Yargıtay, Covid-19 izni sonrası kuruma dönmeyen hükümlünün, resmi gazete yayımıyla tebligata gerek olmaksızın kaçma suçundan mahkumiyetini onadı.
Özet: COVID-19 izni sonrasında açık ceza infaz kurumuna dönmeyen sanık hakkında açılan hükümlü veya tutuklunun kaçması suçundan, ilk derece mahkemesi beraat kararı vermişse de, Bölge Adliye Mahkemesi, dönüş tarihlerinin yasal düzenlemelerle belirlenmesi nedeniyle ayrıca tebligat zorunluluğu bulunmadığını belirterek sanığı mahkum etmiştir; temyiz incelemesi sonucunda ise, yargılama sürecinde hukuka aykırılık görülmediği, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiği ve yasal olarak belirlenen sürenin sonunda kuruma dönülmediği sabit görülerek sanığın temyiz talepleri reddedilmiş ve mahkumiyet kararı onanmıştır.
8. Ceza Dairesi         2024/24687 E.  ,  2025/8510 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2024/1333 Esas, 2024/1630 Karar
SUÇ : Hükümlü veya tutuklunun kaçması
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. İlk Derece Mahkemesi Kararı
Söke 3. Asliye Ceza Mahkemesince sanık hakkında Basit Yargılama Usulü uygulanmak suretiyle beraat kararı verilmiş, Cumhuriyet Savcısının yasal süresi içerisinde yaptığı itiraz üzerine genel yargılama usulüne geçilmiş; yapılan yargılama sonucunda, Söke 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.03.2024 tarihli ve 2024/92 Esas, 2024/152 Karar sayılı kararı ile sanığa Kuruma dönmesine yönelik usulüne uygun yapılmış bir tebligat bulunmadığı gerekçesiyle hükümlü veya tutuklunun kaçması suçundan, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 223/2-a maddesi uyarınca sanığın beraatine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı
Sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik olarak o yer Cumhuriyet savcısının istinaf başvurusunda bulunması üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesi, 5271 sayılı Kanun'un 280/1-g maddesi uyarınca Söke 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.03.2024 tarihli ve 2024/92 Esas, 2024/152 Karar sayılı kararını kaldırarak davanın yeniden görülmesine ve duruşma hazırlığı işlemlerine başlanmasına karar vermiş; yapılan yargılamada, "Dairemizce de kabul gören Yargıtay 8. Ceza Dairesi'nin 22.02.2024 tarih ve 2024/304 Esas, 2024/1669 Karar sayılı ilamı dikkate alındığında verilen iznin mahiyeti ile dönüş tarihinin Resmi Gazete'de yayımlanmak suretiyle yasaca hüküm altına alındığı, Kuruma dönüş için ayrıca bir tebligata gerek bulıunmadığı, sanığın üzerine atılı suçun yasal unsurları itibariyle oluştuğu" gerekçesi ile sanığın üzerine atılı hükümlü veya tutuklunun kaçması suçundan 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un geçici madde 9/5 ve 97. maddelerinin delaletiyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 292/1, 62/1, 50/1-a, 52/2-4 maddeleri uyarınca 3.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve cezanın 10 eşit taksitte ödenmesine karar vermiştir.
II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Sanığın temyiz istemi
Suç kastının bulunmadığına, üzerine atılı suçu işlemediğine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava dosyası kapsamına göre, sanığın ... Açık Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü olarak kalmakta iken Covid-19 izni kapsamında 22.11.2022 tarihinde Kurumdan izne ayrıldığı, izin süresinin yasal düzenlemeler ile uzatıldığı ancak izin süresinin bitiminde Kuruma dönmediği ve böylece atılı suçu işlediği iddiasına ilişkin olarak;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, sanığın Kuruma mevzuata göre belirlenen son giriş tarihinden sonra girerek üzerine atılı suçu işlediği anlaşıldığından, sanığın temyiz sebebinin incelenmesinde hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin, 12.06.2024 tarih ve 2024/1333 Esas, 2024/1630 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Söke 3. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.11.2025 tarihinde karar verildi.