Hırsızlık suçunda çalınan yerin bina eklentisi niteliğinin yetersiz araştırılması ve kazanılmış hakların gözetilmesi gerektiği vurgusuyla bölge adliye mahkemesi hükmünün bozulması.
Özet: İlk derece mahkemesince hırsızlık suçundan mahkûm edilen sanık hakkında verilen hükmün istinaf incelemesi sonucunda düzeltilerek esastan reddedilmesi üzerine temyiz incelemesi yapan yüksek mahkeme, sanık müdafiinin diğer itirazlarını reddederken, çalınan motosikletin alındığı yerin bina eklentisi niteliğinde olup olmadığının yeterince araştırılmamasını ve eylemin Türk Ceza Kanununun 142/2-h maddesinde tanımlanan suçu oluşturup oluşturmadığının gözetilmemesini bozma nedeni sayarak, hükmün bu eksiklik nedeniyle bozulmasına oy birliğiyle karar vermiştir.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/3282 E., 2022/1891 K. SUÇ : HırsızlıkHÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onamaİlk Derece Mahkemesince sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık müdafiinin temyiz isteminin; sanık lehine olan hükümlerin uygulanmadığına, sanığın ilk derece mahkemesindeki beyanında üzerine atılı suçlamayı kabul ettiğine, gerek soruşturma aşamasında gerekse de mahkemece yapılan 8 duruşma sırasında sanığın beyanı müdafii hazır bulunmaksızın yürütülmüş olup suçun vasıf ve mahiyeti itibariyle zorunlu müdafii kapsamında kaldığı sabit olmasına rağmen tarafımıza ... görevlendirmesi karar duruşması olarak yapılan son celse olan 07.09.2021 tarihli duruşmada yapılarak sanığın savunma hakkının kısıtlandığına, yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Sanık müdafiinin diğer temyiz nedenleri reddedilmiştir. Ancak;Dosya içerisindeki fotoğraflı görgü tespit tutanağı ve olay yeri krokisine göre katılana ait motosikletin ikâmetinin yanındaki iş yerinin otoparkından çalındığının belirtildiğinin anlaşılması karşısında; bahse konu yerin bina eklentisi niteliğinde olup olmadığının araştırılarak, eklenti olduğunun tespiti halinde, eylemin 5237 sayılı TCK'nın 142/2-h maddesinde tanımlanan suçu oluşturacağı gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereğince Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma sonrası kurulacak hükümde 5271 sayılı Kanun'un 307/5. maddesi uyarınca sanığın kazanılmış hakkının gözetilmesine, aynı Kanun'un 304/2-b maddesi uyarınca bozma nedeni de dikkate alınarak gereği için dosyanın takdiren Ödemiş 1. Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin de İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.