Trafik kazasında yaralanan noterin işgücü kaybı ve manevi tazminat talepleri üzerine verilen bozma sonrası kararın temyiz incelemesi.
Özet: Bir trafik kazası sonucu yaralanan noter davacı adına açılan maddi ve manevi tazminat davasında, ilk derece mahkemesinin başlangıçta verdiği kararın Yargıtay tarafından manevi tazminatın az bulunması ve davacının 3 aylık iş göremezlik sürecindeki kazanç kaybının yeterince araştırılmaması gerekçeleriyle bozulmasının ardından, ilk derece mahkemesinin bozmaya uyarak maddi tazminat talebini ispatlanamadığı gerekçesiyle reddedip manevi tazminat talebini kısmen kabul ettiği hüküm, davacı vekili tarafından noterlik gelir kaybının ispatlandığı iddiasıyla, davalı vekili tarafından ise hükmedilen manevi tazminatın fahiş olduğu iddiasıyla yeniden temyiz edilmiştir.
4. Hukuk Dairesi         2025/431 E.  ,  2025/13048 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2020/3 90... /1922 Karar
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı ... vekili, davalı ... Tic. Ltd. Şti vekili ve davalı ... tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; 18.09.2011 tarihinde davalılardan ... Tic. Ltd. Şti’nin işleteni olduğu diğer davalının sevk ve idaresinde bulunan tırın, müvekkili ...’ın sürücülüğünü yaptığı araca çarpması neticesinde araçta yolcu olarak bulunan müvekkili ...'ın yaralandığını, kazaya davalı ...'ün tam kusuru ile sebep olduğunu, davalıların maddi ve manevi zarardan birlikte sorumlu olduklarını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere müvekkili ...'ın yaralanmasına bağlı iş gücü kaybı yönünden 2.000,00 TL maddi tazminat ile 20.000,00 TL manevi tazminat; müvekkili ...'ın, eşi ...'ın yaralanmasına bağlı oluşan manevi zararı yönünden 10.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden işleyecek yasal faizi ile beraber davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili talep edilmiş; davacı ... yönünden maddi tazminat talebi 28.252,35 TL'ye yükseltilmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... Tic. Ltd. Şti vekili cevap dilekçesinde; davanın sigorta şirketine ihbar edilmesi gerektiğini, sürücünün olayda kusurunun olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Davalı ... cevap dilekçesinde; olayda kusur ve sorumluluğunun olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 24.05.2016 tarihli ve 2011/4 54... /231 Karar sayılı kararıyla; davacılardan ...’ın eşi olan diğer davacının yaralanmasına dayalı manevi tazminat talebinin, davacılardan ...’ın maluliyetinin bulunmadığı gerekçesi ile reddine; kusur ve hesap bilirkişi raporları benimsenerek, davacılardan ...’ın maddi tazminat isteminin kabulü ile manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne, 28.252,35 TL maddi tazminat ile 2.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden işleyecek yasal faizi ile beraber davalılardan tahsili ile davacı ...'a verilmesine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararının süresi içinde davacılar vekili ve davalı ... Tic. Ltd. Şti vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 13.11.2019 tarihli ve 2018/1554 Esas, 2019/5233 Karar sayılı ilamıyla; olay tarihi, davacı ...’ın trafik kazasına bağlı olarak kemik kırığına yol açacak şekilde yaralanması, üç ay iş ve güçten yoksun kalması, davalılardan ...’ün şerit değiştirme kurallarını ihlal ederek tam kusuru ile kazaya sebep olması değerlendirildiğinde davacı ... yararına takdir edilen manevi tazminatın az olduğu; olay tarihinde davacılardan ...’ın .... Noteri olarak görev yaptığı, adli tıp uzmanı bilirkişi tarafından olaya bağlı olarak 3 ay süre ile iş gücünden yoksun kaldığının tespit edildiği ve davacının aylık kazancına ilişkin ... Birliği’nin cevabi yazısı doğrultusunda düzenlenen hesap bilirkişi raporu hükme esas alınarak adı geçen davacının bu süre zarfında noterlik mesleğinden gelir elde etmediğinin kabul edildiği; iş gücü kaybının oluştuğu zaman aralığında davacı noterin kazanç kaybının oluşup oluşmadığı yönünde bir araştırma yapılmadığı, eksik araştırma ile yazılı şekilde karar verilmiş olmasının doğru görülmediği gerekçesi ile hükmün davacı ... ve davalı ... Tic. Ltd. Şti yararına bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı ...'ın taleplerinin Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleşmiş olması nedeniyle bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, davacı ...'ın maddi tazminat talebinin ispatlanamadığı gerekçesi ile reddine; davacı ...'ın manevi tazminat talebinin kabulü ile 20.000,00 TL manevi tazminatın 18.09.2011 tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'a verilmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı ... vekili temyiz dilekçesinde; dosya arasına alınan noterlik cevabi yazıları ve alınan bilirkişi raporuna göre kazaya bağlı maddi zararın ispatlandığını, noterlerin bizzat yapacağı işlere ilişkin gelirden müvekkilinin mahrum kaldığını, bu süre zarfında ölüme bağlı tasarruf işlemlerinin yapılamadığını, 3 ay iş göremezliğe ilişkin maddi zarara hükmedilmesi gerektiğini beyan etmektedir.
