Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası kapsamındaki traktörden düşerek yaralanan yolcunun sürekli iş göremezlik tazminatı talebinin; kazanın trafik kazası vasfı, alkol ve hatır taşıması iddiaları ile araç kapasitesi konularında temyiz incelemesi.
Özet: Sigortalı bir traktörden düşerek kalıcı iş göremezliğe uğradığını iddia eden davacının, trafik kazası iddiasıyla sigorta şirketinden talep ettiği tazminat üzerinedir bu hukuki anlaşmazlık; davalı sigorta şirketi, olayın araç sabitken meydana geldiğini, davacının aşırı alkollü ve tamamen kusurlu olduğunu, sigorta teminatı dışında kaldığını ve aynı konuda daha önce kesinleşmiş bir ret kararı bulunduğunu ileri sürerek talebi reddetmişse de, Sigorta Tahkim Komisyonu, alkol ve hatır taşıması nedeniyle indirim uygulayarak davacı lehine tazminata hükmetmiş, İtiraz Hakem Heyeti bu kararı onamış olup, davalı vekili olayın trafik kazası niteliği taşımaması, teminat dışı olması, davacının münhasıran kusuru ve kesin hüküm gibi gerekçelerle temyiz yoluna başvurmuştur.

MAHKEMESİ:Ticaret Mahkemesi
SAYISI: 2023/806 - 2023/806SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİSAYISI: 2023/İHK-54990SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİSAYISI: K-2023/295592 İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; 05.03.2021 tarihinde davacının davalıya Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile sigortalı traktörde yolcu olarak bulunduğunu, traktörün seyri sırasında davacının dengesini kaybederek traktör lastiklerinin altına düştüğünü, meydana gelen kazada davacının yaralanarak malul kaldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla belirsiz alacak olarak şimdilik 50,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; talep artırım dilekçesiyle talebini 430.000,00 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; davaya konu olayın trafik kazası olmadığını, araç durduktan sonra davacının dengesini kaybederek araçtan düştüğünü, araç hareket halinde iken olayın meydana gelmediğini, davacının kaza sırasında 2,00 promil alkollü olup meydana gelen kazadan kendisinin sorumlu olduğunu, maluliyet raporunun hatalı olduğunu, hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARIUyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; aktüer bilirkişi tarafından hesaplanan 596.836,00 TL üzerinden davacının alkollü olması sebebiyle %20 oranında müterafik kusur indirimi, daha sonra bulunan miktardan hatır taşıması olduğu için %20 oranında hatır taşıması indirimi yapılmasına karar verildiği gerekçesiyle başvurunun kısmen kabulü ile 381.975,04 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 19.12.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.IV. İTİRAZUyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı vekilinin itirazının reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavalı vekili temyiz dilekçesinde; davaya konu olayın trafik kazası olmadığını, davalıya sigortalı aracın sürücüsünün kolluk ifadesinde aracı durdurup kendisi araçtan indikten sonra davacının dengesini sağlayamayarak araçtan düştüğünü belirttiğini, olayın aracın hareket halinde iken meydana gelmediğini, bir olayın trafik kazası olarak kabul edilebilmesi için aracın hareket halinde olması gerektiğini, ancak davaya konu olayda sigortalı aracın park halinde olduğunu, davacının park halinde olan traktörden aşırı derece alkollü olması sebebi ile dengesini kaybederek düştüğünü, olayın tamamen davacının kendi kusurundan kaynaklandığını, işletilme halinde olmayan araçların sebep olacağı zararların sigorta teminatı dışında olduğunu, söz konusu olayın teminat kapsamında olmadığını, davalının sorumluluğunun bulunmadığını, tedavi evraklarında davacının 1,56 promil alkollü olduğunun tespit edildiğini, buna göre kusurun tamamen davacıda olduğunun kabulü gerektiğini, dosya nezdinde kazanın münhasıran alkolün etkisinde gerçekleşip gerçekleşmediğine ilişkin yapılan değerlendirmenin tamamen hatalı olduğunu, dosyaya sunulan poliçeden de görüleceği üzere sigortalı traktörün kişi kapasitesinin 0+1 olduğunu, yalnızca sürücü kapasitesinin mevcut olduğunu, yolcu taşınmasının mümkün olmadığını, davacının koltukta değil tekerin üzerinde oturduğunun açık olduğunu, davacının yaralanmasında bizzat kendisinin kusurlu olduğunu, davaya konu olay trafik kazası olmadığından davanın esastan reddini, aksi durumda dosyanın makine mühendisi bilirkişilerden oluşan kusur bilirkişi heyetine tevdi edilmesini talep ettiklerini, davacının aynı olay kapsamında yaptığı 2023.E.21389 sayılı tahkim başvurusunda hakem heyetince aracın durur vaziyette olduğu, bu nedenle zararın teminat dışı olduğu gerekçesiyle davanın reddine kesin olarak karar verildiğini, aynı olaya ilişkin kesin hüküm bulunması sebebi ile eldeki davanın da reddi gerektiğini, hükme esas alınan maluliyet raporun hüküm kurmaya elverişli olmadığını, tazminatın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faize göre hesaplanması gerektiğini beyan etmektedir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, davalı ... tarafından ZMSS poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı iddia edilen trafik kazası sonucu yaralanan davacı yolcunun sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. 