Yargıtay 9. Ceza Dairesi, sarkıntılık suretiyle cinsel saldırı ve konut dokunulmazlığı ihlali suçlarında bölge adliye mahkemesinin usul hatasıyla verdiği esastan ret kararını bozdu.
Özet: İlk derece mahkemesince cinsel saldırı ve konut dokunulmazlığının ihlali suçlarından mahkumiyet kararı verilen sanık hakkındaki hükmün istinaf edilmesi üzerine, bölge adliye mahkemesinin istinaf başvurusunu esastan reddetmesi kararı, Yargıtay tarafından incelenmiş ve bölge adliye mahkemesinin, ilk derece mahkemesinin kararına yönelik istinaf talepleri hakkında kanunda belirtilen istisnalar dışında bozma yetkisinin bulunmamasına rağmen hatalı bir bozma kararı vererek sonrasında bu usul hatasına dayalı ilk derece mahkemesi kararını esastan reddetmesinin hukuka aykırı olduğu, dolayısıyla duruşma açılarak yeniden yargılama yapılması gerekirken verilen bu kararın bozulmasına ve dosyanın yeniden incelenmek üzere ilgili daireye gönderilmesine karar verilmiştir.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/864 E., 2022/1632 K.SUÇLAR : Sarkıntılık suretiyle cinsel saldırı, konut dokunulmazlığının ihlaliHÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararıTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: RetBölge Adliye Mahkemesince verilen karar temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanık hakkında cinsel saldırı ve konut dokunulmazlığının ihlali suçlarını işlediği iddiası ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, Siverek 1. Asliye Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde sanığın sarkıntılık suretiyle cinsel saldırı ve konut dokunulmazlığının ihlali suçlarından mahkumiyetine dair hükümlerin istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.II. GEREKÇE5271 sayılı Kanun'un 280/1-e maddesinde "İlk derece mahkemesinin kararında 289 uncu maddenin birinci fıkrasının (g) ve (h) bentleri hariç diğer bentlerinde belirtilen bir hukuka aykırılık nedeninin bulunması hâlinde hükmün bozulmasına ve dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine veya kendi yargı çevresinde uygun göreceği diğer bir ilk derece mahkemesine gönderilmesine," ve aynı Kanun'un 280/1-f maddesinde "Soruşturma veya kovuşturma şartının gerçekleşmediğinin veya önödeme ve uzlaştırma usulünün uygulanmadığının anlaşılması ya da davanın ilk derece mahkemesinde görülmekte olan bir dava ile birlikte yürütülmesinin zorunlu olması hâlinde hükmün bozulmasına ve dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine veya kendi yargı çevresinde uygun göreceği diğer bir ilk derece mahkemesine gönderilmesine," karar verilebileceği belirtilmiş olup; aynı Kanun'un 280/1-g maddesinde ise "Diğer hâllerde, gerekli tedbirleri aldıktan sonra (…) davanın yeniden görülmesine ve duruşma hazırlığı işlemlerine başlanmasına, karar verir" şeklinde düzenlemeye yer verilmiştir.Anılan düzenlemeler ile Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 30.04.2025 tarihli ve 2024/6-490 Esas, 2025/197 sayılı Kararı nazara alındığında; İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf talepleri hakkında Bölge Adliye Mahkemesinin bozma yetkisinin bulunmaması nedeniyle vermiş olduğu bozma kararının hukuka aykırı ve yukarıda belirtilen istisnalar dışında bu karara istinaden verilmiş olan İlk Derece Mahkemesi kararının da hukuki değerden yoksun olması karşısında, İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince duruşma açılarak yeniden yargılama yapıldıktan sonra karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde İlk Derece Mahkemesinin Bölge Adliye Mahkemesinin bozma kararına uyarak vermiş olduğu kararına yönelik esastan ret kararı verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR Başkaca yönleri incelenmeyen Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesi kararının gerekçe bölümünde açıklanan nedenle 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.11.2025 tarihinde karar verildi.