Trafik kazasında ağır yaralanan yaya için açılan maddi ve manevi tazminat davasının, Yargıtayın eksik bilirkişi raporu ve tazminat miktarları nedeniyle bozma kararı sonrası yeniden yargılanarak nihai karara bağlandığı dava.
Özet: Trafik kazasında ağır yaralanan davacı ile ailesinin maddi ve manevi tazminat talepli davasında, ilk derece mahkemesinin kısmen kabul kısmen ret kararı Yargıtay tarafından manevi tazminatların fazlalığı, aktüer raporunda eksik hesaplama ve tedavi giderlerinin belirlenmesi gerekliliği nedenleriyle bozulmuş; bozma sonrası yargılamada mahkeme, davalı sürücü ve işletenden kaza tarihinden itibaren faiziyle birlikte davacıya 2.500 TL maddi tazminat ile davacılara değişen oranlarda toplam 80.000 TL manevi tazminat ödenmesine karar vermiştir.
4. Hukuk Dairesi         2022/6970 E.  ,  2025/14116 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2019/390 E., 2022/16 K.
Mahkeme kararı davacılar vekili ile davalı ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmiş, incelemenin duruşmalı olarak yapılması davacılar vekili tarafından istenilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 14.10.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen gün ve saatte davacılar vekili Avukat ... ile davalı ... vekili Avukat ... geldiler. Diğer davalılar adına gelen olmadı. Tarafların vekilinin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 14.10.2025 gününde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; 11.05.2011 tarihinde davalı ...'nın kullanmış olduğu davalı ... ve ... Partisi'nin işleten olduğu davalı ... şirketine trafik sigortalı seçim aracının yaya haldeki davacı ...'a çarparak ağır yaralanmasına ve ömür boyu sakat kalmasına sebep olduğunu, davalı sürücünün asli kusurlu olduğunun tespit edildiğini, davacı ...'ın alınan raporda beden gücü kayıp oranının %75 olarak belirlendiğini, davacı ...'ın inşaat işçisi olduğunu, oğlunda oluşan rahatsızlık nedeniyle sürekli olarak farklı illerdeki hastanelere gittiğini ve çalışamadığını, bu olaydan dolayı tüm aile bireylerinin büyük üzüntü duyduklarını, davalı ... şirketi tarafından 13.02.2013 tarihinde davacı ...'a 47.733,00 TL ödendiğini ancak ödemenin yetersiz olduğunu ileri sürerek belirsiz alacak olarak 2.500,00 TL maddi tazminatın işleten ve sürücü yönünden olay tarihinden, sigorta şirketinden temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tüm davalılardan, toplam 1.000.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte sigorta şirketi dışındaki davalılardan tahsilini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı ..., davaya cevap vermemiş; diğer davalılar vekilleri cevap dilekçelerinde ayrı ayrı davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 01.10.2015 tarihli ve 2013/276 Esas, 2015/418 Karar sayılı kararı ile; davacıların maddi tazminat taleplerinin reddine, ... açısından 20.000,00 TL manevi tazminatın, ... açısından 25.000,00 TL manevi tazminatın, ... açısından 5.000,00 TL manevi tazminatın, ... açısından 5.000,00 TL manevi tazminatın, ... açısından 50.000,00 TL manevi tazminatın tahsiline, ... açısından manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
Mahkemenin 01.10.2015 tarihli ve 2013/276 Esas, 2015/418 Karar sayılı kararının davacılar vekili, davalı ... vekili, davalı ... tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 15.02.2018 tarihli ve 2015/18894 Esas, 2018/988 Karar sayılı ilamı ile davalı ...’nın temyiz istemi süre bakımından reddedilerek, davacılar vekili ile davalı ... vekilinin sair temyiz itirazları reddedilerek davacı yaralı çocuk lehine hükmedilen manevi tazminatın fazla olduğu, davacılar anne ve baba ... ile ... lehine hükmedilen manevi tazminatların da bir miktar fazla olduğu; aktüer raporunda hesaplanan tazminat tutarından sigorta ödemelerinden dava sonrası yapılan ödemenin güncellenmeksizin mahsubu için bilirkişiden usuli kazanılmış haklar da gözetilerek ek rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiği; uzman doktor bilirkişiden ayrıntılı, gerekçeli ve denetime açık rapor alınarak davacı tarafından talep edilen tedavi giderlerinin belirlenerek 6111 sayılı Yasa da değerlendirilmek ve Borçlar Kanunu 42. maddesi göz önüne alınmak üzere belgesiz tedavi giderlerinin ne kadar olduğu tespit edilip bu tutardan davalıların sorumlu tutulması gerekeceği tartışılmadan yazılı şekilde eksik inceleme ile hüküm kurulmasının doğru görülmediği gerekçesi ile kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabul kısmen reddi ile dava dilekçesinde talep edilen 2.500,00 TL maddi tazminatın fazlaya ilişkin talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydı ile kaza tarihi olan 11.05.