Katı atık depolama sahasında alt işverenler aracılığıyla istihdam edilen işçinin alacaklarından asıl işveren belediyenin sorumluluğu üzerine yüksek mahkeme incelemesi.
Özet: Davacı, bir belediyeye ait atık depolama sahasında farklı alt işverenler aracılığıyla dozer operatörü olarak çalışırken haksız fesih ve ödenmeyen kıdem, ihbar, fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ücreti, yıllık izin, ücret ve asgari geçim indirimi alacakları talep etmiş; davalı belediye, davacının kendi işçisi olmadığını ve husumet bulunmadığını savunmasına rağmen, ilk derece ve bölge adliye mahkemeleri, belediye ile alt işverenler arasında asıl işveren-alt işveren ilişkisi tespit ederek belediyeyi alacaklardan sorumlu tutmuş ve davanın kısmen kabulüne karar veren bu karar davalı tarafından temyiz edilmiştir.

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/599 E., 2025/1833 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 5. İş MahkemesiSAYISI : 2021/433 E., 2023/457 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı ... Başkanlığına (Belediye) ait olan ... katı atık depolama alanında 20.09.2016 - 31.07.2017, 02.06.2018 - 31.01.20 20... .10.2020 - 15.11.2021 tarihleri arasında çöplerin serilmesi, sıkıştırılması ve örtülmesi işinde ihale ile iş alan alt işveren Şirketler nezdinde dozer operatörü olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin haksız şekilde feshedildiğini, en son net 6.000,00 TL ücret aldığını, Tesiste 24 saat çalışmanın devam ettiğini, davacının ayda üç hafta 08.00-18.00, bir hafta 18.00-06.00 saatleri arasında haftada 6 gün çalıştığını, dinî bayramlarda ve diğer bayram günlerinde de çalışmasının devam ettiğini, yıllık izinlerin kullandırılmadığını ve ücretlerinin ödenmediğini, son 45 günlük ücret alacağının ve hiçbir zaman asgari geçim indiriminin ödenmediğini iddia ederek kıdem ve ihbar tazminatları, asgari geçim indirimi, ücret, fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ücreti ile yıllık ücretli izin alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; Belediye ile dava dışı ... Enerji Elektrik Üretim AŞ (... Şirketi) arasında " ... Düzenli Atık Depolama Sahasının Rehabilitasyonu ve Deponi Gazından Elektrik Enerjisi Üretilmesi İşi" için 24.05.2018 tarihinde 15 yıllık sözleşme imzalandığını, sözleşmede yer alan işlerin bir kısmının alt işverenlere gördürülmesine sözleşme gereği izin verildiğini, buna dayanarak dava dışı ... Şirketi tarafından alandaki çöplerin serilmesi, sıkıştırılması ve örtülmesi işi için dava dışı ... Bakım Onarım İnş. Müh. Emlak Araç Kiralama San. Tic. Ltd. Şti (... Şirketi) arasında 25.09.2020 tarihinde sözleşme imzalandığını, davacının da dava dışı ... Şirketi çalışanı olduğunu, davacının çalışmaya başladığı dönemden itibaren hiçbir zaman Belediye işçisi olarak çalışmadığını, davanın husumet nedeniyle reddi gerektiğini, tüm kayıtların dava dışı Şirketlerden celbi gerektiğini, kabul anlamına gelmemek üzere davacının fazla çalışma ile ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığı iddiasını somutlaştırması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacıya ait hizmet döküm cetveli kayıtlarına göre davacının iddia edilen dönem içerisinde davalı ... tarafından hizmet alımı yapılan şirketlerde istihdam edildiği, çalışmasının Belediye işyerinde geçtiği, davacının değişen şirketler nezdinde ve fakat davalıya ait katı atık depolama işyerinde operatör olarak istihdam edilmesine göre davalı ... ile ihbar olunan işveren Şirketler arasında 4857 sayılı İş Kanunu'nun (4857 sayılı Kanun) 2/7 hükmünde tanımlanan asıl işveren alt işveren ilişkisi bulunduğu, bu bakımdan davalı Belediyenin asıl işveren sıfatıyla talep edilen alacaklardan sorumlu olduğu, davacının hizmet süresinin 27.09.2016 - 15.11.2021 tarihleri arasında fasılalı olarak toplam 3 yıl 5 ay 5 gün olduğu, davacının aylık net çıplak ücretinin 6.000,00 TL kabul edildiği, tanık beyanları ve son işveren Şirket tarafından ihbar tazminatı ödemesi yapılmasına göre iş sözleşmesinin iş bitimi nedeniyle sonlandırıldığı sonucuna ulaşıldığı ve davacının kıdem ve ihbar tazminatlarına hak kazandığı, davacının davalı işyerinde haftada ortalama 12 saat fazla çalışma yaptığı ve tüm ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığının tespit edildiği ayrıca ödenmeyen yıllık ücretli izin ile ücret ve asgari geçim indirimi alacaklarının da bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesi kararında isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davacının Belediye işçisi olmadığını, davanın husumet nedeniyle reddi gerektiğini, davacının son olarak ihaleyi kazanan ... Şirketinin işçisi olarak çalıştığını, tüm sorumluluğun ihbar olunan Şirketlere ait olduğunu ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davalı Belediyenin dava konusu tazminat ve alacaklardan sorumu olup olmadığına ilişkindir. Asıl işveren alt işveren ilişkisi esas itibarıyla konusu iş görme olan borçlar hukuku sözleşmesinin iş hukukuna yansımasıdır. Taraflar arasındaki borçlar hukuku sözleşmesi, 4857 sayılı Kanun'un 2/7 hükmünde yer alan tanımın unsurlarını içeriyorsa bu durumda borçlar hukuku sözleşmesi olma özelliğinin dışında iş hukuku bakımından asıl işveren alt işveren ilişkisi oluşturur (Nurşen Caniklioğlu, “Asıl İşveren Alt İşveren İlişkisinin Unsurları-Unsur Yokluğunun ve Geçersizliğinin Sonuçları”, Sicil İş Hukuku Dergisi, S.50, 2023/II, s.14). 4857 sayılı Kanun'un 2/7 hükmüne göre bir işverenden, işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerinde veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerde iş alan ve bu iş için görevlendirdiği işçilerini sadece bu işyerinde aldığı işte çalıştıran diğer işveren ile iş aldığı işveren arasında kurulan ilişkiye asıl işveren alt işveren ilişkisi denilmektedir. Somut uyuşmazlıkta; taraflar arasında, davalı ... ile dava dışı ... Şirketi arasındaki hukuki ilişki ve bu ilişkinin davaya etkisi noktasında uyuşmazlık bulunmaktadır. Dosyada yer alan hizmet alım sözleşmeleri, Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) kayıtları ve dosya içeriğine göre davacının 27.09.2016-31.07.2017 tarihleri ile 02.06.2018-30.09.2019 tarihleri arasında dava dışı şirketler nezdinde "... Belediyesi Dahilindeki Düzenli Katı Atık Depolama Alanlarında Çöplerin Serilmesi, Sıkıştırılması ve Örtülmesi" hizmet alım işi kapsamında çalıştığı, şirketler ile davalı ... arasında asıl alt işveren ilişkisi bulunduğu anlaşıldığından, bu dönem yönünden asıl işveren davalı Belediyeye husumet yöneltilebileceği konusunda tereddüt bulunmamaktadır. Belirtilen tarihten sonraki dönemler yönünden ise davacının 05.10.2019-31.01.2020 tarihleri arasında ... ünvanlı, 04.10.2020-17.07.2021 tarihleri ile 26.09.2021-15.11.2021 tarihleri arasında ise ... Şirketinden çalışmalarının bildirildiği, SGK kayıtlarında bahsi geçen Şirketlerin alt işveren, ... Şirketinin ise asıl işveren olarak bildirildiği