Çöp kamyonunun karıştığı ölümlü trafik kazasında destekten yoksun kalma ve manevi tazminat davasında, kusur oranlarına ilişkin bilirkişi raporlarındaki çelişkinin giderilmesi için Yargıtay bozma kararı.
Özet: Yaya ölümüyle sonuçlanan trafik kazasında destekten yoksun kalma ve manevi tazminat talepli davada, ilk derece mahkemesinin davalıları %75 kusurlu bularak davanın kısmen kabulüne dair kararı, ceza yargılamasındaki kusur oranı tespiti ile hukuk yargılamasındaki bilirkişi raporları arasındaki çelişkinin giderilmemesi ve eksik inceleme yapıldığı gerekçesiyle Yargıtay tarafından bozulmuştur; karar, bu çelişkinin giderilmesi için uzman bilirkişi heyetinden yeniden rapor alınmasını emretmiştir.
4. Hukuk Dairesi         2024/10933 E.  ,  2025/15084 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2021/424 E., 2022/108 K.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacılar vekili, davalı ..., davalı ... tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili; yaya ...'nın çöp kamyonun altında kalması sonucunda vefat ettiğini, kazada davalı ... ve çöp kamyonu sürücüsünün kusurlu olduğunu, sigorta şirketinin 23.02.2011 tarihinde 14.810,00 TL ödemiş ise de yeterli olmadığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, davacı anne ve baba için toplam 1.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı ile 299.000,00 TL manevi tazminatın, davalı ... şirketi sadece maddi tazminattan sorumlu olmak kaydıyla, kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, maddi tazminat talebini 04.03.2013 tarihli dilekçe ile 19.059,62 TL olarak ıslah etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; olayda kusurları olmadığını, araç sahibi olmanın ötesinde başka bir konumları olmadığını, sürücünün şirket çalışanı olmadığını, sokağın dar olması nedeni ile çöp konteyneri konulmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ... Sigorta şirketi vekili cevap dilekçesinde; teminat limitinin 175.000,00 TL olup kusur oranı ve poliçe limiti ile sınırlı sorumlulukları olduğunu, davacılara ödeme yaptıklarını, başkaca sorumluluklarının olmadığını, temerrüde düşmediklerini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ... cevap dilekçesinde; olay günü kullandığı çöp kamyonun arkasında çöpleri toplayan arkadaşlarının el ile işaretleri ile hareket ettiğini, ölen yayanın birdenbire kontrolsüz olarak yola çıkarak tedbirsiz davranıp kamyonun arka tekerleğin sadmesine maruz kaldığını, kusursuz olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 09.05.2013 tarihli ve 2011/75 Esas, 2013/243 Karar sayılı kararıyla davalıların %75 kusur oranı üzerinden 17.798,61 TL tazminattan sorumlu olduğunun belirlendiği gerekçesi ile davanın kısmen kabulü ile 17.798,61 TL maddi tazminatın sigorta şirketi bakımından 21.02.2011, diğer davalılar bakımından olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte (sigorta şirketi bakımından poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere) davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, manevi tazminatın kısmen kabulüne, davacıların her biri için 10.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ..., ...'ndan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ve davalı ... ve davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapanan) 17. Hukuk Dairesinin 05.05.2015 tarihli ve 2013/18845 Esas, 2015/6656 Karar sayılı ilamıyla; "1-Dava, trafik kazası nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat istemine ilşkindir.
Mahkemece, kazaya karışan araç sürücülerinin kusurunun belirlenmesi için iki rapor alınmış, Makina mühendisi .. tarafından hazırlanan 22.01.2013 tarihli raporda ve İTÜ'den alınan 25.09.2012 tarihli heyet raporunda, olayda davalı sürücü ...'nın yola yeterince dikkatini vermediğinden %75 kusurlu olduğu, muris yaya ...'nın ise yol içinde yürümesi nedeniyle %25 kusurlu olduğu belirlenmiştir.
Davalı ... taksirle bir kişinin ölümüne neden olma suçundan Karşıyaka 4. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 14.06.2011 tarih, 2010/597 esas, 2011/244 karar sayılı dosyasında yargılanmış ve yargılama sırasında alınan 08.04.2011 tarihli Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden alınan bilirkişi raporunda davalı ...'in ve ölen yaya ...'nın kazada eşdeğer kusurlu olduğu değerlendirilmiş, ceza mahkemesince sözkonusu bu rapordaki kusur durumuna göre değerlendirme yapılarak verilen karar Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin 30.09.2013 tarih, 2013/2118 esas, 2013/21947 sayılı kararı ile onanarak kesinleşmiştir.
