Kamulaştırma bedelinin tespiti ve tesciline ilişkin davada Yargıtayın çoklu bozma kararları, usuli eksiklikler, bilirkişi raporu hataları ve kadastro yenilemesi sonrası malik sıfatının denetlenmesi gerekliliği.
Özet: Bu hukuki metin, davacı idare tarafından açılan kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmazın tescili davasında, yerel mahkemenin kararının Yargıtay tarafından birden çok kez bozulmasına ilişkin süreci özetlemektedir; bozma gerekçeleri arasında kamulaştırma bedeli hesaplamasındaki hatalar, usuli kazanılmış hak ilkesine aykırılık ve taşınmazın güncel tapu kayıtları ile maliklik durumunun denetlenmeden eksik incelemeyle karar verilmesi gibi önemli eksiklikler yer almakta, nihayetinde davanın yeniden incelenmesi ve yeni maliklerin davaya dahil edilmesi gerekliliği vurgulanmaktadır.
5. Hukuk Dairesi         2024/10663 E.  ,  2025/8190 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/572 Esas, 2024/429 Karar
DAVA TARİHİ : 20.06.2011
KARAR : Kabul
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tesciline ilişkin davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davacı idare vekilince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; İzmir ili, ....ilçesi, ... Mahallesi 6 99... parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; taşınmazın gerçek değerinin belirlenmesini talep etmiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 27.06.2013 tarihli ve 2011/314 Esas, 2013/315 Karar sayılı kararı ile davanın davalı ... yönünden husumet ehliyeti yokluğundan reddine, diğer davalılar yönünden kabulüne karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Birinci Bozma Kararı
1. Mahkemenin 27.06.2013 tarihli ve 2011/314 Esas, 2013/315 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 18. Hukuk Dairesince yapılan temyiz incelemesi sonucunda; kamulaştırma bedeli hesaplanırken toplam zemin bedeli üzerinden irtifak değeri hesaplanıp, bulunan irtifak değerine ağaçların yapının zarar gördüğü tespit edilmiş ve varsa ağaç ve yapı bedeli eklenmesi gerekirken bilirkişi raporunda ağaçların davacı idare tarafından kesilip götürüldüğü ve irtifak kamulaştırması sebebi ile ağaçların ve yapının zarar görüp görmediği yolunda herhangi bir araştırma yapılıp, bu yönde deliller ortaya konulmadan sadece irtifaklı alana isabet etmesi nedeniyle ağaçlar için ve yapı için değer düşüklüğü sebebiyle bedele hükmedilmiş olması, dava konusu taşınmazın tapu kaydında bulunan ipoteğin hükmedilen bedele yansıtılmamış olması doğru görülmediği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar
Mahkemenin 03.09.2015 tarihli ve 2014/670 Esas, 2015/492 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
C. İkinci Bozma Kararı
1. Mahkemenin 03.09.2015 tarihli ve 2014/670 Esas, 2015/492 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 18. Hukuk Dairesince yapılan temyiz incelemesi sonucunda; hükme esas alınan bilirkişi raporunda dava konusu taşınmazın değerlendirilmesinde kullanılan veriler ve objektif artış yönünden bir bozma yapılmadığı hâlde, Mahkemece bozma kapsamı dışına çıkılarak ve davacı yararına oluşan usuli kazanılmış hak dikkate alınmadan daha yüksek objektif artış öngören ve daha yüksek zeytin fiyatı esas alınarak hesap yapan bilirkişi raporuna göre karar verilmesi doğru görülmediği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Üçüncü Karar
Mahkemenin 11.09.2019 tarihli ve 2016/400 Esas, 2019/479 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
E. Üçüncü Bozma Kararı
1. Mahkemenin 11.09.2019 tarihli ve 2016/400 Esas, 2019/479 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizce yapılan temyiz incelemesi sonucunda; bozma ilamına uyularak yapılan inceleme sonucunda davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediği; ancak 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 22/a maddesi uyarınca yapılan yenileme çalışmaları sonucu oluşan yeni tapu kaydı ve kadastro krokisi ilgili Tapu Müdürlüğü ve Kadastro Müdürlüklerinden getirtilip, yeni duruma göre kamulaştırma konusu daimi irtifak alanının ölçekli kroki üzerinde gösterilmesi için fen bilirkişisinden, kamulaştırma bedelinin yenileme sonrası oluşan yüzölçümüne göre yeniden tespiti için ise bilirkişi kurulundan ek rapor alınması sağlanmadan, eksik incelemeyle karar verilmesi doğru olmadığı gibi UYAP sistemi üzerinden alınan tapu kaydına göre; davalıların malik sıfatının kalmadığı gözetildiğinde; yeni tapu kaydı getirtilip bu husus denetlenmek suretiyle, malik sıfatları sona ermiş ise davalılar yönünden pasif husumet ehliyeti yokluğundan ret kararı verilmesi ve 2942 sayılı Kanun'un 14/5 inci maddesi uyarınca yeni malik davaya dahil edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gözetilmeden malik olmayan davalılar lehine hüküm kurulması, Mahkemece bozma ilamı kapsamı dışına çıkılarak ve davacı idare yararına oluşan usuli kazanılmış hak dikkate alınmadan zeytin fiyatının 1,60 TL/kg esas alınarak hüküm kurulması doğru görülmediği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
F. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Son Karar
Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile davalı tarafa ödenmesine, dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile taşınmazın davacı idare adına tesciline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; bozma kararının gereğinin yerine getirilmediğini, bedelin fahiş olduğunu, kamulaştırma bedeline faiz işletilmemesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, temel olarak davacı idare ile davalı tapu malikleri arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme
1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakta olup davacı idare vekilinin temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı idare vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun Mahkeme kararının ONANMASINA,
Davacı idareden peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,
22.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.