1.Dosyanın incelenmesinden; davacı vekilinin dava dilekçesinde, 05.03.2021 tarihinde davacının davalıya Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile sigortalı traktörde yolcu olarak bulunduğunu, traktörün seyri sırasında davacının dengesini kaybederek traktör lastiklerinin altına düştüğünü, meydana gelen kazada davacının yaralanarak malul kaldığını belirterek tazminat talebinde bulunduğu anlaşılmıştır.Dosya kapsamından; davalıya sigortalı traktörün sürücüsü dava dışı...'in kolluk ifadesinde, davacının arkadaşı ve komşusu olduğunu, olay tarihinde kendisini aracıyla almasını istemesi üzerine traktörü ile davacıyı aldığını, davacının traktörde yolcu iken alkol aldığını, beraber yayladaki evine geldiklerinde traktörü durduğunu ve aşağıya indiğini, davacının halen traktör üzerinde olduğunu, daha sonra davacının araçtan inmeye çalıştığı sırada aracın lastiklerinin yanında bulunan uzun demir parçasının üzerine düştüğünü, sonra lastiğin yanına düştüğünü, bunun üzerine ambulansı aradığını, davacının lastiklerin altına düşmediğini beyan ettiği, davacının kolluk ifadesinde ise yolculuk sırasında alkollü olduğunu, traktör seyir halinde iken dengesini kaybederek lastiklerin altına düştüğünü beyan ettiği, Jandarma görevlileri tarafından düzenlenen tahkikat evrakında davacının aracın seyri sırasında alkolün etkisi ile traktörün sol tekerinin altına düştüğünün belirtildiği tespit edilmiştir.Düzce Cumhuriyet Başsavcılığının 2021/16292 soruşturma sayılı dosyası kapsamında; davacının şikayetinin bulunmadığı gerekçesiyle 20.01.2022 tarihinde davalıya sigortalı traktörün sürücüsü şüpheli... hakkında kamu adına kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, söz konusu kararda kazanın traktörün seyri sırasında meydana gelip gelmediği hususunda değerlendirme yapılmadığı görülmüştür.2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91/1 inci maddesinde, “İşletenlerin, bu kanunun 85/1 maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”; 85/1 inci maddesinde, “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işle teni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.” hükmüne yer verilmiştir.Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Genel Şartlarının, “Sigortanın Kapsamı” başlıklı A.3. maddesinde ise; “Sigortacı, poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında, üçüncü şahısların ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'na göre sigortalıya düşen hukuki sorumluluk çerçevesinde bu Genel Şartlarda içeriği belirlenmiş tazminatlara ilişkin talepleri, kaza tarihi itibariyle geçerli zorunlu sigorta limitleri dâhilinde karşılamakla yükümlüdür. Sigortanın kapsamı üçüncü şahısların, sigortalının Karayolları Trafik Kanunu çerçevesindeki sorumluluk riski kapsamında, sigortalıdan talep edebilecekleri tazminat talepleri ile sınırlıdır.” şeklinde hüküm bulunmaktadır.Somut olayda; davacı, davalıya sigortalı traktörün seyri sırasında dengesini kaybederek traktör lastiklerinin altına düşerek yaralandığını, davalıya sigortalı traktörün sürücüsü dava dışı... ise traktör durduktan sonra davacının araçtan inmeye çalıştığı sırada aracın lastiklerinin yanında bulunan uzun demir parçasının üzerine düşerek yaralandığını iddia etmektedir.Sonuç itibariyle, davacının yaralanmasına sebep olan olayın meydana geliş şekli bakımından tarafların çelişkili ifadelerde bulunduğu, ceza soruşturmasında yapılan tahkikatın kazanın nasıl meydana geldiğini aydınlatacak yeterlilikte olmadığı, kazanın aracın işletilmesi sırasında olup olmadığının da belirlenemediği anlaşılmakla, dosyadaki delillerin davacının iddiasını ispatlamaya yeterli olmadığı görülmüştür. Şu durumda, 05.03.2021 tarihinde meydana geldiği iddia edilen trafik kazasının meydana geliş şekli eldeki dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler ile sabit olmayıp, taraflara tüm delillerini sunma imkanı verilmesi ve bu delillerin değerlendirilmesi gerektiğinden, yeterli delil toplanmadan dosyadaki mevcut bilgi ve belgelere göre verilecek kararın adil yargılanma hakkına aykırı olacağı da gözetilmek suretiyle, belirtilen tüm bu işlemlerin genel yetkili mahkemeler huzurunda gerçekleştirilebilmesi için, dosyadan el çekilmesine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirmeyle yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş ve bu nedenle İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulması gerekmiştir.2. Bozma ilamının kapsam ve şekline göre, davalı vekilinin diğer temyiz itirazları şimdilik incelenmemiştir.VI. KARAR1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,2.Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine,Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,29.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.