Boşanma sonrası maddi-manevi tazminat, nafaka ve ziynet alacağı davasında temyiz kesinlik sınırının hatalı uygulanması nedeniyle Bölge Adliye Mahkemesi ek kararının bozulması ve esas kararın onanması.
Özet: Mahkeme, bölgesel adliye mahkemesinin davacı vekilinin temyiz talebini, ziynetlerin aynen iadesi talebi de dahil olmak üzere tüm alacak kalemlerinin toplam rayiç değerinin temyiz kesinlik sınırının üzerinde olduğu gerekçesiyle reddeden ek kararını hukuka aykırı bularak kaldırmış; ancak davacı vekilinin bölgesel adliye mahkemesinin boşanmadan sonraki maddi ve manevi tazminat, nafaka ve ziynet alacağı taleplerine ilişkin esas kararına yönelik temyiz itirazlarını inceleyerek bu kararın usul ve kanuna uygun olduğunu tespit etmiş ve temyiz itirazlarının kararı bozmayı gerektirecek nitelikte olmadığına hükmederek bölgesel adliye mahkemesinin esas kararını onamıştır.
2. Hukuk Dairesi         2025/2869 E.  ,  2025/10349 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/2833 E., 2025/112 K.
DAVA TÜRÜ : Boşanmadan Sonra Açılan Maddî ve Manevî Tazminat, Tedbir ve Yoksulluk Nafakası- Ziynet Alacağı
İLK DERECE MAHKEMESİ : Tavas Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
SAYISI : 2022/246 E., 2023/221 K.
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı vekili tarafından 26.02.2025 tarihli ek karar ile asıl karar yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1.Bölge Adliye Mahkemesince her ne kadar 26.02.2025 tarihli ek karar ile davacı kadın vekilinin temyiz talebinin temyiz kesinlik sınırının altında kaldığı gerekçesiyle reddine karar verilmiş ise de; davacı kadın dava dilekçesinde ziynetler yönünden aynen iade talebinde bulunmuştur. Bu durumda hüküm altına alınan tüm alacak kalemlerinin Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihi itibariyle toplam rayiç değerinin temyiz kesinlik sınırının üzerinde olduğu nazara alınmadan davacı vekilinin temyiz başvurusunun miktar yönünden reddine karar verilmesi doğru olmamış, bu nedenle Bölge Adliye Mahkemesince verilen 26.02.2025 tarihli ek kararın bozularak ortadan kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir.
2. Davacı kadın vekilinin asıl karara yönelik temyiz itirazlarının esasının incelenmesine gelince;
Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Bölge Adliye Mahkemesinin 26.02.2025 tarihli davacı kadın vekilinin temyiz başvurusunun reddine dair ek kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2.Davacı kadın vekilinin Bölge Adliye Mahkemesinin 27.01.2025 tarihli asıl kararına yönelik temyiz itirazlarının esasının incelemesine gelince;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
27.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.