Yargıtay 2. Ceza Dairesi, hırsızlık suçundan verilen beraat hükümlerine karşı katılan vekilinin temyiz başvurusunu esastan reddederek onadı.
Özet: Hırsızlık suçundan yargılanan sanıklar hakkında verilen hükümlere yönelik bölge adliye mahkemesinin istinaf başvurularını esastan reddeden kararı sonrasında, katılan vekilinin mahkemenin hakkaniyete, hukuka ve kanuna aykırı olarak beraat kararı verdiği, eksik değerlendirme yaptığı ve tanık ifadelerini dikkate almadığı iddialarıyla yaptığı temyiz başvurusu, yüksek mahkemece bölge adliye mahkemesi kararlarında herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı ve hukuka uygun olduğu tespitiyle reddedilerek hükümler onanmıştır.
2. Ceza Dairesi         2023/14926 E.  ,  2025/19464 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2020/1403 E., 2022/686 K.
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜMLER : Düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesince sanıklar hakkında kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek katılan vekilinin temyiz isteminin; mahkemenin Türk Ceza Hukukunda olan bir çok ilkeyi göz ardı ederek hakkaniyete, hukuka ve kanuna aykırı olarak sanıklar hakkında ayrı ayrı beraat kararı verdiğine, sanıkların söz konusu suçu işlemediklerini açık delilerle ispat etmeleri gerekirken her hangi bir belge veya delil ile ispat etmedikleri suçtan kaçmaya yönelik beyanlarından başka dosya içerisinde beyanları olmamasına rağmen sayın mahkeme eksik değerlendirme yapmak sureti ile sanıklar lehine karar vermesinin hakkaniyete aykırı olduğuna ve soruşturma aşamasında Cumhuriyet savcısı tarafından ifadesi alınan .... ve .....'nin ifadesine ehemmiyet verilmeyerek, tanıkların ifadesinde belirtmiş olduğu Karakolda görevli olan ...'in dinlenmesi gerektiği hususunu hiç dikkate alınmadığına yönelik olduğu belirlenmekle ve katılan vekilinin duruşmalı inceleme talebinin 7079 sayılı Kanun'un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 299. maddesinin birinci fıkrası gereği reddine karar verilmekle yapılan incelemede;
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararlar hukuka uygun bulunduğundan, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz isteminin reddiyle, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, usûl ve yasaya uygun olan Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin kararlarına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKÜMLERİN Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca Ankara 14. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.