Kat Mülkiyeti Kanununa aykırı olarak yapılan izinsiz yapılaşma ve ortak alanlara müdahalenin önlenmesi ile eski hale getirilmesi davasında, Yargıtay bozması sonrası hükmün temyiz incelemesi.
Özet: Kat malikleri arasındaki bir uyuşmazlıkta, ortak alanlarda yapılan kaçak yapılar ve hukuka aykırı tadilatların önlenmesi ile eski hale getirilmesi talebiyle açılan davada, ilk derece mahkemesinin davayı reddetme kararı, Yargıtay tarafından kat maliklerinin hakları, ortak alanlardaki değişiklikler ve taraf teşkilinin sağlanamaması gerekçeleriyle bozulmuştur. Bozma kararına uyularak yapılan yeniden yargılamada yerel mahkeme davayı kabul etmiş olup, davalılar bu kabul kararını projenin aykırılık içermediği, ihlallerin kime ait olduğunun netleşmediği ve davanın kötü niyetli olduğu iddialarıyla temyiz etmektedirler.
5. Hukuk Dairesi         2025/4313 E.  ,  2025/8192 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/1011 Esas, 2024/902 Karar
DAVA TARİHİ : 11.08.2011
KARAR : Kabul
Taraflar arasındaki müdahalenin önlenmesi ve eski hale getirme davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozma kararına uyularak yeniden yapılan yargılama sonuncuda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı ile bir kısım davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davalıların İstanbul ili, Küçükçekmece ilçesi, 2. ... Mahallesi, ... Sokak, ... Mevkii 26 pafta, 1244 parsel, ... Mahallesi .... 7. Sanayi Sitesi Yönetim Kurulu üyesi olduklarını, davalıların hukuka aykırı işlemleri nedeniyle genel kurulun iptali için Küçükçekmece 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2011/381 Esas, 2011/474 Karar sayılı dosyaları ile dava açıldığını, davalıların ... Tekstil ve diğer kaçak yapılara müsaade ettiğini, hatta genel kurulda kanuna aykırı olmasına rağmen onaylamaya teşebbüs ettiklerini, perde betonların kırılması, kaçak yapılar gibi hukuka aykırı bir takım tadilatlar yapıldığını, davalıların bu durumu eski hale getirme yükümlülüğü bulunduğunu, bu nedenlerle; İstanbul ili, ... ilçesi, 2. ... Mahallesi, 26 pafta, 1244 parsel .... Mahallesi, ... Caddesi, No:144 ...adresindeki kaçak yapılara müdahalenin men'ine, perde betonun eski hale getirilmesine, ücreti vekâlet ve mahkeme masraflarının davalılara tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Bir kısım davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddi gerektiğini ileri sürmüştür.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 14.04.2015 tarihli ve 2011/945 Esas, 2015/362 Karar sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin 14.04.2015 tarihli ve 2011/945 Esas, 2015/362 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonucunda, 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu'nun 18 inci maddesine göre kat malikleri, gerek bağımsız bölümlerini gerek eklentileri ve ortak yerleri kullanırken doğruluk kurallarına uymak, özellikle birbirini rahatsız etmemek, birbirinin haklarını çiğnememek ve yönetim planı hükümlerine uymakla karşılıklı olarak yükümlüdürler. Öte yandan aynı Kanun'un 19 uncu maddesinin ikinci fıkrasında da kat maliklerinden birinin ana gayrimenkulün ortak yerlerinde inşaat, onarım ve tesis yapması diğer kat maliklerinin rızasının bulunması koşuluna bağlanmış, kendi bağımsız bölümlerinde ise ana yapıya zarar vermemek kaydı ile diğer kat maliklerinin rızasına gerek olmadan onarım, tesis ve değişiklik yapması mümkün kılınmıştır. Somut olayda, Mahkemece alınan uzman bilirkişi raporunda ana taşınmazda projeye aykırılıklar olduğu tespit edilmiş, Mahkemece bu aykırılıkların davalılarca yapıldığının ispatlanamadığından bahisle davanın reddine karar verilmiştir. Mahkemece ana taşınmaza ait geçerli mimari projenin ilgili belediyesinden istenilerek yerinde uygulanması, projeye aykırılıkların hangi bağımsız bölümlerde meydana geldiğinin tespit edilmesi ve maliklerinin davaya dahil edilmesi, taraf teşkilinin sağlandıktan sonra deliller toplanarak oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken aksi düşünce ile yazılı olduğu şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru görülmediği gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde bir kısım davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri:
1.Davalı şirket vekili temyiz dilekçesinde özetle; projeye aykırılığın hangi bağımsız bölümde meydana geldiğinin tespit edilmediğini, projeye aykırılığın bulunmadığını, davalı şirkete ait dükkanların üzerinde bulunan terasın 30 yıldır kullanıldığını, iş bu davanın kötü niyetle açıldığını, terasın depo olarak kullanılmasının taşınmaza zarar vermediğini, davanın reddi gerekirken kabulüne ilişkin kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
2. Bir kısım davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın tüm kat maliklerine yöneltilmesi gerektiğini, müdahalenin davalılar tarafından yapıldığının kesin ve net şeklide ortaya konulmadığını, kötü niyetli olarak iş bu davanın açıldığını, davanın reddi gerekirken kabulünün doğru olmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, ana gayrimenkulde mimari projeye aykırı imalatların eski hale getirilmesi ve müdahalenin önlenmesi istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanun'un Geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun’la yapılan değişiklikten önceki 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçeminde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla temyiz dilekçeminde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı şirket vekili ile bir kısım davalılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Mahkeme kararının ONANMASINA,
Davalı şirketten peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, bir kısım davalılardan aşağıda yazılı kalan temyize başvurma harcının alınmasına,
22.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.