Çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan sanığın yaş hatası iddiasıyla yaptığı temyiz başvurusunun reddedilerek mahkumiyet hükmünün Yargıtayca onanması.
Özet: Çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan sanık hakkında Kırklareli Ağır Ceza Mahkemesi tarafından verilen mahkumiyet kararının, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddi suretiyle onanması üzerine, sanık müdafiince mağdurenin yaşı konusunda hataya düşüldüğü iddiasıyla temyiz yoluna başvurulmuştur. Yapılan incelemede, yargılama sürecinde usul ve kanuna aykırılık, delillerin değerlendirilmesinde eksiklik, eylemin sübutunda veya suç vasfının tayininde hukuka aykırılık bulunmadığı, vicdani kanının dosya içeriğiyle uyumlu olduğu ve yaptırımların doğru belirlendiği gerekçeleriyle, sanık müdafiinin temyiz istemi esastan reddedilerek Bölge Adliye Mahkemesinin kararı onanmıştır.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2016/395 E., 2017/8 K.HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : OnamaBölge Adliye Mahkemesince verilen karar temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunu işlediği iddiası ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, Kırklareli Ağır Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan mahkumiyetine dair hükmün istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.II. TEMYİZ SEBEPLERİSanık Müdafiinin Temyiz İstemiÖzetle, sanığın mağdurenin yaşı konusunda hataya düştüğüne, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 30. maddesinin uygulanması gerektiğine ilişkindir. III. GEREKÇE 5271 sayılı Kanun'un 2 88... . maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanun'un 289. maddesinde sayılı hukuka kesin aykırılık halleri ve temyiz dilekçesinde belirtilen nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.IV. KARARGerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesiyle sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Kırklareli Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.11.2025 tarihinde karar verildi.