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılar ... ile ... ve ... Başkanlığı'ndan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine, davalı ... Şirketi yönünden maddi tazminat isteminin reddine, davacı ... için 35.000,00 TL manevi tazminatın, davacı ... için 20.000,00 TL manevi tazminatın, davacı ... için 15.000,00 TL manevi tazminatın, davacı ... için 5.000,00 TL manevi tazminatın, davacı ... için 5.000,00 TL manevi tazminatın 11.05.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılar ... ile ...'ndan müştereken ve müteselsilen alınarak adı geçen davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine, davacı ...'ın manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; kaza tarihinden bu yana çok süre geçtiğini, davacı ...'ın maluliyetinde artış olmasına rağmen yeni bir maluliyet raporu alınmamasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, ayrıca bakıma muhtaç olan müvekkili için hesaplanan bakıcı ve tedavi giderlerinin de usulüne uygun belirlenmediğini, hesaplamanın TRH 2010 Yaşam Tablosu esas alınarak yapılması gerekirken PMF 1931 Yaşam Tablosu'nun esas alınmasının güncel içtihatlara uygun olmadığını, hükmedilen manevi tazminat miktarlarının oldukça düşük olduğunu, müvekkili ... yönünden manevi tazminata hükmedilmemesinin hakkaniyete aykırı olduğunu belirterek mahkeme kararının bozulmasını istemiştir.
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; yerel mahkemenin aktif ve pasif husumet itirazlarını değerlendirmediğini, bozma kararı sonrasında alınan ve karara dayanak yapılan 17.02.2020 tarihli aktüerya bilirkişi raporunda bozma ilamında belirtilen hata düzeltilmek yerine yine ilamda belirtilen usuli kazanılmış haklara riayet edilmeksizin tamamen hakkaniyete aykırı olarak yeni baştan bir hesaplama yapıldığını, hatalı aktüerya raporu doğrultusunda karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, hükmedilen manevi tazminatların haksız zenginleşmeye yol açacak nitelikte olduğunu, kaza tarihi itibariyle henüz 10 yaşında olan ... ve 13 yaşında olan ... adına maddi manevi tazminat istenmesinin tamamen kötü niyetli olduğunu, tazminata hükmedilirken diğer davalının ekonomik durumu gözetilmeksizin karar verildiğini belirterek mahkeme kararının bozulmasını istemiştir.
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; talep edilen tedavi giderlerinin davacı tarafından belgelendirilemediğini, bozma ilamı doğrultusunda bir miktar düşürülen tazminat miktarlarının halen tazminatı cezaya dönüştürücü ve haksız zenginleşmeye neden olacak nitelikte olduğunu, kaza tarihi itibariyle henüz 10 yaşında olan ... ve 13 yaşında olan ... adına maddi manevi tazminat istenmesinin tamamen kötü niyetli olduğunu, tazminata hükmedilirken müvekkili davalının ekonomik durumu gözetilmeksizin karar verildiğini belirterek mahkeme kararının bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; davalı ... şirketi tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan, diğer davalıların sürücü ve işleteni olduğu aracın, davacı yayaya çarpıp davacının yaralanması sonucu uğradığı zarar nedeniyle maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir.
1.Davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 7/a maddesinde elektronik yolla tebligatın, muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılacağı hüküm altına alınmıştır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361. maddesinin birinci fıkrası uyarınca bölge adliye mahkemesince verilen kararlara karşı tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabilir. Temyiz dilekçesinin süresinden sonra verilmesi hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
Mahkeme kararı davalı ... vekilinin KEP adresine 18.03.2022 tarihinde ulaşmış, bu tarihi izleyen beşinci günün sonu olan 23.03.2022 tarihinde tebliğ edilmiş sayılmış, davalı tarafından verilen temyiz dilekçesi ise yasal süre geçirildikten sonra 07.04.2022 tarihinde UYAP üzerinden gönderilmiştir. Bu nedenle davalı vekilinin temyiz dilekçesinin süreden reddine karar vermek gerekmiştir.
2.Davacılar vekili ile davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinin süreden REDDİNE,
2.Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekili ile davalı ... vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan kararın ONANMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalı ...'ya iadesine,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacılar ile davalı ...'na yükletilmesine,
28.000,00 TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davalı ...'na verilmesine,
Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,
14.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.