görülmektedir. Davalı ... ile dava dışı ... Şirketi arasında 24.05.2018 tarihinde " ... Düzenli Atık Depolama Sahasının Rehabilitasyonu ve Deponi Gaziından Elektrik Enerjisi Üretilmesi İşine Ait Sözleşme" imzalanmış olup sözleşmenin 3. maddesinde sözleşmenin kapsamı ve konusu şu şekilde belirlenmiştir:"3.1.... Belediyesi sınırları içerisindeki evsel atıkların çevre ve insan sağlığına olası olumsuz etkilerinin ortadan kaldırılması, ekonomik değer yaratılması ve sürdürülebilir bir atık yönetim sistemi oluşturulması için; ... Düzenli Atık Depolama Alanı'nda; çöp deponi gazından elektrik enerjisi üretilmesi işi için gerekli plan, proje ekipman, mühendislik hizmetleri, donanım, yazılım, test, montaj, dokümantasyon ve devreye alma işleri, çöplerin serilmesi, sıkıştırılması, örtülmesi işi ile ... Düzenli Atık Depolama Alanı için Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca onaylanan rehabilitasyon projesine bağlı kalınarak İdare'nin iş programında belirleyeceği tarihte projede gösterilen etapların sırasıyla rehabilite edilmesi ve diğer sahaların rehabilitasyon projelerinin hazırlanarak rehabilitasyon işlemlerinin gerçekleştirilmesi işlerini kapsamaktadır.3.2. ... İlçesi, ... Düzenli Atık Depolama Alanı'nda bulunan 913 Parsel Nolu ve 1174 Parsel Nolu toplam 31.626,00 m² lik yüzölçümlü taşınmazların kirlanması, bu taşınmazları üzerine yenilenebilir enerji kaynağından elektrik enerjisi üretim tesisi kurulması, tesisin 15 yıl süreyle işletilerek, işletme süresince kira bedeli ile enerji üretiminden elde edilen gelir üzerinden pay ödenmesi, işin süresinde içerisinde sahanın rehabilitasyonunun yapılması ve çöplerin serilmesi, sıkıştırılması, örtülmesi işidir." Sözleşmeye göre ayrıca hasılat payı ile kira ödemesi ve 15 yıllık işletme süresi ile kiranın, tesisin işletmeye alındığı tarihten itibaren başlayacağı, süreç sonunda enerji verimliliği tespit edildiği durumda da işletim süresine İdare tarafından süre uzatımı verilebileceği ve sözleşmenin "Alt yükleniciler ve devir" başlıklı 17. maddesinde işin bir kısmının alt işverenlere yaptırılabileceği kararlaştırılmıştır. Davacı da bu kapsamda, ... Şirketinden iş alan dava dışı ... ünvanlı işyerinde ve ... Şirketinde çöplerin serilmesi, sıkıştırılması ve örtülmesi işinde dozer operatörü olarak çalışmıştır.Dosya içeriğindeki bilgi ve belgeler ile davalı ... ile dava dışı ... Şirketi arasında düzenlenen sözleşme içeriğinden davalı Belediyece İzmir ... katı atık depolama alanındaki deponi gazından elektrik enerjisi üretilmesi işi kapsamında Tesisin işletilmesinin 15 yıl süreyle ... Şirketine verildiği görülmektedir. Geçerli bir asıl işveren alt işveren ilişkisinde alt işveren, asıl işverenin nam ve hesabına iş yürütür. Başka bir anlatımla alt işveren, asıl işverene ait asıl ya da yardımcı olarak nitelendirilen işi görür. Yürütülen işin kâr veya zararı asıl işverene aittir. Oysa somut olayda kira sözleşmesi kapsamında ihbar olunan ... Şirketi, kâr ve zararı kendisine ait olmak üzere kendi nam ve hesabına üretimde bulunmaktadır. Buna göre davalı ... ile ihbar olunan ... Şirketi arasında asıl işveren alt işveren ilişkisi bulunmadığından, davacının, bahsi geçen işe ait 05.10.2019 tarihinden fesih tarihine kadar olan çalışması yönünden, davalı Belediyenin sorumluluğu bulunmamaktadır. Mahkemece, açıklanan hususlar dikkate alınmadan, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 04.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.