Çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunda, organ sokma eylemine dair kesin delil eksikliği nedeniyle suç vasfı tayininde yanılgı içeren istinaf kararı Yargıtayca bozuldu.
Özet: Yargıtay, sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan verilen mahkumiyet hükmünü ve bunu onayan bölge adliye mahkemesi kararını, sanık ile katılan vekillerinin temyiz başvuruları üzerine bozmuştur; zira mağdurun beyanları, tanzim edilen rapor ve dosya içeriği bir bütün olarak değerlendirildiğinde, eylemin organ sokmak suretiyle nitelikli cinsel istismar şeklinde gerçekleştiğine dair şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı, mevcut haliyle eylemin çocuğun cinsel istismarı suçunu oluşturduğu ve suç vasfının yanlış belirlendiği gerekçesiyle karar verilmiştir.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2025/455 E., 2025/469 K.SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarıHÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunu işlediği iddiası ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, Ankara 12. Ağır Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde sanığın atılı suçtan mahkumiyetine dair hükmün istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.II. TEMYİZ SEBEPLERİA.Sanık Müdafiinin Temyiz İstemiÖzetle katılan mağdur beyanlarının çelişkili olduğuna, eylemin nitelikli olarak gerçekleştiğine dair somut delil bulunmadığına, usul ve kanuna aykırı kararın bozulması gerektiğine ilişkindir. B.Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Özetle sanığın alt sınırdan uzaklaşılarak takdiri indirim nedenleri uygulanmaksızın cezalandırılmasına, usul ve kanuna aykırı kararın bozulması gerektiğine ilişkindir. C. Katılan Mağdur Vekilinin Temyiz İstemi Özetle sanığın alt sınırdan uzaklaşılarak takdiri indirim nedenleri uygulanmaksızın cezalandırılmasına, usul ve kanuna aykırı kararın bozulması gerektiğine ilişkindir. III. GEREKÇE İlk Derece Mahkemesinin soruşturma ile kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdiriyle anılan hükme ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararı nazara alındığında yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; Katılan mağdurun eylemin oluşuna ilişkin ayrıntı içermeyen beyanları, katılan mağdur hakkında tanzim edilen rapor ve tüm dosya içeriği nazara alındığında, sanığın olay günü katılan mağdura yönelik istismar eylemini organ sokmak suretiyle gerçekleştirdiğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmayıp, mevcut haliyle eylemin çocuğun cinsel istismarı suçunu oluşturduğu gözetilerek hüküm kurulması gerekirken suç vasfının tayininde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi karşısında söz konusu hükme yönelik istinaf başvurusunun kabulü yerine esastan reddedilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARARGerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafii, katılan Bakanlık vekili ve katılan mağdur vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Tutukluluk şartlarında bir değişiklik olmadığından tahliye talebinin REDDİNE,Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca Ankara 12. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.11.2025 tarihinde karar verildi.