 tarihli ve 2019/93 Esas, 2023/87 Karar sayılı kararıyla iptal edildiğini, Anayasa Mahkemesinin iptal kararı, 32262 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanmış olup, yayımlandığı tarih olan 28.07.2023’de yürürlüğe girdiğini, bu nedenle sonradan yürürlüğe giren iptal kararı doğrultusunda inceleme yapılmak üzere dosya Özel Daireye gönderilmesi gerektiğinden dosya Dairemize gönderilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; tapu malikinin ... Belediyesi'nce belirlenen adresine çıkartılan tebligatın ikmal edilmeksizin dönmesi üzerine ilanen tebligat yapılarak hükmen tescil davası açıldığını, kamulaştırma işlemlerinin usulüne uygun olarak yürütüldüğünü, nitekim Yargıtay kararlarının da bu yönde olduğunu, ayrıca bedelin yüksek belirlendiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme
1. Mahkemelerin nihaî kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. 21.12.2019 tarihinde kabul edilerek 24.12.2019 tarihli ve 30988 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 7201 sayılı Kanun’un 7 nci maddesi ile eklenen Geçici 15 inci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan; “…ek 3 üncü madde hükmü uygulanarak…” ibaresi 28.07.2023 tarihli ve 32262 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 04.05.2023 tarihli ve 2019/93 Esas, 2023/87 Karar sayılı kararı ile iptal edilmiştir.
3. Bu durumda; Kanun'un yürürlük tarihinden önce açılan eldeki davada; Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun; “Her davada açıldığı tarihte tespit edilen vaziyet hükme ittihaz olunması iktiza eylemesine…” gerekçesini içeren 28.11.1956 tarihli ve 15/15 sayılı kararı ile; “ Her dava açıldığı tarihteki fiili ve hukukî duruma göre karara bağlanır.” genel hukukî prensibini hâvi Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 10.05.2017 tarihli ve 2017/3-990 Esas, 2017/954 Karar sayılı kararları nazara alınarak dava tarihi itibarıyla değerlendirme yapılması yerindedir.
4. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesinde ve alınan rapor uyarınca tespit edilen bedele dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle davalı idareden tahsiline karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
5. Temyizen incelenen Mahkeme kararının ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla davalı idare vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü diğer nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı idare vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan Mahkeme kararının ONANMASINA,
Davalı idareden peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,
22.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.