Davalıdır şerhi nedeniyle taşınmaz üzerindeki tasarruf yetkisinin kısıtlanmasından doğan maddi ve manevi zararlar ile vekalet ücreti tazminatı talebinin reddine ilişkin temyiz incelemesi.
Özet: Davacılar, davalıların babalarına karşı açtığı ve sonradan reddedilen tasarrufun iptali davası sırasında taşınmazları üzerine konulan "davalıdır" şerhi nedeniyle 15 yıl boyunca mülkiyet haklarını kısıtlayıcı bir etkiyle karşılaşarak maddi ve manevi zarara uğradıklarını ileri sürerek tazminat talep etmişler; fakat ilk derece ve bölge adliye mahkemeleri, bu şerhin ihtiyati tedbir niteliğinde olmayıp taşınmaz üzerinde tasarrufa engel teşkil etmediğini ve dolayısıyla zarara yol açmadığını gerekçe göstererek davayı reddetmiş, davacılar bu kararı temyiz etmiştir.
4. Hukuk Dairesi         2022/7109 E.  ,  2025/14118 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2020/1315 E., 2022/961 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 6. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/460 E., 2020/143 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili ile davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiş; incelemenin duruşmalı olarak yapılması davacılar vekili tarafından istenilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 14.10.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen gün ve saatte davacılar vekili Avukat ... ile davalı ... vekili Avukat ... geldiler. Diğer davalılar adına gelen olmadı. Taraf vekillerinin sözlü açıklamaları dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 14.10.2025 gününde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; eldeki davadaki davalıların, davacıların babası dava dışı ... aleyhine alacaklarının tahsilini önlemek gayesiyle dava konusu taşınmazı muvazaalı olarak eldeki davacılara devrettiği iddiası ile tasarrufun iptali davası açtıklarını, bahsi geçen Bakırköy 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2003/7 64... /236 Karar sayılı dosyasından dava konusu taşınmaz üzerinde işlenen şerh kararının haksız yere verildiğini, davanın reddine karar verildiğini, kararın kesinleştiğini, "davalıdır" şerhinin 15 yıl sonra kaldırıldığını, tapuya uygulanan "davalıdır" şerhinin sonucunun ihtiyati tedbire benzediğini, müvekkillerinin ilgili şerh nedeni ile taşınmaz üzerinde uzunca bir süre tasarrufta bulunamadıklarını, görülen zararların hiç olmazsa bir kısmının karşılanması gerektiğini belirterek 162.677 USD tutarın davalılardan tazmin edilmesini, tasarrufun iptali davasında savunma için avukatlarına ödedikleri 25.000,00 TL tutarın 06.12.2003 tarihinden itibaren işleyen Türkiye Cumhuriyeti Merkez Banması 'nın (T.C.M.B.) avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tazmin edilmesini, tasarrufun iptali davasında savunma için bir diğer avukata ödedikleri 20.000,00 TL ana para tutarının 25.12.2005 tarihinden işleyen T.C.M.B.nın avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tazmin edilmesini, 20.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden işleyen T.C.M.B.nın avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tazmin edilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; HMK 329/1 maddesi gereğince davacıların kötü niyetli olduklarını, bu nedenle dava değeri 994.211,02 TL üzerinden avukatla müvekkili arasında kararlaştırılabilecek en az değer olan %10 oranında tazminata hükmedilmesi gerektiğini, davanın zamanaşımı süresi içinde açılmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... ve ... Dış Tic. A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; davacıların kötü niyetli olduklarını, davanın zamanaşımı süresi içinde açılmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kanunda ihtiyati tedbirin açıkça düzenlendiği, "davalıdır" şerhinin ihtiyati tedbir mahiyetinde olmadığı, taşınmazın üçüncü kişilere devir, temlik, ayni ve şahsi hak tesisi ile icraen satışını engellemeyeceğinin yüksek yargı kararlarında belirtildiği, "davalıdır" şerhinin yalnızca üçüncü kişinin iyiniyetli olup olmadığı yönünde yapılacak değerlendirmede dikkate alınacağı, Bakırköy 2. Asliye Hukuk Mahkemesi dosyasında verilen davalıdır şerhinin davacının tasarrufuna engel teşkil etmediğinden maddi ya da manevi zarara sebebiyet vermeyeceği gerekçesiyle davanın kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili, davalı ... vekili ve davalı ... ile ... Dış Ticaret A.Ş. vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; yetki itirazlarının karara bağlanmadığını, maktu gerekçe ile karar verildiğini, mahkemenin davanın konusunu bile hatalı yorumladığını, fiili durumda ise taşınmaz hakkında dava açıldığına dair şerhin ihtiyati tedbire yakın sonuçlar doğurduğunu, dava konusu taşınmazı konulan davalıdır şerhi nedeni ile satamadıklarını, kiraya veremediklerini, tasarrufun iptali davasında kendilerini savunmak için vekalet ücreti ödediklerini, tasarruf hakları kısıtlandığından zararlarının tazmini gerektiğini, ayrıca manevi zarara da uğradıklarını, haksız ve hukuksuz olarak davalarının reddedildiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; HMK 329/1 maddesi gereğince davacıların kötü niyetli olduklarını, bu nedenle dava değeri 994.211,02 TL üzerinden avukatla müvekkili arasında kararlaştırılabilecek en az değer olan %10 oranında tazminata hükmedilmesi gerekirken bu taleplerinin reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, taşınmaz üzerine konan "davalıdır" şerhi nedeniyle maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve somut zararın ispat edilememiş olmasına göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacılar vekili ile davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
28.000,00 TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davalı ...'ya verilmesine,
Duruşmada vekille temsil olunmayan davalılar ... ve ... Dış Ticaret A.Ş. yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
14.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.