Yargıtay 4. Ceza Dairesi, hakaret suçunda kaba ifade tarzı niteliğindeki sözlerin suçun unsurlarını oluşturmaması nedeniyle ceza verilmemesi gerektiği gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddi kararını bozdu.
Özet: Hakaret suçuna ilişkin davada, ilk derece mahkemesi ile istinaf mahkemesinin sanığın sözlerini sadece kaba ifade olarak değerlendirip ceza verilmesine yer olmadığına hükmetmesini hukuka aykırı bulan Yargıtay, kişilerin onur, şeref ve saygınlığını koruyan hakaret suçunun oluşumu için sözlerin açıkça rencide edici nitelikte somut bir fiil isnadı veya sövme fiilini oluşturması gerektiğini vurgulamıştır; bu bağlamda, sanığın katılana yönelik kullandığı ifadelerin hakaret suçunun unsurlarını taşıdığına kanaat getirerek, aşağı mahkemelerin kararını bozmuş ve dosyanın yeniden yargılama için ilgili asliye ceza mahkemesine gönderilmesine karar vermiştir.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2023/1891 E. 2023/1943 K.SUÇ : Hakaret HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında hakaret suçundan verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde sunulduğu ve temyiz dilekçesinde temyiz sebebine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇSanık hakkında hakaret suçundan İlk Derece Mahkemesince verilen ceza verilmesine yer olmadığı hükmüne yönelik yapılan başvuru üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.II. TEMYİZ SEBEPLERİSanık müdafiinin temyiz istemi; sanığın yargılama konusu yazıyı kimseyi hedef alarak yazmadığına, kimseye hakarette bulunmadığına, öncelikle beraatine karar verilerek hükmün bozulması gerektiğine yöneliktir. III. GEREKÇEYapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, incelenen dava dosyası içeriğine göre, sanık müdafiinin diğer temyiz sebeplerinin reddine karar vermek gerekmiştir. Ancak;Hakaret fiillerinin cezalandırılmasıyla korunan hukuki değer, kişilerin onur, şeref ve saygınlığı olup, bu suçun oluşabilmesi için, davranışın kişiyi küçük düşürmeye matuf olarak gerçekleşmesi gerekmektedir. Bir hareketin tahkir edici olup olmadığı bazı durumlarda nispi olup, zamana, yere ve duruma göre değişebilmektedir. Bu şekilde kişilere yönelik her türlü ağır eleştiri veya rahatsız edici sözlerin hakaret suçu bağlamında değerlendirilmemesi, sözlerin açıkça, onur, şeref ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadını veya sövme fiilini oluşturması gerekmektedir. Sanığın, katılana söylediği kabul edilen sözlerin kaba ifade tarzı niteliğinde olup hakaret suçunun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden, ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi,Nedeniyle karar hukuka aykırı bulunmuştur.IV. KARARGerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304 üncü maddesi uyarınca Akşehir 2. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,04.11.2025 tarihinde karar verildi.