Uyuşturucu madde ticareti suçundan verilen mahkûmiyet kararının, sanığın beyanlarına rağmen eksik araştırma ve etkin pişmanlık hükümlerinin değerlendirilmemesi nedeniyle bozulması.
Özet: Uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkum olan sanık hakkındaki istinaf başvurusunun esastan reddi kararı, temyiz incelemesi sonucunda, sanığın uyuşturucu maddeyi temin ettiği iddia edilen kişilerin ve olayla ilgili telefon görüşmelerinin yeterince araştırılmaması, bu çerçevede etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanma ihtimalinin göz ardı edilmesi, yasal hak yoksunlukları düzenlemeleri ile adli para cezası ödeme uyarılarındaki usuli eksiklikler gibi eksik araştırma ve hukuka aykırılıklar tespit edildiğinden bozulmuş olup, dosya yeniden değerlendirilmek üzere ilk derece mahkemesine gönderilmiştir.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2020/646 E., 2023/527 K.SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapmaHÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : BozmaSanık hakkında kurulan hükmün, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:I. HUKUKİ SÜREÇA. ... 4. Ağır Ceza Mahkemesince, sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir.B. ... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.II. TEMYİZ SEBEPLERİSanık ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle;1. Eylemin sabit olmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine,2. Lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine,İlişkindir.III. GEREKÇEİlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, eylemin sübutuna ve vasfına, delillerin değerlendirilmesine, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 188/4-a maddesinin uygulanmasına, delillerin hukuka uygun olarak toplandığına ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş; hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak aşağıda belirtilenler dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.1. Dosya kapsamından, sanığın, soruşturma aşamasında müdafii huzurunda alınan savunmalarında, ele geçen uyuşturucu maddeyi ... isimli açık kimlik bilgilerini bilmediği şahıstan temin ettiğini ve bu şahsın ikametini gösterebileceğini beyan ettiği; ayrıca sanığın cep telefonu ve sim kartında 5271 sayılı CMK'nın 134. maddesi uyarınca yapılan incelemede, "... ..." olarak kayıtlı " ... " nolu GSM hattı ile olay gününde mesajlaşma ve telefon görüşmelerinin olduğu; yine olay günü "..." olarak kayıtlı " .. " nolu GSM hattı ile telefon görüşmelerinin bulunduğu anlaşılmakla; sanığa söz konusu GSM hatlarının kimler tarafından kullanıldığının ve ifadesinde beyan ettiği "..." isimli şahsın bu hatları kullanıp kullanmadığının sorulması, beyanına göre söz konusu GSM hatlarını suç tarihindeki sahiplerinin araştırılması, gerektiğinde tanık sıfatıyla beyanlarının alınması; sanığa, kolluk marifetiyle yer gösterme yaptırılması ve bu yolla uyuşturucu maddeyi temin ettiğini iddia ettiği şahsın, suç tarihindeki ikametinin, mümkünse açık kimlik ve adres bilgilerinin tespit edilmesi halinde, bu şahsın tanık sıfatıyla beyanına başvurulması ve gerektiğinde hakkında suç duyurusunda bulunulması, sonucuna göre sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 192/3. maddesi uyarınca etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde eksik araştırma ile karar verilmesi,2. 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesi uyarınca hak yoksunluklarının uygulanması açısından, 7242 sayılı Kanun kapsamında yapılan değişikliklerin gözetilmemesi,3. Sanığa verilen adli para cezasınının taksitlendirilmesine ve taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde geri kalan kısmın tamamının tahsil edilmesine karar verildikten sonra, "ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceği", ihtarına yer verilmeyerek, 5237 sayılı TCK'nın 52/4. maddesine aykırı davranılması,Hukuka aykırı görülmüştür.IV. KARARGerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, sanık ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden ... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-a maddesi uyarınca ... 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,06.11.2025 tarihinde karar verildi.