İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesince karara bağlanan itirazın iptali davasında, otel-web sitesi ticari konaklama sözleşmesinden doğan alacağın bilirkişi raporuyla tespit edilmesi ve faiz koşullarının simsarlık hukuku kapsamında incelenmesi.
Özet: Bu hukuki evrak, davacının davalıya sağladığı konaklama hizmetlerinden kaynaklanan 214.586,47 TLlik cari hesap alacağı ve faiz talebiyle başlattığı ilamsız icra takibine yapılan itirazın iptali davasını ele almakta olup, davalı borcun olmadığını ve komisyon alacaklarının takasını savunurken, bilirkişi raporu davacının anapara alacağının davalının ticari defterleriyle de sabit olduğunu, ancak sözleşmede davacı lehine faiz şartı bulunmadığını ve temerrüt ihtarı gönderilmediği için faiz talebinin değerlendirilmesi gerektiğini belirtmektedir.

T.C.
İSTANBUL5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO : 2025/300 EsasKARAR NO : 2026/30DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : 30/04/2025KARAR TARİHİ : 12/01/2026Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili 30.04.2025 tarihli dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile davalı taraf arasında 02/02/2017 tarihli konaklama sözleşmesinin mevcut olduğunu, sözleşme kapsamında davalıya otel konaklama hizmeti verildiğini, ancak davalının 08/11/2024 tarihi itibarıyla konaklama bedellerinden kalan 214.568,47 TL borcunu ödememiş olduğunu, bu borca ait 36.682,53 TL geçmiş gün faizinin oluşmuş olduğunu, alacağın tahsili için ... 28. İcra Müdürlüğü’nün ...esas sayılı dosyası ile toplam 251.251,00 TL üzerinden başlattıkları ilamsız icra takibine davalı tarafın itiraz etmiş olduğunu beyan ederek; itirazın kaldırılmasına, % 20 icra inkar tazminatı ile beraber takibin devamına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili 26.05.2025 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin ... adlı web sitesinin sahibi olduğunu, davacının işletmekte olduğu otelin odalarının müvekkili şirketin internet sitesi üzerinden satışının yapılması için tarafların anlaşmış ve internet ortamında online olarak sözleşme akdedilmiş olduğunu, taraflar arasındaki sözleşme ile komisyon ve komisyon şartlarının belirlenmiş olduğunu, cari hesap mutabakatı sağlanmamış olup muaccel bir borcun bulunmadığını, davacının alacaklı olduğunu iddia ettiği hizmeti müvekkiline vermiş olduğunu kanıtlamakla mükellef olduğunu, müvekkilinin böyle bir borcunun olmadığını, faturaya konu hizmetin davacı tarafça verilip verilmediğinin araştırılması gerektiğini, faturanın tebliğ edilmiş ve faturaya itiraz edilmemiş olmasının hizmetin verilmiş olduğunu ispatlamayacağını, ayrıca müvekkili şirketin davacıdan olan komisyon alacaklarının bulunduğunu, bu alacakları yönünden de takas-mahsup talebinde bulunduklarını, müvekkilinin alacaklarının ticari defterlerin incelenmesiyle sabit olacağını beyan ederek; davanın reddi ile haksız takip nedeniyle % 20’den az olmamak üzere tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, cari hesap alacağının tahsiline yönelik ... 28. İcra müdürlüğünün ...esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.Davaya konu ... 