İşçi alacakları davasında yerel mahkemenin kıdem, ihbar, fazla mesai ve yıllık izin taleplerini reddeden gerekçeli kararının, dosya içeriğiyle çelişmesi ve anayasal zorunluluklara uymaması nedeniyle Yargıtay tarafından bozulması.
Özet: İşçinin kıdem ve ihbar tazminatı ile fazla mesai, yıllık izin, hafta tatili ve bayram çalışma ücretleri talebiyle açtığı davada yerel mahkemenin, iş akdinin işverence haksız feshedildiği tespitine karşın tüm alacak kalemlerini ispatlanamadığı gerekçesiyle reddetmesi, bu durumun dosya kapsamı ve hüküm fıkrasıyla çelişkili ve yeterli gerekçeden yoksun olması sebebiyle Yargıtay tarafından kararın bozulmasına hükmedilmiştir.

MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA :Davacı, kıdem ve ihbar tazminatı, fazla mesai, yıllık izin, hafta tatili ve bayram çalışma ücretlerinin faiziyle tahsiline karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkeme, isteğin reddine karar vermiştir. Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I A) Davacı İsteminin Özeti:Davacı vekili, müvekkilinin davalı nezdinde elektrikçi olarak 01.07.2007 tarihinde işe girdiğini, maaşının net 700 TL olduğunu, davalı tarafça 01.04.2008 tarihinde işten çıkarıldığını, Cumartesi-Pazar, dini milli bayram demeden çalıştığını, yılda bir 1 brüt aylık kadar ikramiye verildiğini, işten çıkarılırken bir kısım alacaklarının ödendiğini iddia ederek, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak, kıdem, ihbar tazminatı, fazla mesai, yıllık izin, hafta tatili ve bayram çalışmaları ücretlerinin faiziyle tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.B) Davalı Cevabının Özeti:Davalı vekili, iş akdinin işçinin istifası suretiyle sona erdiğini, bu nedenle kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanamayacağını, henüz 1 yıllık kıdemi bulunmayan bir işçinin kıdem tazminatı ve yıllık ücretli izne hak kazanamayacağını, işçinin hak edip ödenmemiş herhangi bir fazla mesai, genel tatil ve hafta tatili ücret alacağı bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:Mahkemece, toplanan deliller ile tüm dosya kapsamından davacının davalı şirkette 1 yıl 9 ay 23 gün çalıştığı, iş akdinin işverence feshedildiği, feshin haklı olduğunun ispat edilmediği, fazla mesai ücreti dışında alacak bulunmadığı, fazla çalışmaya yönelik davacı iddiasını ispat etmediğinden davanın reddi yönünde aşağıdaki şekilde hüküm tesisi yoluna gidilmiştir. D) Temyiz:Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.E) Gerekçe:Anayasanın 141 inci maddesi uyarınca, yargı kararlarının gerekçeli olarak yazılması zorunludur.Bu husus 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 297nci maddesinde de hüküm altına alınmıştır. Anılan anayasal ve yasal düzenlemeler gereğince yargıcın, tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri kararda göstermesi zorunludur.Maddi olgularla hüküm fıkrası arasındaki hukuki bağlantı da ancak bu şekilde kurulabilecek, ayrıca yasal unsurları taşıyan bu gerekçe sayesinde, kararların doğruluğunun denetlenebilmesi mümkün olacaktır (Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 26.05.2008 gün ve 2007/20517 Esas, 2008/12483 Karar sayılı ilamı).Somut olayda temyize konu kararın gerekçesi yeterli olmadığı gibi, dosya içeriğiyle de çeliştiği, gerekçe ile hüküm fıkrasındaki çelişkinin karışıklığa sebebiyet verdiği anlaşılmakla hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.F) Sonuç:Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma sebebine göre sair itirazların bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, 30.05.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.