Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesinde, mücbir sebep iddiasıyla kredi sözleşmesinin uyarlanması davasında bilirkişi avansı eksikliği nedeniyle reddedilen karara istinaf incelemesi.
Özet: Davacılar, Şanlıurfadaki hendek terör olaylarının iş faaliyetlerini durdurması nedeniyle mücbir sebep teşkil ettiğini ileri sürerek bankadan kullandıkları 2016 tarihli limit kredi sözleşmelerinin Türk Borçlar Kanununun 138. maddesi uyarınca değişen şartlara uyarlanmasını talep etmiş, ancak ilk derece mahkemesi, bilirkişi delil avansının davacılar tarafından kesin süre içinde yatırılmaması nedeniyle davayı reddetmiş; davacılar ise ekonomik sıkıntılar nedeniyle avansı geç yatırdıklarını ve usul ekonomisi gereği davanın sürdürülmesi gerektiğini belirterek karara karşı istinaf başvurusunda bulunmuştur.

T.C.
GAZİANTEPBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİDOSYA NO : ..KARAR NO : ..T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IBAŞKAN : ..ÜYE : ..ÜYE : ..KATİP : ..İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ŞANLIURFA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ : ..NUMARASI : ..DAVACILAR : ..VEKİLLERİ : AV...DAVALI :..VEKİLİ : AV..DAVA : ..İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : 14/01/2026YAZIM TARİHİ : 16/01/2026... İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacılar vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dosya incelendi, gereği düşünüldü; DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkili şirketlerden . . İnş. Gıda San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin .. yılınd.. ... Gıda İnş. Taş. San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin .. yılında kurulmuş olup .. yılı sonuna kadar birçok kez kredi kullandıklarını, kredi ödemelerini tam ve eksiksiz olarak ifa edildiğini, bu kredilere teminat olarak,.. parsel sayılı taşınmazlar üzerinde .. tarihinde .. TL tutarlı 1. dereceden ipotek tesis edildiğini, akabinde müvekkili şirketlerce.. tarihinde .. TL, .. tarihinde .. TL, .. tarihinde . TL, .. tarihinde . TL, .. tarihinde .. TL kredi kullanıldığını ve vadesi içerisinde davalı bankaya bu kredilere ilişkin toplam . - . TL civarı ödeme yapıldığını, bu kredilerin haricinde, müvekkili şirketlerin, o dönemlerde bankalar ile .. TL'ye yakın aylık çek ödemesi yaptığının sabit olduğunu, daval.. . ile müvekkili şirketler arasında .. tarihinde iki ayrı .. TL limit kredisi imzalandığını, iş bu kredilere, hem şirketlerin hem de davacılar .. . ve . . müştereken ve müteselsilen kefil olduklarını, bu limit kredisini temine.. parselde kayıtlı taşınmazlar üzerine .. TL değerinde 2. dereceden ipotek tesis edildiğini, ilgili taşınmaz üzerinde daha önce yine . .. Bankası lehine . tarihinde . TL bedel ile 1. dereceden ipotek kaydı bulunduğunu, .. yılı öncesi dönemde müvekkil şirketler tarafından kullanılan kredilere ilişkin hesapların davalı banka tarafından ihtarname gönderilmek suretiyle kat edildiğini, akabinde, ... İcra Dairesi'nin... Esas ve .. İcra Dairesi'nin .. Esas sayılı dosyaları ile müvekkilleri aleyhine icra takibi başlatıldığını, .. terör örgütünün yaptığı operasyonlar ve .. terör örgütünün bölgeden temizlenmesine yönelik çıkan çatışmalar sonucunda, birçok kamu binası ve özel işletmenin zarar gördüğünü, müvekkili şirketler bünyesinde yer alan taşınmazların da zarar gördüğünü, müvekkili şirketlerin faaliyetlerini durdurmak zorunda kaldıklarını, .. İlinin %.. bu olaylar nedeniyle zarar gördüğünü, hendek terör olaylarının açıklanan hususlar çerçevesinde mücbir sebep teşkil ettiğini, müvekkili şirketlerin, davalı bankaya olan kredi borçlarını ifa etmekte güçlük yaşadıklarını ileri sürerek .. tarihli limit kredisi sözleşmelerinin TBK'nın 138. maddesi hükmüne binaen değişen şartlara uyarlanmasını talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, davacı şirketlerin kullandığı krediler neticesinde .. yılından bu yana birden fazla kez yapılandırma yapıldığını, kredilerin ödenmemesi