Yargıtay 8. Ceza Dairesi, uyuşturucu madde ithali suçundan verilen hapis cezasının istinaf ret kararının temyizi üzerine, sanığın etkin pişmanlık ve arama usulüne ilişkin itirazlarını reddederek hükmü onadı.
Özet: Uyuşturucu madde ithal etme suçundan ilk derece mahkemesince mahkum edilen ve istinaf başvurusunun esastan reddedilmesi üzerine temyiz yoluna başvuran sanığın, delil değerlendirmesi hatası, hukuka aykırı arama ve etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmaması iddiaları incelenerek, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve yasaya uygun olduğu, suçun unsurlarının oluştuğu, bavuldaki aramanın gümrük mevzuatına uygun bulunduğu ve etkin pişmanlık için sunulan bilginin soyut kaldığı tespit edilmiş olup, bölge adliye mahkemesinin sanık ve müdafiinin istinaf başvurularını esastan reddeden kararı oybirliğiyle onanmıştır.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2025/471 E., 2025/310 K.SUÇ : Uyuşturucu madde ithal etmeHÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : OnamaYapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇA. İlk Derece Mahkemesi KararıDoğubayazıt 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.01.2025 tarihli ve 2024/74 Esas, 2025/12 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu ithal etme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 188/1, 188/6, 62, 52/2 ve 53. maddeleri uyarınca 8 yıl 9 ay hapis ve 25.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 26.03.2025 tarihli ve 2025/471 Esas, 2025/310 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ve müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.II. TEMYİZA. Sanık ve Müdafiinin Temyiz SebepleriDelil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına, suçun unsurlarının oluşmadığına, etkin pişmanlık kapsamında sanığın ismini verdiği kişi hakkında mahkemece bir araştırma yapılmadığına ve bu haliyle sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine ve aramanın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası kapsamına göre, sanığın suç tarihinde bavulunda yapılan aramada bulunan maddenin atılı suç kapsamında nakledildiği iddiasına ilişkin olarak;Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin "06.11.2019" yerine "07.11.2019" olarak yazılması mahallinde düzeltilebilir maddi hata olarak görülmüştür. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı ve eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, eksik inceleme bulunmadığı, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanma koşullarının oluşmadığı, bu kapsamda sanığın savunmasında ismi geçen ... hakkında sanığın telefon bilgisi dışında bir bilgi vermediği ve bu haliyle İran'da olduğunu belirttiği kişi hakkındaki savunmasının soyut nitelikte bulunduğu, bu kişinin tespit edilmemiş olduğu, sanığın savunmasında adı geçen ...'in atılı suça ilişkin soruşturma ve kovuşturma sonucunda mahkûm olması halinde, sanık lehine her zaman yargılamanın yenilenmesi yoluyla etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasının mümkün olduğu ve sanığın bavulunda yapılan aramanın 5607 sayılı Kanun'un 9/2. maddesinde yer alan "Gümrük salonları ve gümrük kapılarında kaçak eşya sakladığından kuşkulanılan kişilerin üzeri, eşyası, yükleri ve araçları gümrük kontrolü amacıyla gümrük görevlilerince aranabilir." hükmü uyarınca yapılması nedeniyle aramanın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla, arama tutanağı, sanık savunması ve kriminal rapor uyarınca sanığın bavulunda ele geçen maddenin miktarı ve niteliği birlikte değerlendirildiğinde sanığın atılı suçu işlediğine dair kabulde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından sanık ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.III. KARARGerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 26.03.2025 tarihli ve 2025/471 Esas, 2025/310 karar sayılı kararında sanık ve müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Doğubayazıt 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.11.2025 tarihinde karar verildi.