Yargıtay 9. Ceza Dairesi, çocuğun cinsel istismarı suçunda iddianamede belirtilmeyen dokunma şekli nedeniyle suç vasfı yanlış tayin edilen mahkumiyeti bozarak sanığın tahliyesine karar vermiştir.
Özet: Yüksek mahkeme, sanık hakkında verilen cinsel taciz suçundan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz başvurusunu yasal olarak temyize kapalı olması nedeniyle reddederken, çocuğun cinsel istismarı suçundan verilen kararı ise iddianamede dokunma eyleminin kıyafet altından olduğuna dair açıkça belirtme bulunmadığından suç vasfının yanlış belirlendiği gerekçesiyle bozarak sanığın tahliyesine karar vermiştir.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2025/828 E., 2025/816 K.SUÇLAR : Çocuğun cinsel istismarı, cinsel tacizHÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, bozmaBölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararlar temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇSanık hakkında çocuğun cinsel istismarı ve cinsel taciz suçlarını işlediği iddiası ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, Bakırköy 19. Ağır Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde, sanığın, katılan mağdura cinsel içerikli mesajlar atıp, katılan mağdurun kıyafetlerinin altından cinsel organına dokunmak suretiyle gerçekleştirdiği kabul edilen eylemleri nedeniyle üzerine atılı suçlardan mahkumiyetine dair hükümlerin istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun'un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.II. TEMYİZ SEBEPLERİSanık Müdafiinin Temyiz İstemiÖzetle; sanığın üzerine atılı suçları işlediğine dair katılan mağdurun soyut beyanları dışında her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığından sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.III. GEREKÇEA.Cinsel Taciz Suçundan Verilen Karar Yönünden 5271 sayılı Kanun’un 286/2-a maddesinde yer verilen “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı nazara alındığında hükmün temyizinin mümkün olmadığı anlaşılmıştır.B.Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Verilen Karar Yönünden İlk Derece Mahkemesinin soruşturma ile kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdiriyle anılan hükme ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararı nazara alındığında yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; 5271 sayılı Kanun'un 225/1. maddesinde yer alan ''Hüküm, ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verilir'' şeklindeki düzenleme nazara alındığında her ne kadar mağdur konuşturma aşamasındaki beyanında sanığın, kıyafetinin içinden kendisine dokunduğunu beyan etmiş ise de iddianame anlatımında dokunma eyleminin kıyafetin içinden olduğu hususunun belirtilmediği gibi mağdur da soruşturma aşamasındaki beyanında dokunma eyleminin kıyafet içinden olduğundan bahsetmediği anlaşılmakla, sanığın ani ve kısa süreli eyleminin, mevcut haliyle sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçunu oluşturduğu gözetilerek hüküm kurulması gerekirken suç vasfının tayininde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi karşısında söz konusu hükme yönelik istinaf başvurusunun kabulü yerine esastan reddedilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARARA.Cinsel Taciz Suçundan Verilen Karar YönündenGerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,B.Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Verilen Karar YönündenGerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, bozma sebebine göre sanığın TAHLİYESİNE, başka suçtan tutuklu veya hükümlü olmadığı takdirde derhal salıverilmesinin ilgili yerlere en seri şekilde bildirilmesi için müzekkere yazılmasına, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca Bakırköy 19. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.11.2025 tarihinde karar verildi.