Uyuşturucu madde ticareti suçundan verilen mahkumiyet kararlarında, eylemlerin kullanım sınırında kaldığı ve delil yetersizliği durumlarında beraat gerekliliği ile sanığın ölümü halinde kamu davasının düşmesi kararları.
Özet: Temyiz incelemesinde, bir sanığın uyuşturucu ticareti suçundan mahkumiyeti kanun ve delillere uygun bulunarak onanmış; diğer bir sanığın vefatı nedeniyle hakkındaki kamu davası düşürülmüştür. Ayrıca, somut olayda uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu oluşturmaya yetecek kesin ve şüpheyi aşan delil bulunmadığı, sanıkların eylemlerinin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçuna ilişkin olduğu veya araç temini gibi iddiaların soyut kaldığı gerekçeleriyle birden fazla sanık hakkındaki mahkumiyet hükümleri bozulmuş ve beraatlerine karar verilmesi gerektiği belirtilmiştir.

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/124 E., 2016/98 K.SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapmaHÜKÜMLER : Mahkûmiyet b. Sanıklar ..., ... ve ...TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : OnamaHer ne kadar tebliğnamede, ... sanık olarak gösterilmiş ise de; hakkında temyiz talebi bulunmadığından inceleme dışı tutulmuştur. Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:A. Sanık ... hakkında kurulan hükmün yapılan incelemesinde; Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eylemlere uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; sanık ... müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, Tebliğname'ye uygun olarak hükmün ONANMASINA,B. Sanık ... hakkında kurulan hükmün yapılan incelemesinde;Hükümden sonra, UYAP sistemi üzerinden MERNİS'ten alınarak dosyasına konulan nüfus kayıt örneğinde, sanığın 23.07.2022 tarihinde öldüğünün tespit edilmesi ve sanık hakkındaki kamu davasının 5237 sayılı TCK'nın 64/1. maddesi uyarınca düşmesine karar verilmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmakla, Ceyhan 2. Ağır Ceza Mahkemesi kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereği BOZULMASINA; bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322/1. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi gereği sanığın ölümü nedeniyle, Tebliğname'ye aykırı olarak DÜŞMESİNE,C. Sanıklar ..., ... ve ... hakkında kurulan hükümlerin yapılan incelemesinde;27.06.2008 tarihinde yakalanan sanıklardan ... ... ve ... ...'ın üzerlerinde ele geçirilen uyuşturucu maddelerin kullanım sınırında bulunması, iletişim tespit tutanakları içerikleri, sanıkların aşamalardaki savunmaları ile dosyadaki diğer bilgi ve belgelere göre; somut olay ve olgularla örtüşmeyen, maddi bulgularla desteklenmeyen telefon görüşmeleri dışında sanıkların uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu işlediklerine ilişkin kuşku sınırını aşan delil bulunmadığı, sanık ...'ın ayrıca evinde ele geçirilen uyuşturucu maddenin de kullanım sınırında bulunduğu; bu suretle sanıklarının eylemlerinin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturduğu, sanıklar hakkında ayrıca kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan kovuşturma yürütüldüğü göz önüne alındığında; sanıkların uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan beraatlerine karar verilmesi gerekirken mahkûmiyetlerine hükmolunması,Kanuna aykırı, sanıklar müdafilerinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, Tebliğname'ye aykırı olarak hükümlerin BOZULMASINA,D. Sanık ... hakkında kurulan hükmün yapılan incelemesinde;Her ne kadar sanık ...'ın 27.06.2008 tarihli olayda suça konu aracı yakalanan sanıklar ... ..., ... ... ile ...'e temin ettiği ve sanıkların ... ya da çevre illere uyuşturucu madde alımı için gittiklerinde sanık ...'ya ait araçların kullanıldığı kabul edilmiş ise de; iletişim tespit tutanakları içeriklerine, sanığın aşamalardaki savunmaları ile dosyadaki diğer bilgi ve belgelere göre; soyut ve değişik anlamlara gelebilecek iletişimin tespiti tutanakları ve soyut beyanlar dışında, sanığın araç tahsis ettiğine ilişkin şüpheyi aşan, kesin ve yeterli delil bulunmadığı gözetilmeden, sanık hakkında beraat yerine mahkûmiyet hükmü