Ticaret Mahkemesinin trafik kazasında eşi vefat eden davacıya yönelik destekten yoksunluk tazminatı talebini kabul eden ve sigorta şirketinin sorumluluğunu belirten gerekçeli kararı.
Özet: Trafik kazasında hayatını kaybeden kişinin eşi tarafından, diğer aracın sigorta şirketine karşı açılan destekten yoksun kalma tazminatı davasında, bilirkişi raporuyla ölen sürücünün %85, sigortalı aracın sürücüsünün %15 kusurlu olduğu ve davacıya 222.788,80 TL destekten yoksun kalma tazminatı ödenmesi gerektiği belirlenmiş; mahkeme, zamanaşımı ve yetki itirazlarını reddederek sigorta şirketinin poliçe limiti dahilinde kusuru oranında sorumlu olduğu değerlendirilmiştir.

T.C. ... 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/36 Esas - 2026/40

TÜRK MİLLETİ ADINA
YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN
T.C.
...
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2025/36 Esas
KARAR NO : 2026/40
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 14/01/2025
KARAR TARİHİ : 20/01/2026
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 20/01/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 30.05.2024 tarihinde,... ... ... ... ... ... .. plakalı aracın çarpışması sonucu meydana gelen çift taraflı trafik kazası sonucu ... ... ... ... ... ... ... plakalı aracın davalı sigorta şirketi tarafından zorunlu mali mesuliyet sigortası ile sigortalı olduğunu, müvekkilinin zararından davalı sigorta şirketinin poliçe teminat limiti dahilinde sorumlu olduğunu, davalı sigorta şirketine yapılan başvurunun 04.07.2024 tarihinde tebliğ edilmesine rağmen başvurunun yanıtsız kaldığını, arabuluculuk görüşmelerinden de sonuç alınamadığını ileri sürerek fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000,00.-TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsilini talep ve beyan etmiştir.
Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taleplerin zamanaşımına uğradığını, davanın yetkisiz Mahkemede açıldığını, davacı tarafça başvuruya eklenmesi zorunlu belgelerle birlikte başvuru yapılmamış olması nedeni ile dava şartı yokluğundan davanın reddi gerektiğini, öncelikle kusur incelemesi yapılması gerektiğini, ceza yargılamasında uzlaşma olması halinde bu hususun dikkate alınması gerektiğini, müteveffanın koruyucu tertibat takıp takmadığının araştırılması ve buna göre müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, müteveffanın nüfus kayıt örneği temin edilerek çocukların mevcut olması halinde destek paylarının ayrılması gerektiğini, SGK tarafından temerrüdün gerçekleşmediğini, tazminat yapılmış ödeme varsa mahsup edilmesi gerektiğini, hesabının TRH-2010 Ömür Tablosu ve 1,65 teknik faiz esas alınarak yapılması gerektiğini, sigortalı aracın ticari araç olmaması nedeni ile avans faizi talep edilemeyeceğini, temerrüt gerçekleşmediğinden dava tarihinden itibaren yasal faiz talep edilebileceğini ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
01/08/2025 tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle; kusur yönünden; davacı yakını müteveffa sürücü Hasan DURMUŞ'un, meydana gelen olayda, %85(Yüzde seksenbeş) oranında kusurlu olduğu, davalı şirkete sigortalı 67 ABN 618 plakalı otomobilin dava dışı sürücüsü Aydın TURPÇU'nun ise, olayda %15 (Yüzde onbeş) oranında kusurlu olduğu, tazminat hesabı yönünden; 30.05.2024 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucu vefat eden Hasan DURMUŞ'un desteğinden yoksunluk nedeniyle tazminat talep eden davacı eş Saime DURMUŞ'un talep edebileceği destekten yoksun kalma tazminatının 222.788,80.-TL olarak hesaplandığı, hesaplanan tazminatın poliçe teminat limiti dahilinde olduğu, davalı sigorta şirketi için temerrüt tarihinin, davacı tarafça davalı sigorta şirketine yapılan başvurunun tebliğinden (04.07.2024) 8 iş günü sonrası olan 18.07.2024 tarihi olarak belirlendiği, kaza tespit tutanağında davalı sigorta şirketi tarafından sigortalanmış 67 ABN 618 plakalı aracın “hususi araç” niteliğinde olduğunun belirtilmiş olması nedeni ile temerrüt tarihinden itibaren yasal faiz uygulanabileceği bildirilmiştir.
Davacı vekili 03/10/2025 tarihli bedel artırım dilekçesinde özetle; müvekkili için 222.788,80 ₺ destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına, karar verilmesini talep etmiştir.
DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE:
Dava, destekten yoksun kalma tazminatına ilişkindir.
Davacının eşi, davalı ZMMS sigortacısı nezdinde sigortalı araç ile çarpışmış ve vefat etmiştir.
Ölümlü trafik kazasının 30/05/2024 tarihinde gerçekleşmesi, davanın ise 14/01/2025 tarihinde açılmış olması karşısında zamanaşımı def’i Mahkememizce mesmu görülmemiştir.
Davalı sigorta şirketinin ...’da bölge müdürlüğünün bulunması karşısında yetki ilk itirazı da mesmu değildir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91/1. 85/1. ve 85/son maddeleri ile Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarına göre trafik kazası nedeni ile oluşan davacının maddi zararından davalı sigorta şirketi ile işleten sıfatını haiz araç maliki ve sürücünün, sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında sorumlu olduğu amirdir.(Yargıtay HGK'nun 15.6.2011 tarih ve 2011/17-142 E. - 2011/411 K., 17. HD' nın 20/05/2013 tarih ve 2012/8984 E. - 2013/7276 K.)