üzerine yasal takibe aktarıldığını, davacıların kötüniyetli olduğunu, .. yılındaki kredi sözleşmesinin uyarlanmasını talep ettiklerini, gerekçe olarak ise .. yılında gerçekleşen hendek olaylarını gösterdiklerini, kredi sözleşmesinden 2 yıl, hendek olaylarından ise 8 yıl sonra iş bu davanın açıldığını, bu durumun kredi sözleşmesinin davacılar tarafından benimsendiğini gösterdiğini savunarak haksız ve mesnetsiz davanın reddini istemiştir. KARAR: Mahkemece, .. tarihli celsede davacı vekiline ".. TL bilirkişi delil avansını yatırmak üzere.. haftalık kesin süre verilmesine, aksi halde bilirkişi deliline dayanmaktan vazgeçmiş sayılacağının ihtarına, (ihtarat yapıldı)" şeklinde bilirkişi delil avansı için kesin süre verildiği, davacı vekili duruşmada hazır bulunduğundan ihtarın usulüne uygun yapıldığı, ancak davacı tarafça verilen kesin süre içinde delil avansının yatırılmadığı.. tarihli duruşmadan 3 gün sonra bilirkişi ücretini yatırdığı anlaşıldığından davanın reddine karar verilmiştir.İSTİNAF NEDENLERİ: Karara karşı davacı vekili istinaf isteminde bulunmuştur. Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle, müvekkili davacıların dava dilekçesinde de izah edildiği üzere içinde bulunduğu ekonomik durumla ilgili yaşanılan sorunlar nedeniyle bilirkişi delil avansını zamanında yatırmak istemişlerse de mümkün olmadığını, bilirkişi masrafını hazır ettiklerinde derhal mahkeme veznesine depo ettiklerini, her ne kadar bilirkişi masrafı kesin süre içinde yatırılamamışsa da usul ekonomisi gereği davayı uzatma amacı taşımayan davacıların masraf eksikliğinin giderilmesi halinde davaya devam edilmesi gerektiğini,.. tarihli duruşmada bilirkişi ücretini yatırmak için taraflarına. haftalık kesin süre verilerek duruşmanın .. tarihine ertelendiğini,.. tarihli duruşmaya verdikleri mazeret dilekçelerinde eksikliklerin tamamlanmasını daha sonra dava dilekçesindeki taleplerini somutlaştırmak üzere taraflarına süre verilmesini talep ettiklerini, mahkemece delillendirilmediği gerekçesiyle mazeretin reddine, dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verildiğini, müvekkilinin yasaya aykırı işlemden kaldırma kararına karşı dosyanın işleme alınmasına ilişkin itiraz ile birlikte 3 gün içinde masrafı yatırdığını, mahkemece itiraz taleplerine yönelik karar tesis edilmediğinden bu kez yenileme talebi içeren dilekçenin sunulması ile birlikte dosyanın.. tarihli karar ile yeniden işleme konulduğunu, müvekkilinin işlemden kaldırılan dosyanın yeniden işleme konularak verilen duruşma gününden 6 ay önce bilirkişi masrafını yatırdığını, yargılamayı uzatmaya yönelik hareket etmediklerini, mahkemenin yasaya aykırı kararı ile dosyayı işlemden kaldırdığını, yenileme kararından yaklaşık 5 ay sonrasına duruşma günü vererek davanın reddine karar verdiğini, yerel mahkemenin dosyayı sürüncemede bıraktığını, müvekkilinin hak arama hürriyetine, makul sürede yargılanma hakkına engel olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması talebiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur. İNCELEME VE GEREKÇE: İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında inceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca, istinafa gelen tarafın sıfatı ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmış, kamu düzenine aykırılık olup olmadığı resen gözetilmiş, ayrıca HMK'nın 357. maddesindeki "İlk Derece Mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunma istinafta dinlenemez ve istinafta yeni delillere dayanılamaz." kuralı nazara alınmıştır.Dava, banka kredi sözleşmesine istinaden kullandırılan kredilerin uyarlanması istemine ilişkindir...Asliye Ticaret Mahkemesi .. Karar sayılı ilamıyla, davanın reddine karar verilmiştir.Karara karşı davacılar vekili istinaf kanun yolu başvurusunda bulunmuştur. Dava, sözleşmenin uyarlanması istemine ilişkin olup, mahkemece, davacının verilen kesin süre içerisinde bilirkişi ücretini yatırmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.Bilindiği üzere