Trafik kazası sonucu sürekli iş göremezlik tazminatında, 7226 sayılı Kanunun COVID-19 süre durdurması hükümlerinin uzamış ceza zamanaşımına etkisi.
Özet: Yolcu olarak bulunduğu sigortalı aracın karıştığı trafik kazasında yaralanan davacının sürekli iş göremezlik tazminatı talebiyle yaptığı başvurunun, uyuşmazlık ve itiraz hakem heyetleri tarafından, kazanın meydana geldiği 02.09.2015 tarihinden itibaren işlemeye başlayan 8 yıllık uzamış ceza zamanaşımı süresinin 02.09.2023te dolduğu ve başvurunun bu sürenin ardından 30.10.2023 tarihinde yapıldığı gerekçesiyle zamanaşımından reddedilmesi üzerine, davacının arabuluculuk başvurusuna rağmen, 7226 sayılı Kanunun COVID-19 nedeniyle yargıdaki hak kayıplarını önlemek amacıyla zamanaşımı sürelerini durduran geçici 1. maddesinin suç ve ceza zamanaşımı sürelerini kapsam dışı bırakması nedeniyle, uyuşmazlıkta söz konusu 8 yıllık zamanaşımı süresinin pandemi nedeniyle durmadığı ve talebin haklı olarak zamanaşımına uğradığı değerlendirilmektedir.

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2024/404- 2024/410SAYISI : 2024/İHK-25107SAYISI : K-2024/113428 İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; 02.09.2015 tarihinde davacının yolcu olarak bulunduğu davalıya Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile sigortalı araç ile başka bir aracın karıştığı çift taraflı trafik kazasında davacının yaralanarak malul kaldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla belirsiz alacak olarak şimdilik 15.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının davalıya başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımına uğradığını, maluliyet raporunun hatalı olduğunu, kusur raporu alınması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARIUyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu kazanın 02.09.2015 tarihinde meydana geldiği, davacının tahkime başvuru tarihinin 30.10.2023 olduğu, başvurunun 8 yıllık ceza zamanaşımı süresi dolduktan sonra yapıldığı gerekçesiyle başvuranın talebinin zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.IV. İTİRAZUyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu kazanın 02.09.2015 tarihinde meydana geldiği, 8 yıllık uzamış ceza zamanaşımının 02.09.2023 tarihinde dolduğu, başvurunun 8 yıllık ceza zamanaşımı süresi dolduktan sonra 30.10.2023 tarihinde yapıldığı gerekçesiyle davacı vekilinin itirazının reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı vekili temyiz dilekçesinde; davacının 24.08.2023 tarihinde arabuluculuğa başvurduğunu, zamanaşımı süresinin durduğunu, belirsiz alacak davası açmaları ile birlikte zamanaşımının kesildiğini, dosyaya sundukları rapora göre davacının kazadan kaynaklanan maluliyetinin % 3 oranında olduğunu, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, davalı ... tarafından ZMSS poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanan davacı yolcunun uğradığı sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. 26.03.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair 7226 sayılı Kanun’un geçici 1 inci maddesi;“(1) Covid-19 salgın hastalığının ülkemizde görülmüş olması sebebiyle yargı alanındaki hak kayıplarının önlenmesi amacıyla;a) Dava açma, icra takibi başlatma, başvuru, şikâyet, itiraz, ihtar, bildirim, ibraz ve zamanaşımı süreleri, hak düşürücü süreler ve zorunlu idari başvuru süreleri de dâhil olmak üzere bir hakkın doğumu, kullanımı veya sona ermesine ilişkin tüm süreler; 06.01.1982 tarihli ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu, 04.12.2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ve 12.1.2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ile usul hükmü içeren diğer kanunlarda taraflar bakımından belirlenen süreler ve bu kapsamda hâkim tarafından tayin edilen süreler ile arabuluculuk ve uzlaştırma kurumlarındaki süreler 13.3.2020 (bu tarih dâhil) tarihinden,b)09.06.1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu ile takip hukukuna ilişkin diğer kanunlarda belirlenen süreler ve bu kapsamda hâkim veya icra ve iflas daireleri tarafından tayin edilen süreler; nafaka alacaklarına ilişkin icra takipleri hariç olmak üzere tüm icra ve iflas takipleri, taraf ve takip işlemleri, yeni icra ve iflas takip taleplerinin alınması, ihtiyati haciz kararlarının icra ve infazına ilişkin işlemler 22.03.2020 (bu tarih dâhil) tarihinden, itibaren 30.04.2020 (bu tarih dâhil) tarihine kadar durur. Bu süreler, durma süresinin sona erdiği günü takip eden günden itibaren işlemeye başlar. Durma süresinin başladığı tarih itibarıyla, bitimine on beş gün ve daha az kalmış olan süreler, durma süresinin sona erdiği günü takip eden günden başlamak üzere on beş gün uzamış sayılır. Salgının devam etmesi halinde Cumhurbaşkanı durma süresini altı ayı geçmemek üzere bir kez uzatabilir ve bu döneme ilişkin kapsamı daraltabilir. Bu kararlar Resmî Gazete’de yayımlanır.