Sigortalı araç kazasında yaralanan yolcunun sürekli iş göremezlik tazminatı talebi, hakem kararına karşı temyiz başvurusu ve davalının zamanaşımı, hatır taşıması ile kusur itirazlarının reddi.
Özet: Bir trafik kazasında yaralanan yolcunun, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesiyle sigortalı aracın karıştığı kazadan kaynaklanan ve sigorta şirketinin kısmi ödeme sonrası bakiye olarak talep edilen 237.000 TL sürekli iş göremezlik tazminatına ilişkin uyuşmazlıkta, davalı sigorta şirketinin zamanaşımı, müterafik kusur, hatır taşıması indirimi, maluliyet raporunun hatalı olduğu ve faiz başlangıcı gibi itirazları incelenmiş; yapılan değerlendirmede davalı aracın tam kusurlu olduğu, zamanaşımı ve müterafik kusur bulunmadığı, hatır taşıması indirimi uygulanamayacağı, tazminatın asgari ücret üzerinden hesaplanmasının doğru olduğu ancak temerrüt tarihinde bir hata olduğu belirtilmiştir.
4. Hukuk Dairesi         2024/6601 E.  ,  2025/14018 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

SAYISI : 2024/424-2024/440
SAYISI : 2024/İHK-17692
SAYISI : K-2024/42814
İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 06.10.2021 tarihinde davacının yolcu olarak bulunduğu motosiklet ile davalıya Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile sigortalı aracın karıştığı çift taraflı trafik kazasında davacının yaralanarak malul kaldığını, davalının tahkim başvurusundan önce davacıya 12.04.2023 tarihinde 135.665,01 TL ödediğini, kısmi ödemenin eksik olması sebebiyle bakiye tazminat talep ettiklerini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla belirsiz alacak olarak şimdilik 50,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; talep artırım dilekçesiyle talebini toplam 237.000,00 TL’ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalının tahkim yargılamasından önce davacıya 12.04.2023 tarihinde 135.665,01 TL tazminat ödediğini, davacının bakiye tazminat talebinin reddi gerektiğini, davanın zamanaşımına uğradığını, maluliyet raporunun hatalı olduğunu, kusur bilirkişi raporu alınması, hatır taşıması ve müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun kabulü ile 237.000,00 TL bakiye sürekli iş göremezlik tazminatının 09.08.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı vekilinin itirazının reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davalının tahkim yargılamasından önce davacıya 12.04.2023 tarihinde 135.665,01 TL tazminat ödediğini, davacının bakiye tazminat talebinin reddi gerektiğini, davalının poliçe teminat limiti kadar zarardan sorumlu olduğunu, davanın zamanaşımına uğradığını, davacının belirsiz alacak davası açmasında hukuki yararı bulunmadığını, başvurunun dava şartı eksikliği nedeniyle usulden reddi gerektiğini, maluliyet raporunun hatalı olduğunu, hatır taşıması ve müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, kusur oranının hatalı olduğunu, davacının güncel SGK hizmet dökümünün dosyaya sunulması gerektiğini, geçici iş göremezlik süresi boyunca gelir elde ettiğinin anlaşılması halinde, davacının geçici iş göremezlik tazminatına ilişkin talebinin reddine karar verilmesi, SGK tarafından davaya konu kaza nedeniyle davacıya geçici iş göremezlik tazminatı ödenip ödenmediğinin tespit edilmesi gerektiğini, davalının geçici iş göremezlik tazminatı ve geçici bakıcı gideri tazminatından poliçe teminatı kapsamında sorumlu olmadığını, davacının gelirinin ne kadar olduğunun ispat edilmesi, aksi halde tazminatın asgari ücret üzerinden hesaplanması, ceza dosyasında 5271 sayılı CMK’nın 253 üncü maddesi kapsamında uzlaşmanın olup olmadığının tespit edilmesi gerektiğini, uzlaşmanın sağlanması halinde davacının davalıdan tazminat talep edemeyeceğini, davalının yalnızca dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizden sorumlu olduğunu, davacı lehine 1/5 oranında nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davalı ... tarafından ZMSS poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanan davacı yolcunun uğradığı sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, zamanaşımının dolmamasına, davacının müterafik kusurlu olduğuna ilişkin delil olmamasına, davacının davalıya sigortalı araçta yolcu olmamasına göre hatır taşıması indirimi yapılamayacak olmasına, kaza tespit tutanağına ve ceza dosyasında alınan kusur bilirkişi raporuna göre davalıya sigortalı aracın sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde tam kusurlu olduğunun anlaşılmasına, davacı lehine geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı gideri tazminatına hükmedilmediğinin anlaşılmasına, davaya konu kazanın iş kazası niteliğinde olmamasına, asgari ücrete göre tazminatın hesaplanmasına, ceza dosyasında uzlaşmanın bulunmamasına, temerrüt tarihinde hata olmamasına, davacı lehine hükmedilen vekalet ücretinde hata olmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Somut olayda; kaza neticesinde davacının maruz kaldığı yaralanmaya ilişkin olarak ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 18.11.2022 tarihli maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlendiği, raporun düzenlendiği yönetmelikte isabetsizlik olmadığı, ancak raporda davacının kaza nedeniyle yaralanan ayağı için % 5 oranında maluliyetinin bulunduğunun belirlendiği, bununla birlikte davacıda kaza nedeniyle meydana gelen hipertrofik skar ve keloid nedeniyle % 3 oranında maluliyetin tespit edildiği, kaza tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik ekindeki Erişkinler İçin Engelli Sağlık Kurulu Raporları Engel Oranları Alan Kılavuzunda yer alan “Deri-hipertrofik skar ve keloid" bölümünde bu husus nedeniyle maluliyet oranı belirlenirken skar izinin vücut yüzeyinin %1-9’unu kaplaması şartı bulunduğu, anılan raporda ise bu yönde bir değerlendirme yapılmaksızın maluliyetin tespit edildiği, raporun bu nedenle yönetmelik hükümlerine uygun hazırlanmadığı anlaşılmıştır.