Davalı ... Tic. Ltd. Şti vekili temyiz dilekçesinde; hükmedilen manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu, hakkaniyete uygun olmadığını, davacı ...'ın reddedilen maddi tazminat talebi yönünden müvekkili yararına eksik vekalet ücretine hükmedildiğini, ıslah ile artırılan meblağın dikkate alınmadığını, aynı şekilde diğer davacının reddedilen manevi tazminat talebi yönünden de vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirtmiştir.
Davalı ... temyiz dilekçesinde; Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden kusur raporu alınmadan karar verilmesinin hatalı olduğunu, kusur dağılımını kabul etmediğini, hükmedilen manevi tazminatın karşı taraf yönünden zenginleşmeye yol açacak miktarda olduğunu, kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirtmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; davalıların sürücüsü ve işleteni olduğu aracın karıştığı çift taraflı trafik kazasına bağlı yaralanma nedeniyle maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir.
1.Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalı ... vekilinin tüm; davacı ...'ın davalı ... Tic. Ltd. Şti'ne yönelik tüm temyiz itirazları ile davalı ... Tic. Ltd. Şti vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Davacı ...'ın davalı ...'e yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Mahkemenin, Yargıtay'ın bozma kararına uyması ile bozma kararı lehine olan taraf yararına usuli kazanılmış hak doğabileceği gibi bazı konuların bozma kararı kapsamı dışında kalması yolu ile de usuli kazanılmış hak durumu oluşabilir. Yargıtay tarafından bozulan bir hükmün bozma kararının kapsamı dışında kalmış olan kısımları kesinleşir. Bozma kararına uymuş olan mahkeme, kesinleşen bu kısımlar hakkında yeniden inceleme yaparak karar veremez. Bir başka anlatımla; kesinleşmiş bu kısımlar, lehine olan taraf yararına usuli kazanılmış hak oluşturur. "Usuli kazanılmış hak" kavramı ise, davaların uzamasını önlemek, hukuki alanda istikrar sağlamak ve kararlara karşı genel güvenin sarsılmasını önlemek amacıyla Yargıtay uygulamaları ve öğretide kabul görmüş usul hukukunun vazgeçilmez ana temellerinden olup bir davada, mahkemenin ya da tarafların yapmış olduğu bir usul işlemi ile taraflardan biri lehine doğmuş ve uyulması zorunlu olan hakkı ifade eder.
Dosya kapsamından, mahkemenin 24.05.2016 tarihli ve 2011/4 54... /231 Karar sayılı kararına karşı davalı ...'ün temyiz isteminde bulunmadığı, davacılar vekili ve davalı ... Tic. Ltd. Şti vekilinin temyizi üzerine hükmün temyize gelen taraflar yararına Dairenin 13.11.2019 tarihli ve 2018/1554 Esas, 2019/5233 Karar sayılı ilamıyla bozulduğu, davalı ... yönünden ilk kararda hükmedilen 28.252,35 TL maddi tazminat yönünden davacı ... yararına usuli kazanılmış hak oluştuğu anlaşılmıştır.
Şu hâlde; 24.05.2016 tarihli ve 2011/4 54... /231Karar sayılı mahkeme kararı davalı ... tarafından temyiz edilmediği için davacı ... yararına 28.252,35 TL maddi tazminat hükmü yönünden usuli kazanılmış hak oluştuğu gözetilmeden bozma sonrası davalı ... yönünden maddi tazminat talebinin tümden reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın davacı ... yararına bozulması gerekmiştir.
3. Davalı ... Tic. Ltd. Şti vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin (AAÜT) 13. maddesi "Bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, davanın görüldüğü mahkeme için bu Tarifenin ikinci kısmında belirtilen maktu ücretlerin altında kalmamak kaydıyla (7 nci maddenin ikinci fıkrası, 10 uncu maddenin üçüncü fıkrası ile 12 nci maddenin birinci fıkrası, 16 ncı maddenin ikinci fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla) bu Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir. Ancak, hükmedilen ücret kabul veya reddedilen miktarı geçemez. Maddi tazminat istemli davaların tamamının reddi durumunda avukatlık ücreti, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre hükmolunur." hükmünü haizdir.
Somut olayda, davalı ... Tic. Ltd. Şti yönünden maddi tazminat talebinin tümden reddedildiği, karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT'nin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre reddedilen kısım yönünden bu davalı yararına vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, bedel artırım dilekçesi değerlendirilmeden eksik vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle de davalı ... Tic. Ltd. Şti yararına bozulmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin tüm, davacı ...'ın davalı ... Tic. Ltd. Şti'ne yönelik tüm temyiz itirazlarının, davalı ... Tic. Ltd. Şti vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davacı ...'ın davalı ...'e yönelik; (3) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı ... Tic. Ltd. Şti vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalı ...'e yükletilmesine
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacı ... ve ... Tic. Ltd. Şti'ne iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
25.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.