Dava konusu olaya ilişkin ceza yargılamasında alınan rapora göre, sigortalı araç sürücüsünün tali, ölenin ise asli kusurlu olduğu tespit edilmiştir.
Olaya, mevzuata ve denetime uygun olduğu cihetiyle Mahkememizce de itibar edilen kusur bilirkişi raporuna göre ölenin yüzde 85, karşı araç sürücüsünün ise yüzde 15 oranında kusurlu olduğu görülmüştür.
Mahkememizce yapılan incelemede de ihlal edilen kurallar itibarıyla bu kusur raporu muteber görülmüştür. Kaldı ki işbu rapor ceza yargılamasındaki kusur raporu ile de uyumludur.
Somut uyuşmazlıkta davacı, sigorta şirketine zarara müteallik tüm belgeler ile başvurmuştur. 2918 sayılı KTK’nın 97.maddesine göre sigorta şirketi kaza sebebiyle kendisine yapılan başvuruyu tebellüğ ettiği tarihinden 8 gün sonra temerrüde düşer. Temerrüt tarihi 18/07/2024’tür.
Esasen, haksız eylem nedeniyle meydana gelen zararda ihtar ve ihbara gerek olmaksızın, zararın doğduğu anda, başka bir anlatımla haksız eylem tarihinden itibaren zararın tamamı için temerrüt oluşmuş sayılır. Dolayısıyla, zarar gören, gerek kısmi davaya, gerekse sonradan açtığı ek davaya veya ıslaha konu ettiği kısma ilişkin olarak haksız eylem tarihinden itibaren temerrüt faizi isteme hakkına sahiptir. Ancak, sigorta şirketi yönünden ise 2918 sayılı KTK'nun 99/1. maddesi ile ZMSS Genel Şartları'nın B.2. maddesi gereğince, rizikonun ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde, sigortacının tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmaktadır. Bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüdün gerçekleştiği ve davalının temerrüt faizinden sorumlu olduğunun kabulü gerekecektir. Islah edilen miktar yönünden de temerrüt tarihinden itibaren faiz yürütülmelidir. (Yargıtay 4. HD'nın 30.06.2022 tarih ve 2022/1725 E. - 2022/9741 K. )
Özetle temerrüt faizi kaza tarihinden itibaren işletilecektir.
Yerleşik uygulamada kabul görmüş pay esasına göre; desteğin çocuğu yok ise gelirini eşi ile eşit paylaşacağı kabul edilerek gelirden destek ile eşin % 50’şer pay alacağı; desteğin çocuğu var ise destek ile eşin 2’şer, her bir çocuğun 1’er pay alacağı; desteğin eşi, çocuğu, ana ve babası var ise destek ile eşin 2’şer, çocuklar ile ana ve babanın 1’er pay alacağı kabul edilmektedir. Türk aile yapısıyla da uyumlu olan bu sistemde desteğin geliri aile bireyleri tarafından birlikte paylaşılmakta, aile bireyleri (özellikle çocuklar) arttıkça gelirden alınacak pay düşmekte, azaldıkça gelirden alınacak pay artmaktadır. Yine istikrarlı uygulama gereğince; çocukların pay dağılımından çıkması durumunda, bu çocuğun payı destek, eş ve diğer çocuklara dağıtılmakta, ana ve babaya verilmemektedir. Ana ve babadan birinin pay dağılımından çıkması hâlinde ise payı diğerine aktarılmakta, ana ve baba ile çocukların tamamının pay dağılımından çıkması durumunda ise desteğin gelirini eşi ile eşit paylaşacağı varsayımı ile gelirden destek ile eşin %50’şer pay alacağı kabul edilerek tazminat hesaplanmaktadır.
Bu ilkeler doğrultusunda desteğin nüfus kaydında yapılan incelemede çocuklarının 18 yaşından büyük olup desteğe muhtaç olmadıkları, keza desteğin ana babasının hayatta olmadığı cihetiyle davacı eş ve ölenin yarı yarıya pay kabulü ile hesaplama yapılmıştır. 69 yaşında vefat eden desteğin, başkaca bir iddia bulunmadığından net asgari ücret üzerinden ve TRH 2010, progressive rant tablosuna göre aktüerya hesabı yapılmıştır.
Olaya, mevzuata ve denetime uygun olduğu cihetiyle Mahkememizce de itibar edilen bilirkişi heyeti raporuna göre, kusur oranı da dikkate alınarak davacının 222.788,80 TL destekten yoksun kaldığı tespit edilmiştir.
Ölüme sebep olan aracın hususi araç olması karşısında davacı lehine avans değil yasal faiz işletilmiştir.
Davalı sigorta şirketi poliçe limiti ile sorumludur.
Açıklanan sebeplerle, değer artırım dilekçesi ışığında aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:
1-Davanın KABULÜNE, 222.788,80 TL'nin 18/07/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Alınması gerekli 15.218,70 TL harçtan tamamlama harcı olarak alınan 758,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 14.460,70 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından yatırılan 758,00 TL tamamlama harcının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş bulunduğundan AAÜT uyarınca belirlenen 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 10.383,50 TL ( ilk yargılama gideri, bilirkişi ücreti, posta gideri olmak üzere) yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde iadesine,
7-6325 Sayılı Kanunun 18/4-14 maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanacak olan 4.600,00 TL arabuluculuk giderinin davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde ... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 20/01/2026