Yargıtay 4. Ceza Dairesi, Cumhurbaşkanına hakaret suçundan verilen beraat kararının istinaf ve temyiz başvurularını delil yetersizliği sebebiyle reddederek onamıştır.
Özet: "Cumhurbaşkanına hakaret" suçundan ilk derece mahkemesince verilen beraat kararının istinaf incelemesinde onanması üzerine, savcılık ve katılan vekili tarafından yapılan temyiz başvurularında; sanığın kollukta müdafii olmadan ifade vermesi, kovuşturma aşamasında atılı suçu inkar etmesi ve bir tanığın hakaret içeren söz söylenmediğini beyan etmesi gibi gerekçelerle beraat kararında hukuka aykırılık bulunmadığına kanaat getirilerek, temyiz istemlerinin oy birliğiyle reddedilmesine ve hükmün onanmasına karar verilmiştir.
4. Ceza Dairesi         2023/5912 E.  ,  2025/17743 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2021/455 E. 2022/187 K.
SUÇ : Cumhurbaşkanına hakaret
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde sunulduğu ve temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanık hakkında Cumhurbaşkanına hakaret suçundan İlk Derece Mahkemesince verilen beraat hükmüne yönelik yapılan başvuru üzerine Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemi; sanığın ifade özgürlüğü kapsamında bulunmayan ve eleştiri sınırları içerisinde değerlendirilmesi mümkün olmayan ifadelerinin Cumhurbaşkanını küçük düşürücü, onur, şeref ve haysiyetini zedeleyecek nitelikte olduğuna, üzerine atılı suçun tüm unsurlarıyla oluştuğuna, hükmün bozulması gerektiğine yöneliktir.
2. Katılan vekilinin temyiz istemi; tanık beyanı ve sanığın soruşturma aşamasında atılı suçu kabul etmesi birlikte değerlendirildiğinde üzerine atılı suçu işlediğinin sabit olduğuna, katılana hakaret edilmediğine ilişkin tanık beyanı gerekçesiz bir şekilde diğer tanık beyanına üstün tutulduğuna, hükmün bozulması gerektiğine yöneliktir.
III. GEREKÇE
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç, takdir ve gerekçesi ile incelenen dava dosyası içeriğine göre, sanık müdafii hazır bulunmadan kollukta ifade vermiş olması, kovuşturma aşamasında ise atılı suçu kabul etmemesi, olay yerinde bulunan tanık .. ile tartışması, diğer tanığın ise olay yerinde bulunduğunu tanık ... ve sanığın tartıştığını, ancak sanığın hakaret içerikli bir söz söylemediğini belirtmesi karşısında; sanık hakkında beraat kararı verilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığından Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısı ve katılan vekilinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş ve tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararında Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısı ve katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289/1. maddesi ile sair nedenler yönünden yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca Çerkezköy 2. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
04.11.2025 tarihinde karar verildi.