Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası kapsamında trafik kazası sonucu yaralanan davacının, dava açılmadan önce vefat etmesi nedeniyle aktif husumet ehliyeti bulunmadığından davanın usulden reddi.
Özet: Zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamında bir trafik kazası sonucu yaralanan davacının maddi tazminat talebiyle ilgili uyuşmazlıkta, davalı sigorta şirketinin itirazı üzerine temyiz incelemesi yapan mahkeme, davacının sigorta tahkim komisyonuna başvuru yapmadan önce vefat ettiğini ve bu sebeple dava tarihinde aktif taraf ehliyetinin bulunmadığını belirterek, itiraz hakem heyetinin davayı usulden reddetmesi gerekirken esas hakkında karar vermesinin hatalı olduğuna hükmetmiş ve itiraz hakem heyeti kararını usul eksikliği nedeniyle bozmuştur.

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2024/671 Değişik İş - 2024/670 KararSİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİSAYISI : 2024/İHK-30307SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİSAYISI : K-2024/125865İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafından zorunlu mali sorumluluk sigortası (ZMSS) ile teminat altına alınan halk otobüsünde müvekkilinin yolcu olduğunu, müvekkilinin araçtan inmeye çalıştığı sırada sürücünün hareket etmesi nedeniyle yaralandığını, davalı tarafından yapılan ödemenin yetersiz olduğunu belirterek 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 107 nci maddesi gereğince 10,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 10,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 10,00 TL bakıcı giderinin davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davacı vekili bedel arttırım dilekçesi ile dava değerini 248.847,00 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; ceza dosyasında uzlaşma sağlandığından dava açılamayacağını, müvekkili tarafından ödeme yapılarak sorumluluğun yerine getirildiğini, davacının maluliyeti dikkate alındığında bakıcı giderine hükmedilemeyeceğini, geçici iş göremezlik tazminatının teminat dışı olduğunu, kusur raporu alınması gerektiğini, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, müvekkilinin yasal faizden sorumlu olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARIUyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, 248.847,00 TL maddi tazminatın 08.08.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.IV. İTİRAZUyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile itirazın reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavalı vekili temyiz dilekçesinde; ceza dosyasında uzlaşma sağlandığından dava açılmayacağını, müvekkili tarafından ödeme yapılarak sorumluluğun yerine getirildiğini, geçici iş göremezlik tazminatının teminat dışı olduğunu, davacının maluliyeti dikkate alındığında bakıcı giderine hükmedilmeyeceğini, bakıcı tutulduğu belgelenemediğinden indirim yapılması gerektiğini, pasif dönem tazminat hesabı yapılmaması gerektiğini, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini ileri sürerek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, davalı tarafında ZMSS poliçesi ile teminat altına alınan aracın sebebiyet verdiği trafik kazası sonucunda yaralanan davacıya, davalı tarafından yapılan ödemenin yetersiz olduğu iddiasına dayalı maddi tazminat istemine ilişkindir.1. Bir davada taraf ehliyeti, medenî haklardan yararlanma ehliyetine sahip olmakla mümkündür (6100 sayılı Kanun m.50). Medeni haklardan yararlanma yani hak ehliyeti, tam ve sağ doğum koşuluyla ana rahmine düşme anında başlayıp kişinin ölümüne kadar devam eder (4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.28). 6100 sayılı Kanun'un 114 üncü maddesinin (1) numaralı fıkrasının (d) bendine göre; tarafların, taraf ve dava ehliyetine sahip olmaları dava şartlarındandır. Aynı Kanun'un 115 inci maddesinin (1) numaralı fıkrasına göre mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır; aynı maddenin (2) numaralı fıkrasına göre ise mahkemenin, dava şartı noksanlığını tespit etmesi durumunda davanın usulden reddine karar vermesi gerektiği hüküm altına alınmıştır.Gerçek kişilerin taraf olabilmesi için dava tarihinden önce sağ olmaları şarttır. Ölmüş kişinin taraf ehliyeti olmadığından dava tarihinden önce ölmüş olan kişi adına dava açılamaz.Dosyanın incelenmesinde; davacı vekili tarafından 18.08.2023 tarihinde Sigorta Tahkim Komisyonuna başvuru yapıldığı, ancak davacının başvurudan önce 13.02.2023 tarihinde öldüğü anlaşılmaktadır.Şu durumda İtiraz Hakem Heyetince, yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler gereğince davacının dava tarihinden önce öldüğü ve dava tarihi itibarıyla aktif husumet ehliyeti bulunmadığı gözetilerek davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya uygun değildir. Kararın açıklanan nedenle bozulması gerekmiştir. 2. Bozma nedenine göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazları bu aşamada incelenmemiştir. VI. KARAR1. Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,2. Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazları bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde davalıya iadesine,Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,06.11.2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.