Hakaret suçunun unsurlarının oluşmadığına karar veren Yargıtay 4. Ceza Dairesi, sanığın eylemlerinin onur ve şeref rencide edici değil, siyasi nitelikli ağır eleştiri kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini belirterek mahkumiyet hükmünü bozdu.
Özet: Yargıtay, ilk derece mahkemesince hakaret suçundan verilen mahkumiyet hükmüne karşı sanığın istinaf başvurusunu esastan reddeden Bölge Adliye Mahkemesi kararını bozmuştur; zira sanığın 15.01.2014 tarihli paylaşımı dışındaki söz ve resimlerinin siyasi ve ağır eleştiri niteliğinde olup, mağdurun onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmadığı, dolayısıyla hakaret suçunun unsurlarının oluşmadığı, buna rağmen 5237 sayılı Kanunun 43/1. maddesi uyarınca ceza artırımı yapılmasının hukuka aykırı olduğu tespit edilerek dosya yeniden yargılama için ilk derece mahkemesine gönderilmiştir.
4. Ceza Dairesi         2024/6377 E.  ,  2025/17760 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2023/1756 E., 2024/1032 K.
SUÇ : Hakaret
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde yapıldığı, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince verilen mahkumiyet hükmüne yönelik olarak, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle; suçun unsurları itibarıyla oluşmadığına, şüpheden sanık yararlanır ilkesinin uygulanmadığına, usul ve Yasaya aykırı olan hükmün bozulmasına ilişkindir.
III. GEREKÇE
5271 sayılı Kanun'un 288. ve 294. maddeleri kapsamında sanık müdafiinin belirttiği hukuka aykırılık nedenleri ile aynı Kanun'un 289. maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri de gözetilmek suretiyle yapılan değerlendirmede:
Hakaret suçu 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 125. maddesinde düzenlenmiştir. Bu düzenlemeye göre hakaret; bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut fiil veya olgu isnat etmek veya sövmek suretiyle bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığına saldırmak olarak tanımlanmıştır. Yargıtay uygulamalarına göre bir eylemin tahkir edici olup olmadığı, zamana, yere ve duruma göre değişmektedir. Kişilere yönelik ağır eleştiri ve veya rahatsız edici sözlerin hakaret suçu olarak değerlendirilmemesi gerekmektedir. Söz ve diğer davranışların hakaret suçunu oluşturabilmesi için açıkça, onur, şeref ve saygınlığı rencide edebilecek ağırlıkta somut bir fiil veya olgu isnadını veya sövme fiilini oluşturması gerekmektedir. Yargılamaya konu somut olayda; sanığın 15.01.2014 tarihindeki paylaşımı dışındaki söz ve resimlerin, katılanın onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmayıp, siyasi ve ağır eleştiri niteliğinde olduğu ve hakaret suçunun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 43/1. maddesi uyarınca artırım yapılması,
Hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca Eskişehir 3. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.11.2025 tarihinde karar verildi.