Yargıtay, hakaret suçunda temyiz talebini reddederken, şantaj suçunda eylemlerin zincirleme tehdit ve şantaj olarak yeniden vasıflandırılması gerektiğinden hükmü bozdu.
Özet: Sanık hakkında hakaret suçuna yönelik temyiz isteminin reddi kararı usul ve yasaya uygun bulunarak onanırken, şantaj suçundan verilen mahkumiyet hükmü, sanığın mağdura gönderdiği horladığın videoyu yayma, hayatını mahvetme gibi tehdit ve şantaj içerikli çok sayıda mesaj ile amk kaşarı gibi hakaretlerin bir bütün olarak zincirleme tehdit ve zincirleme şantaj suçlarını ayrı ayrı oluşturduğu halde, vasıflandırmada yanılgıya düşülerek yalnızca şantaj suçundan hüküm kurulması nedeniyle bozulmuştur.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI: 2021/2085 E., 2023/2508 K.SUÇLAR: Hakaret, şantaj HÜKÜMLER: Temyiz isteminin reddi, İlk derece mahkeme kararlarının kaldırılması suretiyle mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : OnamaBölge Adliye Mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:I. Sanık hakkında hakaret suçuna yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde;5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/2-a maddesi uyarınca, ilk derece mahkemelerinden verilen hükümlere ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair Bölge Adliye Mahkemesi kararlarının temyizi mümkün olmadığından, Bölge Adliye mahkemesince verilen temyiz isteminin reddine ilişkin 03.10.2023 tarihli, 2021/2085 Esas ve 2023/3058 Karar sayılı ek kararlarında bir isabetsizlik görülmediğinden, bu karara yönelik sanığın temyiz itirazlarının reddiyle, temyiz isteminin reddine dair ek kararın tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA,II. Sanık hakkında şantaj suçuna yönelik temyiz isteminin incelenmesine gelince;5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'', aynı Kanun'un 294. maddesinin ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' ve aynı Kanun'un 301. maddesinin ''Yargıtay, yalnız bozulmasını istediği temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir." ve aynı Kanun'un 301. maddesinin "Yargıtay, yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususlar ile temyiz istemi usule ilişkin noksanlardan kaynaklanmışsa, temyiz başvurusunda bunu belirten olaylar hakkında incelemeler yapar.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanığın temyiz sebeplerine yönelik yapılan incelemede; Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdiri ile Bölge Adliye Mahkemesi'nin kararına göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.Ancak;Katılanın kollukça alınan beyanında özetle sanık ile ayrılmak istediği zamanlarda sanığın fotoğraflarını yayacağını söylediğine dair anlatımları ve bu beyanları ile örtüşür şekilde sanığın katılana cep telefonu ve ... üzerinden değişik tarihlerde "horladığın video emin ol herkese servis edilecek haydi bakalım gerisiyle sen uğraş", "senin hayatını s.. hazel haberin olsun sen bana bunu yaptın ya bak ben neler yapacağım sana! sevdiğin insanlar bir bir acı çekerken sana iyi seyirler", "hayatına bir kişiyi almaya kalkarsan işte o zaman göz dönmesi ne ve nasıl olur görürsün herifin kafasını kopardığım da", "aynı video bu kez ...'ya gidecek, şimdi yiyin birbirinizi amk o.. soyu ama o babanı s... gö.. yemedi dışarı çıkmayı, şimdi sıra geldi ... ile konuşmaya", "bu kez ... ile ciddi ciddi iletişime geçicem sen açtın savaşı bende senin isteğine uyuyorum", "amk kaşarı", "senin gibi o... önüme çıkardı ama dikkat et artık azrailinim", "bu dakikadan sonra emin ol her şey senin için berbat benim içinde senin acını izlerken süper olacak", "senin yalanlarına gelelim o.. o sitede seni oturtmuycam bak ben neler yapacağım", "tescilli o..", "ulan a.. koyduğumun o.." şeklinde mesajlar göndermiş olması tüm dosya kapsamı ile hep birlikte değerlendirildiğinde sanığın eylemlerinin bir bütün halinde zincirleme tehdit ve zincirleme şantaj suçlarını ayrı ayrı oluşturduğu gözetilmeksizin vasıflandırmada yanılgıya düşülerek yazılı şekilde sadece şantaj suçundan mahkumiyet hükmü kurulmuş olması,Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun'un 307/5 maddesi gereğince sanığın ceza süresi yönünden kazanılmış hakkının gözetilmesine, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara 33. Asliye Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 17.11.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.