EYT kapsamında emekli olup ek sözleşmeyle çalışmaya devam eden işçinin kıdem tazminatı ve icra inkar tazminatı alacağına ilişkin hukuki uyuşmazlık.
Özet: Emeklilikte yaşa takılanlar (EYT) düzenlemesi kapsamında iş sözleşmesini fesheden bir işçi, işverenle yaptığı ek sözleşmeyle aynı işyerinde çalışmaya devam edip kıdem tazminatının daha sonraki bir tarihte ödeneceği konusunda anlaşmış; ancak ek sözleşme gereği işten ayrıldığında tazminatı ödenmeyince icra takibi başlatmıştır. İşverenin takibe itirazı üzerine, ilk derece ve bölge adliye mahkemeleri, ek sözleşme uyarınca işçinin kıdem tazminatına hak kazandığına, alacağın likit ve hesaplanabilir olduğuna, işverenin itirazının haksız ve kötü niyetli olduğuna hükmederek icra inkar tazminatı ödenmesine karar vermiştir.

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/970 E., 2025/1604 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : ... Batı 4. İş MahkemesiSAYISI : 2024/285 E., 2025/73 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalıya ait işyerinde 23.09.1996-12.07.2024 tarihleri arasında freze operatörü olarak çalıştığını, iş sözleşmesini 22.03.2023 tarihinde Emeklilikte Yaşa Takılanlar (EYT) uygulaması kapsamında feshettiğini, davacı ile davalı arasında imza altına alınan 22.03.2023 tarihli ek sözleşmede; bu sözleşmenin, 23.09.1996 tarihli ve ... numaralı iş sözleşmesinin ayrılmaz bir parçası olup mülga 1475 sayılı İş Kanunu'nun 14. maddesi gereğince emekli aylığına hak kazanan işçi ve işveren arasındaki iş sözleşmesinin devam edeceğinin düzenlendiğini, sözleşme gereğince, müvekkilin davalı işyerinde aynı koşullarda çalışmaya devam edeceği, müvekkilin emekli olarak çıkışının yapılacağı, 22.03.2023 tarihli çıkış sonrası 24.03.20243 tarihinde tekrar işe giriş yapılacağı, müvekkilinin çalışmaya devam edeceği ve kıdem tazminatı, yıllık ücretli izin alacağı ve diğer işçilik haklarının ilişiğin kesin olarak kesildiği tarihteki ücrete göre yapılacağı, emeklilik nedeniyle 22.03.2023 tarihinde kıdem tazminatı almayacağı, bu alacakları ilişiğin kesileceği tarihte isteyeceği, ek sözleşme imzalandıktan sonra işçinin devam eden hizmetinin işçinin kendi isteği ile iş sözleşmesini sonlandırmak istemesi durumunda, kıdem süresi iş sözleşmesinin sonlandırılacağı tarihe göre hesaplanıp kıdem tazminatı hakkının son aldığı ücreti üzerinden ödeneceği ve işçinin devam eden sözleşmesini dilediği tarihte sonlandırabileceği, bu durumdan kaynaklı hakkının istifa anlamına gelmeyeceğinin taraflarca karşılıklı olarak imza altına alındığını, davacının 12.07.2024 tarihinde işveren Şirkete başvurarak 22.03.2024 tarihli ek sözleşme gereğince işten ayrılacağını bildirdiğini, davalı ile imzalanan ek sözleşme gereğince ödenmesi gereken kıdem tazminatının ödenmediğini, kıdem tazminatının tahsili amacıyla girişilen icra takibine davalının itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptali ile icra takibinin devamına ve davalının kötüniyetli olması nedeniyle %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı tarafa usulüne uygun olarak dava dilekçesi tebliğ edilmesine rağmen cevap dilekçesi sunulmamıştır.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının ücretinin bordrolarda ve banka hesabındaki ücrete göre kıdem tazminatı tavanı üzerinde olduğundan tavan ücretin esas alındığı ve davacının çalışma süresi ücretinin ve iş sözleşmesinin fesih şeklinin taraflar arasında tartışma konusu olmadığı, davacının iş sözleşmesinin emeklilik sebebiyle feshedilmesi nedeniyle kıdem tazminatına hak kazandığı, davacının kıdem tazminatı talepli icra takibi yaptığı, fesih tarihinden takip tarihine kadar işlemiş faiz hesaplandığı, yapılan icra takibine borçlu işveren tarafından haksız ve kötüniyetli olarak itiraz edilmesi nedeniyle takibin durduğu, davacının kıdem tazminatı faiz alacağının işveren tarafından likit ve hesaplanabilir olduğundan yapılan icra takibine karşı borçlu itirazının haksız ve kötüniyetli olarak yapıldığı gerekçesiyle itirazın iptaline, icra takibin devamına, takibe itirazın haksız ve kötüniyetli yapılması nedeniyle %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; 22.03.2023 tarihli ek sözleşme gereğince davacıya kıdem tazminatının ödenmesi gerektiği, hesaplamada kıdem tazminatı tavanının dikkate alındığı, alacağın likit olduğu, davacının icra inkar tazminatına hak kazandığı, İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Kıdem tazminatına esas ücrete para ile ölçülebilir ücret dışında sağlanan menfaatlerin eklenmesi gerektiğini, 2. Davacının kıdem tazminatına ve icra inkar tazminatına hak kazanamadığını,3. Dava dilekçesinin usulüne uygun tebliğ edilmediğini ileri sürmüştür.B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacının kıdem tazminatı ve icra inkar tazminatına hak kazanıp kazanmadığına ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 05.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.