Açıklanan hukuki ve maddi vakıalar karşısında; davacının yeniden muayenesi yapılarak kaza nedeniyle sürekli iş göremezlik oranının belirlenmesi amacıyla kaza tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine ve ekindeki Erişkinler İçin Engelli Sağlık Kurulu Raporları Engel Oranları Alan Kılavuzuna göre yukarıda açıklandığı şekilde Adli Tıp Kurumu veya davacının ikametine en yakın Üniversite Hastanesinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümünden içerisinde cildiye/plastik cerrahi bölümü ile ortopedi ve travmatoloji bölümü uzmanı bulunan heyetten rapor alınıp (usuli kazanılmış haklar gözetilmek suretiyle) sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
3.Dosya kapsamından davacının davaya konu trafik kazası nedeniyle meydana gelen yaralanması sebebiyle davalıya başvuru yaptığı, davalı tarafça hasar dosyasının açıldığı, davacı vekili tarafından ibraname imzalandığı, ibraname gereği davalının davacıya tahkim yargılamasından önce 12.04.2023 tarihinde 135.665,01 TL kısmi ödeme yaptığı, eldeki başvuruda davacı vekilinin ödemenin 2918 sayılı KTK’nın 111 inci maddesinin 2 nci fıkrası kapsamında eksik ve yetersiz olduğu gerekçesiyle bakiye tazminat talebinde bulunduğu anlaşılmıştır.
2918 sayılı KTK’nun 111 inci maddesinin 2 nci fıkrasında; "Tazminat miktarlarına ilişkin olup da, yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşmalar veya uzlaşmalar yapıldıkları tarihten başlayarak iki yıl içinde iptal edilebilir." hükmü mevcut olup, huzurdaki dava 2 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmıştır.
Ancak hükme esas alınan 28.12.2023 tarihli aktüer bilirkişi raporunda, KTK’nın 111 inci maddesi uyarınca yetersiz ödeme olup olmadığı yönünde bir değerlendirme yapılmamış, rapor tarihindeki verilere göre hesaplanan tazminat miktarının kaza tarihindeki sakatlanma teminat limitini aşması sebebiyle, teminat limitinden kısmi ödemenin güncelleştirilmiş hali mahsup edilmek suretiyle bakiye tazminat miktarı hesaplanmış, Uyuşmazlık Hakem Heyetince söz konusu rapor benimsenerek davacı lehine tazminata hükmedilmiş, davalı vekilinin karara karşı tazminat miktarına ilişkin itirazları İtiraz Hakem Heyetince reddedilmiş, karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Somut olayda, maluliyet tazminatı öncelikle ödeme tarihindeki verilere göre hesaplanmalı, ödenmesi gereken miktarla ödenen miktar arasında 2918 sayılı KTK’nın 111 inci maddesinin 2 nci fıkrasında belirtildiği şekilde fahiş bir fark olup olmadığı değerlendirilmelidir. Şayet ödenmesi gereken maluliyet tazminatı ile ödenmiş olan miktar arasında fahiş fark olduğu saptanırsa, davacı tarafından daha önce verilen ibranamenin makbuz hükmünde olduğu kabul edilerek, rapor tarihindeki verilere göre hesaplanan tazminat tutarından, davalı tarafından yapılan ödemenin güncellenerek düşülmesi sonucunda oluşan duruma göre karar verilmesi gerekmektedir.
Şu durumda İtiraz Hakem Heyetince, öncelikle davalının davacıya yaptığı kısmi ödemeye ilişkin evraklar temin edilmek suretiyle aktüer bilirkişiden ek rapor alınarak ödenmesi gereken miktarla ödenen miktar arasında 2918 sayılı KTK’nın 111 inci maddesinde belirtildiği şekilde fahiş bir fark olup olmadığı değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır.
VI. KARAR
1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
2.Yukarıda (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine,
Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,
13.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.