Trafik kazasından kaynaklanan sürekli iş göremezlik tazminatı talebinde, Sigorta Tahkim Komisyonu kararının temyizi; küçük davacının menfaat çatışması nedeniyle kayyım atanması gereği ve tazminat hesaplama usulü incelemesi.
Özet: Sigortalı aracın karıştığı trafik kazasında yaralanan küçüğün sürekli iş göremezlik tazminatı talebiyle sigorta şirketine açtığı davada, yasal temsilcileri ile menfaat çatışması sebebiyle küçüğe kayyım atanması gerektiği yönündeki önceki bozmaya rağmen, davalının maluliyet raporu, tazminat hesaplama yöntemi ve müterafik kusur gibi itirazlarının reddedilerek verilen kararın yeniden temyiz edilmesi üzerine, dosya içeriği ve bozmanın mahiyeti dikkate alınarak Hukuk Muhakemeleri Kanununun 297/2 maddesi uyarınca hükmün açık ve uygulanabilir olması gerektiği değerlendirilmektedir.
4. Hukuk Dairesi         2025/7190 E.  ,  2025/13160 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ:Ticaret Mahkemesi

SAYISI: 2025/624 Değişik İş - 2025/624 Karar
SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ
SAYISI: KIT/2025-1014
SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ
SAYISI: K-2022/11422
İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafından Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) ile teminat altına alınan araç ile dava dışı bir aracın 09.10.2018 tarihinde karıştığı trafik kazası sonucunda sigortalı araçta yolcu olan müvekkilinin yaralandığını ve malul kaldığını, davalıya başvuru yapılmasına rağmen zararın giderilmediğini belirterek fazlaya ilişkin talep hakkı saklı kalmak üzere 15.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında zarardan sorumlu olduğunu, davacının kaza sırasında emniyet kemeri takıp takmadığının tespit edilmesi gerektiğini, davacı tarafından sunulan maluliyet raporunun olay tarihinde yürürlükte olan yönetmeliğe uygun olmadığını, müvekkilinin geçici iş göremezlik tazminatı ve bakıcı giderinden sorumlu olmadığını, davacının zararının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz esas alınarak belirlenmesi gerektiğini, müvekkilinin rapor ücretinden sorumlu olmadığını, müvekkilinin yasal faizden sorumlu olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; başvurunun kabulüne, 15.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 11.08.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin 25.02.2022 tarihli ve 2022/İHK-7453 Karar sayılı kararıyla; itirazın reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
İtiraz Hakem Heyetinin 25.02.2022 tarihli ve 2022/İHK-7453 Karar sayılı kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin, 19.02.2024 tarihli, 2022/7170 Esas ve 2024/1752 Karar sayılı ilamı ile; eldeki davada davacılar anne ... ve baba... velisi ve dolayısıyla yasal temsilcisi ise de, davacı ... trafik kazasına asli kusuruyla sebebiyet vermiş olup hükmedilecek tazminatın rücuen tahsili isteminde bulunulması ihtimalinin varlığı nedeniyle yasal temsilci olan anne ve babanın menfaati ile küçüğün menfaati bu davada çatıştığı, bu sebeple kanuni temsilci anne ve baba, küçüğü temsil edemeyeceği, İtiraz Hakem Heyetince, davacı küçüğe temsil kayyımı atanması için davacı yana süre verilmesi, bu işlem yönünden taraflardan süre uzatımına muvafakat istenilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, kayyım tayin edilmesi ve kayyımın davaya iştiraki sağlanmadan yazılı şekilde hüküm tesisinin doğru görülmediği gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiş; davalı vekilinin diğer temyiz itirazları incelenmemiştir.
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile itirazın reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davacı tarafından sunulan maluliyet raporunun hüküm tesisine elverişli olmadığını, davacının zararının %1,8 teknik faiz esas alınarak belirlenmesi gerektiğini, davacı kaza tarihinde 4 yaşında olup 18 yaşından itibaren gelir elde etmeye başlayacağını, bu nedenle kaza tarihinden itibaren hesaplama yapılmasının hatalı olduğunu, davacının kaza sırasında emniyet kemeri takmaması nedeniyle müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini ileri sürerek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, davalı tarafından ZMSS poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucunda sigortalı araçta yolcu olan davacının yaralanmasından kaynaklanan sürekli iş göremezlik tazminatı istemine ilişkindir.
1. 6100 sayılı HMK'nın 297 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca hükümde taleplerin her birinin karşılanmış olması ve hüküm sonucunun açık, net ve hükmü infaz edecek makamlarda tereddüt ve şüpheye mahal vermeyecek ölçüde sarih olması önem taşımaktadır. Başka bir anlatımla tesis edilen hüküm, infazı kabil ve uygulanabilir olmalıdır. Söz konusu düzenleme kamu düzenine ilişkindir.
5684 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesinin 12 nci fıkrası ve Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16... /A maddeleri ile uyuşmazlık dosyalarının öncelikle sigorta hakemleri tarafından çözülerek karara bağlanması, sigorta hakemlerinin verdiği kararlara kaşı kararın bildiriminden itibaren 10 gün içinde itiraz olanağı tanınması, itiraz halinde ise üç kişilik İtiraz Hakem Heyetinin esas incelemesi yapması ve sigorta hakemlerince verilen kararı yerinde görmezse kaldırarak yeni karar vermesi düzenlenmiştir. İtiraz üzerine verilen kararların ise temyize tabi olduğu belirtilmiştir. Taraf itirazlarını yerinde bulan İtiraz Hakem Heyeti, hakem kararını kaldırarak yeniden hüküm kurabilmekte ve İtiraz Hakem Heyeti kararı, ilk hakem kararının yerini almakta olup temyize konu edilecek karar ise itiraz sonrası verilen İtiraz Hakem Heyeti kararıdır.
Bozma uyarınca İtiraz Hakem Heyetince bozmaya uygun olarak esas hakkında uyuşmazlığı sona erdirecek, infaza elverişli bir karar verilmesi gerekir.
Somut olayda; Daire bozmasından sonra İtiraz Hakem Heyeti tarafından bozma kararı doğrultusunda uyuşmazlığı sona erdirecek ve infaza elverişli yeni bir hüküm oluşturulması gerekirken "itirazın reddine" şeklinde karar verilmekle yetinilmiş olması usul ve yasaya uygun bulunmamış, hükmün açıklanan nedenle bozulması gerekmiştir.
2. Bozma nedenine göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazları bu aşamada incelenmemiştir.
VII. KARAR
1. Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,
2. Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine,
Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,
25.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.