(2) Aşağıdaki süreler bu maddenin kapsamı dışındadır:a) Suç ve ceza, kabahat ve idari yaptırım ile disiplin hapsi ve tazyik hapsi için kanunlarda düzenlenen zamanaşımı süreleri.b) 5271 sayılı Kanunda düzenlenen koruma tedbirlerine ilişkin süreler.c) 6100 sayılı Kanunda düzenlenen ihtiyati tedbiri tamamlayan işlemlere ilişkin süreler.(3) 2004 sayılı Kanun ile takip hukukuna ilişkin diğer kanunlar kapsamında; a) İcra ve iflas daireleri tarafından mal ve haklara ilişkin olarak ilan ediliş olan satış gününün durma süresi içinde kalması halinde, bu mal veya haklar için durma süresinden sonra yeni bir talep aranmaksızın icra ve iflas dairelerince satış günü verilir. Bu durumda satış ilanı sadece elektronik ortamda yapılır ve ilan için ücret alınmaz.b) Durma süresi içinde rızaen yapılan ödemeler kabul edilir ve taraflardan biri, diğer tarafın lehine olan işlemlerin yapılmasını talep edebilir. c) Konkordato mühletinin alacaklı ve borçlu bakımından sonuçları, durma süresince devam eder,ç) İcra ve iflas hizmetlerinin aksamaması için gerekli olan diğer tedbirler alınır. (4) Durma süresince duruşmaların ve müzakerelerin ertelenmesi de dahil olmak üzere alınması gereken diğer tüm tedbirler ile buna ilişkin usul ve esasları;a) Yargıtay ve Danıştay bakımından ilgili Başkanlar Kurulu,b) İlk derece adli ve idari yargı mercileri ile Bölge Adliye ve Bölge İdare Mahkemeleri bakımından Hâkimler ve Savcılar Kurulu,c) Adalet hizmetleri bakımından Adalet Bakanlığı belirler" şeklindedir.Anılan maddede belirtilen sürelerin 15.06.2020 tarihine kadar (bu tarih dahil) uzatılmasına dair 2480 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı 30.04.2020 tarihli Resmi Gazede yayınlanarak yürürlüğe girmiş olup, kararın ilgili bölümü şöyledir:“Madde 1- (1) Covid – 19 salgın hastalığının ülkemizde yayılmasını ve yargı alanında doğabilecek hak kayıplarını önlemek amacıyla; 7226 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun geçici 1 inci maddesinin 1 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen durma süresi, 4734 sayılı Kamu İhale Kanununda öngörülen zorunlu idari başvuru yoluna ilişkin süreler hariç, 1.5.2020 (bu tarih dahil) tarihinden 15.6.2020 (bu tarih dahil) tarihine kadar (salgın hastalığının yayılma tehlikesinin daha önce ortadan kalkması halinde yeniden değerlendirilmek üzere) uzatılmıştır.”Yukarıdaki açıklandığı şekilde, 7226 sayılı Kanun’la yapılan düzenleme ve bu Kanun kapsamında Cumhurbaşkanı Kararıyla yapılan süre uzatımı ile 13.03.20 20... .06.2020 tarihleri (bu günler dahil) arasında zamanaşımı ve hak düşürücü süreleri ile aynı Kanun’da sayılan diğer süreler durdurulmuştur. Bunun diğer anlamı, arada geçen süreler, asıl sürelere eklenecektir. Bu arada geçen süre 95 gün olduğundan zamanaşımı ve hak düşürücü süreler hesaplanırken, süre başlangıcına bu 95 gün de eklenerek sürenin dolduğu tarih belirlenecektir.Ayrıca sürenin yeniden işlemeye başladığı tarihte kalan süre 15 günden az ise ayrıca bu süreler 15 güne uzatılmıştır. Sonuç olarak 95 günlük bir durma süresi gerçekleşmiş ve bu 95 günlük sürenin sonunda kalan süre 15 gün veya daha az ise kalan süreler 15 güne tamamlanarak süre uzatımı yapılmıştır. Kalan süre 3 gün ise bu 3 gün yerine 15 gün uygulanacak ama bu üç güne 15 gün eklenerek 18 gün uygulanmayacaktır.Somut olayda; dava konusu trafik kazası 02.09.2015 tarihinde meydana gelmiş, davacı vekili tarafından 30.10.2023 tarihinde tahkime başvurulmuştur. Davaya konu trafik kazası sonucunda davacı yaralanmış olup bu eylem için kaza tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nda öngörülen ceza zamanaşımı süresi 8 yıldır. 8 yıllık ceza zamanaşımı süresinin dolduğu 02.09.2023 tarihine 95 gün eklendiğinde sürenin bitimi 07.12.2023 tarihi olacaktır. Bu hâle göre tahkime başvuru tarihi itibariyle 2918 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrasında belirtilen 8 yıllık ceza zamanaşımı süresi dolmamıştır.Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince işin esasına girilerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, hatalı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir. VI. KARARYukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,Peşin alınan temyiz harcının temyiz eden davacıya iadesine,Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,13.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.