kurulması,Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazı bu nedenle yerinde görüldüğünden, Tebliğname'ye aykırı olarak hükmün BOZULMASINA,E. Sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında kurulan hükümlerin yapılan incelemesinde;29.06.2008 tarihinde yakalanan sanıklardan ...'in üzerinde ve araçta ele geçirilen uyuşturucu maddelerin kullanım sınırında bulunması, iletişim tespit tutanakları içerikleri, sanıkların aşamalardaki savunmaları ile dosyadaki diğer bilgi ve belgelere göre; somut olay ve olgularla örtüşmeyen, maddi bulgularla desteklenmeyen telefon görüşmeleri dışında sanıkların uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu işlediklerine ilişkin kuşku sınırını aşan delil bulunmadığı, sanıklar ... ve ...'ın evlerinde ele geçirilen uyuşturucu maddelerin kullanım sınırında bulunduğu; bu suretle sanıkların eylemlerinin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturduğu, sanıklar hakkında ayrıca kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan kovuşturma yürütüldüğü göz önüne alındığında; sanıkların uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan beraatlerine karar verilmesi gerekirken mahkûmiyetlerine hükmolunması,Kanuna aykırı, sanıklar müdafilerinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, Tebliğname'ye aykırı olarak hükümlerin BOZULMASINA,F. Sanık ... hakkında kurulan hükmün yapılan incelemesinde;28.07.2008 tarihinde yakalanan sanığın üzerinde ele geçirilen uyuşturucu maddenin kullanım sınırında bulunması, iletişim tespit tutanakları içerikleri, sanığın aşamalardaki savunmaları ile dosyadaki diğer bilgi ve belgelere göre; somut olay ve olgularla örtüşmeyen, maddi bulgularla desteklenmeyen telefon görüşmeleri dışında sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu işlediğine ilişkin kuşku sınırını aşan delil bulunmadığı; bu suretle sanığın eyleminin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturduğu, sanık hakkında ayrıca kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan kovuşturma yürütüldüğü göz önüne alındığında; sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan beraatine karar verilmesi gerekirken mahkûmiyetine hükmolunması,Kanuna aykırı, sanık ve müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, Tebliğname'ye aykırı olarak hükmün BOZULMASINA,G. Sanık ... hakkında kurulan hükmün yapılan incelemesinde;06.08.2008 tarihinde kolluk güçlerine başvuran sanık ...'ın, ...'ın kendisine bir gün önce saklaması için poşet bıraktığını, içinde uyuşturucu madde olabileceğini değerlendirdiğini, sanık ...'un olay günü poşeti geri almak istediğini beyan etmesi üzerine kolluk görevlilerince yapılan takipte sanık ...'un sanık ...'dan poşeti aldığı ve suça konu uyuşturucu maddenin ele geçirildiği olayda, hakkında herhangi bir soruşturma ve suç şüphesi bulunmayan sanık ...'ın resmi makamlar tarafından haber alınmadan önce kendi suçunun ortaya çıkmasını sağladığı anlaşılmakla, hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan 5237 sayılı TCK'nın 192/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 223/4. maddeleri gereğince “ceza verilmesine yer olmadığına” karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, mahkûmiyetine karar verilmesi,Kanuna aykırı, sanık ve müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, Tebliğname'ye aykırı olarak hükmün BOZULMASINA,H. Sanık ... hakkında kurulan hükmün yapılan incelemesinde;1. 10.07.2008 tarihli olayda ele geçirilen suç konusu maddeye ilişkin ekspertiz raporunun aslı veya onaylı fotokopisinin dosyada bulunmadığı anlaşıldığından, bu belgenin aslı veya onaylı örneğinin denetime olanak verecek şekilde dosya arasına getirtilerek, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, eksik araştırma ile hüküm kurulması,2. Sanık hakkında 06.08.2008 tarihli olayla ilgili hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi, Kanuna aykırı, sanık ve müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, Tebliğname'ye aykırı olarak diğer yönleri incelenmeksizin hükmün BOZULMASINA,Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,06.11.2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.