Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedeli davasında temyiz kesinlik sınırı ve harç uygulanmasını değerlendirdi.
Özet: Kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasında, ilk derece mahkemesi ve istinaf mahkemesi kararıyla davanın kabulüne hükmedilmesinin ardından, davalı idare vekilinin temyiz başvurusu değerlendirilmiş; temyize konu edilen miktarın büyük çoğunluktaki davacılar için yasal kesinlik sınırının altında kalması nedeniyle bu davacılara yönelik temyiz dilekçelerinin reddine, sadece bir davacı yönünden kesinlik sınırının aşılması sebebiyle temyiz incelemesine devam edilmesine karar verilmiştir.

MAHKEMESİ: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2023/3063 Esas, 2024/3443 KararKARAR: Esastan ret/ Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen kararİLK DERECE MAHKEMESİ: Ankara 11. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI: 2022/326 Esas, 2023/264 KararTaraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddi ile kamu düzeni gereğince İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, Miktar veya her paydaş için değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın her paydaş için değeri kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.... haricindeki davacılar yönünden hüküm altına alınan ve temyize konu edilen miktar Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 378.290,00 TL’nin altında kalmaktadır.Bu nedenle; davalı idare vekilinin ... haricindeki davacılar yönünden temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.Davacı ... yönünden gerekli şartları taşıdığı anlaşılan davalı idare vekilinin temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA Davacılar vekili dava dava dilekçesinde; Ankara ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 917 51... parsel sayılı taşınmaza fiilen el atıldığını belirterek kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsilini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini talep etmiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAFA. İstinaf Yoluna Başvuranlarİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.B. İstinaf SebepleriDavalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; tesislerin farklı bir yere taşınacağını, kamulaştırma yetkisinin hangi kurumda olduğunun imar durumuna göre belli olmadığını, hisselerin kamu ortaklık paylarından oluştuğunu ve bedelsiz terki gerektiğini, metrekare birim değerinin yüksek hesaplandığını, itirazlarının karşılanmadığını ileri sürmüştür. C. Gerekçe ve SonuçBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu parselin imar planı kapsamında "Yönetim Merkezi" kullanımında olduğu ve kamu ortaklık payı hisselerinden oluştuğu, taşınmaz üzerine ... Belediyesi hizmet birimleri yapılmak suretiyle fiilen el atıldığı anlaşılmış olup arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılıp vergi değerleri de irdelenmek suretiyle Dairelerinin denetiminden geçen paydaş dosyası bedelleri de değerlendirilmek suretiyle değerinin tespit edilerek davalı idareden tahsiline, dava konusu taşınmazdaki davacı payının iptali ile davalı adına tapuya tesciline dair kararda, bir isabetsizlik görülmemiş; ancak Yargıtay 5.Hukuk Dairesinin 28.09.2023 tarihli ve 2023/7077 Esas, 8035 Karar sayılı " 26.11.2022 tarihli ve 32025 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 16.11.2022 tarihli ve 7421 Sayılı Vergi Usul Kanunu ile Bazı Kanun'larda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 5 inci maddesi ile 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'na (2942 sayılı Kanun) ek 4 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının" 04.11.1983 tarihinden sonra fiilen el atılan taşınmazlar için açılan davalarda uygulanamayacağına" dair Bölge Adliye Mahkemeleri Hukuk Daireleri arasındaki uyuşmazlığın giderilmesine ilişkin kararı gereğince harcın nispi olarak hüküm altına alınması gerektiği dikkate alındığında, kamu düzenine ilişkin olarak resen yapılan inceleme sonucunda, İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurularak davanın kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZA. Temyiz Yoluna BaşvuranlarBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur.B. Temyiz SebepleriDavalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir. C. Gerekçe1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, davacı tapu malikleri ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin davalı idareden tahsili hususundadır. 2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesinde Dairemiz denetiminden geçmiş olan paydaş dosyaları da dikkate alındığında bir isabetsizlik görülmediği gibi bedelin, taşınmaza fiilen el atmış olan davalı idareden tahsiline karar verilmesi yerindedir. 3.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.4. Buna karşın kamu düzeni gereğince yapılan incelemede; nispi karar harcının 47.243,20 TL olarak kabulü ile hüküm kurulması gerekirken, harcın yazılı şekilde eksik tahsiline karar verilmiş olması doğru görülmediğinden kararın bozulması gerekir. Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle; A. Davalı İdare Vekilinin ... Davacılara İlişkin Temyizi Yönünden;Davalı idare vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,B. Davalı İdare Vekilinin Davacı ...’e İlişkin Temyizi Yönünden; 1. Davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddine,2. Kamu düzeni gereğince, temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (5) numaralı bendinin çıkartılması, yerine “Alınması gereken 47.243,20 TL nispi karar ve ilam harcından, davacı tarafından yatırılan peşin ve tamamlama harcı toplamı olan 260,60 TL'nin mahsubu ile bakiye 46.982,60 TL harcın davalı idareden alınarak Hazineye irat kaydına,” cümlesinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,Davalı idareden aşağıda yazılı kalan harcın alınmasına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,14.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.