818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 53. (6098 sayılı TBK’nun 74.md) maddesine göre hukuk mahkemesi ceza mahkemesince belirlenen kusur oranları ile bağlı değildir. Ancak ceza yargılaması sonucunda belirlenen maddi olgu hukuk mahkemesi için de bağlayıcıdır.Somut olayda, Mahkemece hükme esas alınan rapordaki kusur oranları ile kesinleşen ceza davasındaki kusur oranları arasında çelişki olduğu ve bu çelişki giderilmeden eksik inceleme ile karar verildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda Mahkemece, .. Teknik Üniversitesi ya da Karayolları Genel Müdürlüğü fen heyeti gibi kurumlardan seçilecek kusur konularında uzman bilirkişi heyetinden rapor alınarak, çelişkinin giderilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekir.
2-(1) nolu bozma nedenine göre tüm tarafların manevi tazminatın miktarına yönelik temyiz itirazları ile davacıların vekalet ücretine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir." denilerek bozma kararı verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin 13.07.2017 tarih ve 2015/486 Esas, 2017/437 Karar sayılı belirtilen kararı ile bozma kararından sonra alınan bilirkişi raporu ile kazada davalıların ve desteğin %50'şer oranında kusuru bulunduğu, hesap raporu ile toplam 19.836,98 TL zarar belirlendiği, davacıların ıslah ile 19.059,62 TL talep ettiği, mahkemece resen yapılan hesaplama ile söz konusu miktarın 9.083,01 TL'sinin davacı ..., 9.976,61 TL'sinin davacı ...'e ait olması gerektiğinin belirlendiği, davacıların her biri için 20.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesine karar verildiği gerekçesi ile davacıların maddi tazminat talebini kabulüne, manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne, davacı ... için 9.083,01 TL ve davacı ... için 9.976,61 TL olmak üzere toplam 19.059,62 TL maddi tazminat ile davacı ... için 20.000,00 TL ve davacı ... için 20.000,00 TL olmak üzere toplam 40.000,00 TL manevi tazminatın davalı ... Sigorta A.Ş maddi tazminattan dava tarihi olan 25.02.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizden ve poliçe limiti ile sorumlu tutulacak şekilde, diğer davalılar olay tarihi olan 16.12.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine, davacıların fazlaya ilişkin manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
C. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... ve davalı ... vekili, davalı ... Sigorta şirketi vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 09.11.2020 tarihli ve 2020/1354 Esas, 2020/6734 Karar sayılı ilamıyla;
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı ... Belediyesi Başkanlığı vekili ve davalı ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davalı ... Belediyesi Başkanlığı ve davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Dava, trafik kazasından kaynaklanan ölüm nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Davacı anne ve baba, çöp kamyonunun yaya olan kızlarına çarpıp ölümüne neden olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000,00 TL maddi ve 299.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş, yargılama sırasında maddi tazminat talebini 19.059,62 TL'ye yükseltmiş, Mahkemece 09.05.2013 tarihli kararda davacıların maddi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 17.798,61 TL maddi tazminatın davalılardan (sigorta şirketi yönünden poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere) müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiş; hükmün davacılar vekili, davalı ... vekili ile davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizce taraf vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile kusur konusunda .. Teknik Üniversitesi veya Karayolları Genel Müdürlüğü Fen Heyeti gibi kurumlardan seçilecek kusur konularında uzman bilirkişi heyetinden rapor alınması için hüküm bozulmuş olup sair hususlarda şimdilik incelenmesine yer olmadığına dair karar verilmiştir.
İlgili bozma ilamından sonra Mahkemece .. Teknik Üniversitesi Makine Fakültesi öğretim üyeleri tarafından hazırlanan 16.05.2016 tarihli raporda, sürücü ...'nın %50, yaya ...'nın %50 oranında kusurlu olduğu belirtilmiş, hükme esas alınan 09.02.2017 tarihli hesap raporunda bu kusur oranına ve karar tarihine en yakın asgari ücrete göre hesaplama yapılmış ve davacıların toplam 19.836,98 TL maddi zararı olduğu belirtilmiştir. Mahkemece, bu rapor hükme esas alınarak, davacıların ilgili bozma ilamından önce ıslahının toplam 19.059,62 TL olduğu dikkate alınarak maddi tazminat davasının kabulüne karar verilmişse de varılan sonuç dosya kapsamı ve mevcut duruma uygun düşmemiştir.
