İşçinin ücret ödemesi ve çalışma koşulları nedeniyle haklı fesih iddia ettiği iş hukuk davasında kıdem tazminatı, fazla mesai ve diğer alacakların hesaplanması ile dava türünün ve faiz başlangıcının temyizen incelenmesi.
Özet: Ücretlerinin ödenmemesi ve çalışma koşullarının güvensizliği nedeniyle iş sözleşmesini haklı olarak feshettiğini iddia eden işçinin kıdem tazminatı, yıllık ücretli izin, asgari geçim indirimi, fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ile hafta tatili alacakları talebiyle açtığı davada, ilk derece ve istinaf mahkemeleri, işçinin bankaya asgari ücret yatırılıp kalanının elden ödendiği iddiasını tanık beyanları ve imzasız bordrolarla birlikte kabul ederek, işçinin haklı feshinin ve alacaklara hak kazandığının tespit edildiği kararlar verirken; davalı işveren davanın belirsiz alacak niteliğinde açılamayacağını, bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, işçinin iddialarını ispatlayamadığını ve faiz başlangıç tarihlerinin yanlış olduğunu ileri sürerek nihai kararı temyiz etmiştir.
9. Hukuk Dairesi         2025/7884 E.  ,  2025/9497 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2022/1051 E., 2025/1287 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Milas İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/83 E., 2022/60 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 08.09.2017-28.01.2021 tarihleri arasında davalıya ait işyerinde damperli tır şoförü olarak çalıştığını, iş sözleşmesini ücretlerinin ödenmemesi ve sahadaki çalışma koşullarının riskli ve iş güvenliği mevzuatına uygun olmadığı gibi sebeplerle haklı nedenle feshettiğini, kıdem tazminatının ödenmediğini, kullandırılmayan yıllık ücretli izinlerinin olduğunu, çalışma süresi boyunca fazla çalışma yaptığını, ulusal bayram ve genel tatiller ile hafta tatillerde çalışmaya devam etmesine rağmen söz konusu çalışmalarının karşılığının ödenmediğini, asgari geçim indirimi ücretinin de ödenmediğini ileri sürerek kısmi dava olarak açılan kıdem tazminatı, yıllık ücretli izin, asgari geçim indirimi alacakları ile belirsiz alacak davası olarak açılan fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın belirsiz alacak davası şeklinde açılamayacağını, davacının iş sözleşmesinin feshine gerekçe olarak gösterdiği iddiaların gerçeği yansıtmadığını, iş sözleşmesini haklı neden olmadan feshettiğini, ödenmeyen alacağının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının davalıya ait işyerinde 08.09.2017-15.11.20 17... .11.2017-27.01.2021 tarihleri arasında çalıştığı, davacının ücretinin asgari ücret karşılığının bankaya yattığı, bakiye kısmının elden ödendiğini iddia ettiği, davacı tanıkları ve davalı tanıklarından ...'nin ücretin ödenme yolu konusunda davacı iddiasını doğruladıkları ve davacı adına sunulan ücret bordrolarınında asgari ücret üzerinden düzenlendiği ve imzasız olduğu, emsal ücret araştırmasıyla davacı iddiası uyuştuğundan davacının talebiyle bağlı kalınarak davacının son aylık ücretinin 3.500,00 TL net, 4.895,00 TL brüt olduğunun kabulü gerektiği, davacının ödenmeyen ücret alacakları olduğundan kıdem tazminatına hak kazandığı, davacının ödenmeyen alacaklarının bulunduğu gerekçeleriyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; ödenmemiş alacakları bulunduğu tespit edilen davacının iş sözleşmesinin feshinin haklı nedene dayandığı ve kıdem tazminatı alacaklısı olduğu, hükme esas alınan hesap raporunun denetime elverişli olup işyeri kayıtlarına uygun olarak düzenlendiği, herhangi bir hesap hatası içermediği, bordrolar imzasız olup fazla çalışma yönünden yapılan ödemelerin mahsup edildiği, davacının bordro ücreti ile çalışmadığı, davacının iddia ettiği ücret ile çalıştığının dosya kapsamında ispatlandığı, dava dilekçesinde açıkça belirsiz alacak davası olarak açıldığı bildirilen fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacakları yönünden dava tarihinden itibaren faiz işletilmesinin yerinde olduğu, davacının asgari geçim indirimi ve yıllık ücretli izin alacaklarının hüküm altına alınmasının yerinde olduğu gerekçeleriyle davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde;
1. Davanın belirsiz alacak davası şeklinde açılamayacağını,
2. Hükme esas alınan bilirkişi raporundaki hesaplamaların hatalı ve eksik olduğunu, bordroların yapılan hesaplamalarda dikkate alınmadığını, rapora yapılan itirazlarının Mahkemece değerlendirilmediğini,
3. Davacının iddialarını ispat edemediğini, iş sözleşmesini haklı nedenle feshetmediğini,
4. Davacının çalışma süresinin hatalı belirlendiğini, yıllık ücretli izin alacağının ve asgari geçim indirimi alacağının bulunmadığını,
5. Hükmedilen faiz tarihlerinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; dava türü, davacının kıdem tazminatı, fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil, hafta tatili, yıllık ücretli izin ve asgari geçim indirimi alacaklarına hak kazanıp kazanmadığı, bu alacakların hesaplanması ve hükmedilen faizin başlangıç tarihine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
03.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.