28. İcra Dairesi’nin ...esas sayılı dosyasının incelenmesinde, davacı tarafça davalı aleyhine 214.586,47 TL (08/11/2024 tarihi itibarıyla) cari hesaba konu alacak ve 36.682,53 TL 08/11/2025 tarihi itibarıyla hesaplanan faiz alacağı olmak üzere toplam 251.251,00 TL alacak üzerinden ilamsız takip başlatıldığu, davacı tarafça takip talebinde borcun sebebi olarak 214.586,47 TL cari hesap mutabakatına konu alacak gösterilmiş olup, takip sonrası için reeskont avans faizi talep edildiği, davacı taraf takibe dayanak belge olarak 27.01.2023 – 24.12.2024 tarih aralığına ait fatura listesi ile davalı tarafa ait ... internet sitesinin “cari hesap ektresi” başlıklı sayfasının ekran görüntüsünü sunduğu, davalının ise alacaklı tarafa borçlu olmadığını beyan ederek takibe, borca, işlemiş faize ve faiz oranına itiraz ettiği, itiraz üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği, davacı tarafça İİK 67 maddesi gereğince 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde işbu itirazın iptali davasının ikame edildiği anlaşılmıştır.Mahkememizce 29/09/2025 tarihli ön inceleme duruşma ara kararı ile dosyanın Mali Müşavir bilirkişi... 'e tevdi edilerek; taraf defter ve belgeleri, ticari defter kayıtları ile taraf iddia ve savunmaları da değerlendirilerek icra takibinde takibe konu edilen alacağın mevcut olup olmadığı, davacının alacağı mevcut ise miktarının takip tarihi itibari ile ne kadar olduğu, icra takibinden sonra yapılan ödeme var ise TBK m. 100 uyarınca tenzil edilmesi ve dava tarihi itibari ile mevcut alacak miktarının tespit edilmesine dair rapor düzenlemelerinin istenilmesine, karar verilmiş olup, bilirkişi tarafından sunulan raporda özetle, davacı taraf 13.03.2025 takip tarihi itibarıyla davalı taraftan takip tutarı kadar alacaklı olup, bu hususun taraflarca delil olarak kabul edilen davalı tarafın ticari defter ve kayıtları ile de sabit olduğu, takip sonrasında da davalı tarafça yapılan her hangi bir ödemenin bulunmadığı, Taraflar arasındaki sözleşmede yalnızca davalı tarafın alacakları yönüyle faiz belirlenmiş olup, sözleşmenin davacı tarafın alacakları yönünden temerrüt ve faiz koşullarını belirleyen her hangi bir hüküm içermediği, Taraflar arasındaki sözleşme simsarlık sözleşmesi olup, davacı tarafın hizmet alan konumunda olduğu, bu itibarla temerrüt ve faiz yönüyle davacının alacağına TTK 1530. maddesi hükümlerinin uygulanamayacağı, Davacı tarafça ihtar gönderilmek suretiyle davalı taraf temerrüde düşürülmemiş olduğundan, takip tarihi itibarıyla davacı tarafın alacağının muaccel hale gelmemiş olduğunun bildirildiği görülmüştür.Fatura konusu alacağını varlığını ispat külfeti davacıya aittir. HMK'nın 190. maddesinde, ispat yükünün, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa ait olduğu, TMK'nın 6. maddesinde ise taraflardan her birinin hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü olduğu belirtilmiştir. Yargıtay 19 Hukuk Dairesi' nin ... Esas - ... Karar sayılı içtihadı ve yerleşik Yargıtay içtihatlarında da belirtildiği üzere, fatura içeriği malın teslim edildiği veya hizmetin ifa edildiğinin ispat külfeti davacıya aittir. Davacının, yasal delillerle teslim olgusunu ispat etmesi gerekmektedir.Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davanın ticari ilişki içindeki fatura ilişkisinden kaynaklandığı, 28 Temmuz 2020 tarihinde Resmi Gazete’de yayınlanan 7251 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun ile değişiklik yapılan 6100 sayılı HMK m. 222/3 “İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir” hükmünü havi olduğu, tarafların ticari defterlerinin incelenmesine karar verilerek bilirkişi incelemesi için gün tayin edilerek taraflara meşruhatlı bir şekilde ihtarda bulunulduğu, mahkememizce belirlenen günde her iki tarafın da ticari defter ve belgelerini bilirkişi incelemesi için sundukları, taraf ticari defterleri üzerinden yapılan inceleme sonucunda ibraz edilen raporda davacının ticari defterlerinden davalıdan 214.568,47TL alacaklı olduğunun tespit edildiği, yani tarafların ticari defterlerindeki kayıtların birbirini doğruladığı, böylece usul ve yasaya uygun olarak tutulmuş olan davacı şirket ticari defter kayıtlarının, sahibi lehine delil olarak kabul edilmesi gerektiği, buna göre incelenen davacı defterleri uyarınca davacı tarafça ispat yükünün yerine getirilmiş olduğu kanaatine varılarak davanın kısmen kabulü ile davalının ... 28. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptali ile takibin 214.568,47 TL asıl alacak yönünden devamına, her ne kadar icra takibinde işlemiş faiz talebinde de bulunulmuş ve faize itirazın da iptali işbu davada talep edilmiş ise de, takipten önce davacı tarafın davalıyı temerrüde düşürdüğüne dair ihtar vs. olmadığı, taraflar arasındaki sözleşmenin “Sözleşmenin Konusu” başlıklı üçüncü maddesi “İşbu sözleşmenin konusu; ...’in çevrim içi otel rezervasyonları konusunda Tesis ve müşteri arasında aracılık yapması, Tesis’e “Kullanıcı adı” ve “Kullanıcı şifresi” tahsis ederek ...’e erişim hakkı vermesi ile misafirlerin ...’e ait platformlar üzerinden Tesis’e erişebilmesi ve Tesis’ten ... aracılığı ile konaklama satın alabilmelerine ilişkin tarafların karşılıklı hak ve yükümlülüklerinin belirlenmesidir. Bu kapsamda taraflar ...’in Türk Borçlar Kanunu kapsamında simsar olduğunu kabul ve beyan eder” şeklinde düzenlendiği, aynı şekilde sözleşmenin 6.4.2 maddesinin “Tesis ... üzerinden gelen rezervasyonlar ile ilgili tahsilatları doğrudan doğruya misafirden yapacaktır. Tesis bu konu ile ilgili her hangi bir tahsilat talebinde bulunamaz” hükmünü içerdiği, sözleşmenin 5. maddesinde ise davalı tarafın komisyon alacağına ilişkin hususlar düzenlendiği, anılan sözleşme hükümlerinden taraflar arasındaki sözleşmenin konaklama sözleşmesi değil, simsarlık sözleşmesi olduğunun açıkça anlaşılabildiği, taraflar arasındaki sözleşmenin yalnızca davalı tarafın komisyon alacakları yönüyle temerrüt ve faiz koşullarını belirlediği, davacı tarafın takibe konu edilen alacakları yönüyle herhangi bir hüküm içermediği görüldüğünden takipten önce işlemiş faiz alacağının talep edilemeyeceği kanaatine varılmakla işlemiş faiz talebi yönünden davanın reddine , asıl alacağın ticari defterlerde kayıtlı olması nedeniyle likit olduğu kanaatine varıldığından asıl alacağın %20 'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis etmek gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın kısmen kabulüne,2-Davalının ... 28. İcra Müdürlüğünün ...esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptali ile takibin 214.568,47 TL asıl alacak yönünden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 14.657,17 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 3.034,48 TL harçtan mahsubu ile bakiye 11.622,69 TL harcın davalıdan tahsil edilerek Hazineye irat iadesine,4-Davacı tarafından yatırılan 3.034,48 TL peşin harç bedelinin davalıdan tahsil edilerek davacı tarafa verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan; posta, tebligat müzekkere ve bilirkişi ücretlerinden oluşan toplam 6.140,00 TL yargılama giderinin davalıdan tahsil edilerek davacı tarafa verilmesine, 6-Davacı taraf duruşmalarda vekil ile temsil edildiğinden kabul edilen dava değeri itibariyle AAÜT uyarınca takdiren 45.000-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsil edilerek davacı tarafa verilmesine, 7-Arabuluculuk ücreti olan 3.600-TL bedelin davalıdan tahsil edilerek Hazineye irat kaydına, 8-Bakiye gider avansının HMK 333 maddesi uyarınca yatıran tarafa iadesine,Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, tebliğden itibaren 2 haftalık sürede HMK 341 maddesi uyarınca istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi.12/01/2026Katip Hakim e-imzalıdır e-imzalıdır