Somut olayda, davacılar vekilinin ilgili bozma ilamından önceki temyiz dilekçesi incelendiğinde, hesap raporunda maddi tazminat hesaplamasına dair temyiz itirazı bulunmadığı, Dairemizce tarafların kusur durumu hakkında rapor alınması nedeniyle yerel mahkeme kararı taraflar lehine bozulduğu, davalı tarafların maddi tazminata yönelik temyiz itirazlarının incelenmediği, bozma ilamından sonra yapılan incelemede kusur durumu davalı lehine olduğu buna rağmen ilgili bozma ilamından sonra hazırlanan 09.02.2017 tarihli hesap bilirkişisi raporunda karar tarihine en yakın asgari ücrete göre hesaplama yapıldığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda, mahkemece kazanılmış haklar ihlal edilerek, mahkemenin 09.05.2013 tarihli kararını temyiz eden davalı ... Belediyesi Başkanlığı ve davalı ... aleyhine olacak şekilde, karar tarihine yakın güncel asgari ücretlerin uygulandığı 09.02.2017 tarihli raporun hükme esas alınması doğru görülmemiş, yeni/güncel verilerle hesaplama yapılmayarak, 22.03.2013 tarihli hesap bilirkişi raporuna davalı tarafların itirazı üzerine yeni rapor alındığı dikkate alınarak, 22.03.2013 rapor tarihindeki verilere göre hesaplama yapılarak hasıl olacak sonuca göre karar verilmek üzere hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
3-Davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Mahkemece, yapılan yargılama sonucunda 09.05.2013 tarihli kararda davacının maddi tazminat talebinin kabulü ile 17.798,61 TL maddi tazminata hükmedilmiştir. Söz konusu ilam davacılar tarafından İzmir 14. İcra Müdürlüğü 2013/8430 sayılı dosya ile icra takibine konu edilmiş, eldeki davanın davalısı olan ve aracın trafik sigortacısı ... Sigorta A.Ş tarafından icra hesabına 23.07.2013 tarihinde 27.459,19 TL ödeme yapılmıştır. İşbu yapılan ödeme eldeki davanın davalısı sigorta şirketinin müşterek ve müteselsil borcunu da etkileyeceğinden infaz aşamasında dikkate alınmak üzere hükümde tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile ibaresinin yazılmamış olması doğru görülmemiştir." denilerek bozma kararı verilmiştir.
D. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamı dikkate alınarak 22.03.2013 tarihli raporda yapılan hesaplamalar ve tarafların usuli kazanılmış hakları gözetilerek maddi tazminat yönünden davanın kısmen kabulüne, 7.769,745 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen (davalı ... Sigorta AŞ yönünden İzmir 14. İcra Müdürlüğünün 2013/8430 sayılı takip dosyasında tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile) davalılardan tahsiline, alacağın davalı ... Sigorta AŞ yönünden dava tarihinden, diğer davalılar yönünden kaza tarihi olan 16.12.2010 tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, manevi tazminat yönünden davanın kısmen kabulü ile davacı ... için 20.000,00 TL, ... için 20.000,00 TL olmak üzere toplam 40.000,00 TL'nin davalılar ... ve ...'dan olay tarihi olan 16.12.2010 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; kusur oranlarını kabul etmedikleri, maddi ve manevi tazminatın yetersiz olduğu gerekçeleri ile kararı bozulmasını talep etmiştir.
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; davalı sürücünün kendilerinin değil şirket çalışanı olduğu, %50 kusur oranı dikkate alınınca manevi tazminatın yüksek olduğu gerekçeleri ile kararın bozulmasını talep etmiştir.
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; kusur oranlarını kabul etmedikleri gerekçeleri ile kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davalı ... şirketi tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı 16.12.2010 tarihli trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle ölenin desteğinden yoksun kalanların açtığı destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat talebine ilişkindir.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması HUMK'un 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacılar vekili ve davalı ... vekili, davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacılara ve davalılar ... ile ...'ya yükletilmesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
05.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.