davaların kısa zamanda sonuçlandırılması, adaletin bir an önce tecellisi için, taraflarca veya mahkemelerce yapılması gereken bir kısım adli işlemler sürelere bağlanmıştır. Bu sürelerin bazılarını kanun bizzat belirlerken bir kısmının belirlenmesi ise hakime bırakılmıştır. Kesin süre verilmesinin temel amacı, tarafların davayı uzatıcı ve hükmü geciktirici tutum ve davranışlarını önlemektir. Hak kaybına yol açmak gibi ağır hukuki sonuçlar doğuran kesin süre kurumunun hakim tarafından dikkatli, duyarlı bir şekilde kullanılması gereklidir...Somut olayda; mahkemece, .. tarihli oturumda, davacı tarafın bilirkişi ücretini iki haftalık kesin sürede yatırmasına karar verilerek duruşma .. gününe ertelenmiş, davacı taraf .. tarihli duruşmaya bildirdiği mazereti ile birlikte eksiklerin tamamlanması daha sonra dava dilekçesindeki taleplerini somutlaştırmak üzere taraflarına süre verilmesini talep etmiş, mahkemece delillendirilmediği gerekçesiyle davacı tarafın mazeretinin reddine, dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verildiği, davacı vekilinin dosyanın işlemden kaldırılması kararına itirazı ile birlikte dosyanın işlemden kaldırıldığı tarihten 3 gün sonra .. tarihinde bilirkişi ücretini yatırdığı, daha sonra dosyanın yenilenmesi talebinde bulunduğu, mahkemece .. tarihli celsede davacı tarafça verilen kesin süre içinde delil avansının yatırılmadığı anlaşıldığından davanın reddine karar verilmiştir. HMK'nın delil ikamesi için avans başlıklı 324. maddesinin birinci fıkrasında; "taraflardan her biri ikamesini talep ettiği delil için mahkemece belirlenen avansı, verilen kesin süre içinde yatırmak zorundadır. Taraflar birlikte aynı delilin ikamesini talep etmişlerse, gereken gideri yarı yarıya avans olarak öderler." hükmü düzenlendikten sonra, ikinci fıkrasında; tarafların bu yükümlülüğü yerine getirmemesinin sonucu olarak anılan delil ikamesinden vazgeçmiş sayılacağı belirtilmiştir. Böyle bir durumda mahkemenin ikamesinden vazgeçilen delili dikkate almadan mevcut delil durumuna göre uyuşmazlık hakkında karar vermek gerekir.Her ne kadar mahkemece verilen kesin süre içerisinde bilirkişi raporu için belirlenen ücretin yatırılmadığının anlaşıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, davalı da aynı delile dayandığından mahkemece davalıya bilirkişi ücretini yatırmak üzere süre verilmesi, rapor alınamaması halinde HMK'nın 324. maddesine göre mevcut delil durumuna göre davanın esası hakkında karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, davacılar vekilinin istinaf isteminin kabulüne, HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için mahal mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.HÜKÜM : Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;1-Davacılar vekilinin vaki istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-a.6 maddesi uyarınca KABULÜNE,.. Asliye Ticaret Mahkemesinin.. Karar sayılı istinafa konu kararının KALDIRILMASINA,3-Dosyanın yukarıda belirtilen hususların ikmali ile oluşacak sonuca göre karar verilmek üzere yeniden görülmesi için kararı veren MAHAL MAHKEMESİNE İADESİNE,4-Davacılar vekili tarafından yatırılan istinaf karar harcının ilk derece mahkemesi tarafından talep halinde iadesine,5-İstinaf sair masraflarının ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda nazara alınmasına, 6-İstinaf yargılaması duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,7-HMK'nın 359/4 maddesi gereğince işbu kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,Dair, dosya üzerinden yapılan tetkikat neticesinde HMK'nın 353. maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verilmiştir.14/01/2026. .Başkan . ¸e-imzalıdır .. Üye .¸e-imzalıdır ..Üye . ¸e-imzalıdır ..Katip.. ¸e-imzalıdır NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP AYRICA ISLAK İMZA UYGULANMAYACAKTIR. "5070 Sayılı Yasanın 5. ve 22. maddeleri gereğince elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan ıslak imza ile aynı hukuki sonucu doğurur."