Sosyal medyada paylaşılan sözlerin hakaret değil, ağır eleştiri kapsamında kalması nedeniyle Yargıtayın mahkumiyet kararını bozduğu içtihat.
Özet: Yüksek Mahkeme, sosyal medya üzerinden yapılan bir paylaşımdaki sözlerin, mağdurun onur ve şerefini rencide edecek boyutta olmayıp yalnızca kaba ve ağır eleştiri niteliğinde olduğunu belirterek, hakaret suçunun oluşumu için sözlerin kişiyi küçük düşürmeye matuf olması ve somut bir fiil veya olgu isnadını ya da sövmeyi içermesi gerektiği ilkesini hatırlatmış; bu doğrultuda, ilk derece ve istinaf mahkemelerinin sanığın beraati yerine mahkumiyetine hükmetmesini hukuka aykırı bularak, hakaret suçunun unsurlarının oluşmadığı gerekçesiyle verilen mahkumiyet kararını bozmuştur.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2021/2708 E. 2023/47 K.SUÇ : HakaretHÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : BozmaYapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde yapıldığı, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:I. HUKUKÎ SÜREÇSanık hakkında İlk Derece Mahkemesince verilen mahkumiyet hükmüne yönelik olarak, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.II. TEMYİZ SEBEPLERİSanığın temyiz istemi özetle; suçun unsurları itibarıyla oluşmadığına, sözlerin eleştiri ve ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesi gerektiğine, usul ve Yasaya aykırı olan kararın bozulmasına ilişkindir. III. GEREKÇESanığın belirttiği hukuka aykırılık nedenleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289. maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri de gözetilerek maddi ceza hukukuna ilişkin sair yönlerden yapılan incelemede, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.Ancak;Hakaret fiillerinin cezalandırılmasıyla korunan hukuki değer, kişilerin onur, şeref ve saygınlığı olup, bu suçun oluşabilmesi için, davranışın kişiyi küçük düşürmeye matuf olarak gerçekleşmesi gerekmektedir. Bir hareketin tahkir edici olup olmadığı bazı durumlarda nispi olup, zamana, yere ve duruma göre değişebilmektedir. Kişilere yönelik her türlü ağır eleştiri veya rahatsız edici sözlerin hakaret suçu bağlamında değerlendirilmemesi, sözlerin açıkça, onur, şeref ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadını veya sövme fiilini oluşturması gerekmektedir. Olay günü sanığın, Facebook isimli sosyal paylaşım sitesi üzerinden paylaştığı sözlerin, katılanın onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmayıp, kaba ve ağır eleştiri niteliğinde olduğu, dolayısıyla hakaret suçunun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden, sanığın beraati yerine mahkûmiyetine karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuşturIV. KARARGerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanığın temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca Ankara 13. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,20.10.2025 tarihinde karar verildi.