Yargıtay 10. Ceza Dairesi, uyuşturucu madde ticareti suçunda mahkûmiyetleri; eksik araştırma, delil eksikliği, zorunlu müdafi atanmamasıyla savunma hakkı kısıtlaması ve hukuki değerlendirme hataları nedeniyle bozdu.
Özet: Uyuşturucu madde ticareti suçundan verilen mahkûmiyet kararları, eksik araştırma ve usul ihlalleri nedeniyle bozulmuştur; bozma gerekçeleri arasında teknik izleme ve alıcı ifadelerinin aslının dosyada bulunmaması, yasa değişikliği sonrası zorunlu müdafi atanmayarak sanıkların savunma haklarının kısıtlanması, bir sanığın benzer kesinleşmiş suçunun tek, iki ayrı ya da zincirleme suç kapsamında değerlendirilip ceza mahsubunun yapılmaması, diğer bir sanık için tekerrür hükümlerinin göz ardı edilmesi ve TCK 53. maddesinin güncel mevzuata göre yeniden belirlenmesi gerekliliği yer almaktadır.
10. Ceza Dairesi         2020/22034 E.  ,  2025/11330 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2013/470 E., 2015/135 K.
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet
2. Sanıklar ... ve ... müdafileri ile sanıklar ..., ..., ... ve ...
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
1. Hükme esas alınan ve ... Cumhuriyet Başsavcılığı Adli Emanet Memurluğu'nun 2013/4519 sırasında kayıtlı bulunduğu anlaşılan teknik araçlarla izleme tutanaklarının aslı veya onaylı örneklerinin denetime olanak verecek şekilde dosya içerisine konulmasından sonra, sanıklara okunup diyeceklerinin sorulması,
2. Sanıklar hakkında yapılan yargılamaya konu olaylara ilişkin tutanaklar ve uyuşturucu madde alıcısı olduğu iddia edilen kişilerin soruşturma aşamasında vermiş oldukları ifadelerin onaysız fotokopi niteliğinde olduğu anlaşıldığından, belirtilen belgelerin aslı veya onaylı örneklerinin getirtilip denetime olanak verecek şekilde dosya içerisine konulmasından sonra, sanıklara okunup diyeceklerinin sorulması,
Tüm deliller birlikte değerlendirilerek, sonucuna göre sanıkların hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
3. 5271 sayılı CMK'nın 150/3. maddesi gereğince "alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlardan dolayı yapılan soruşturma ve kovuşturmada ikinci fıkra hükmü uygulanır." şeklindeki düzenleme karşısında, suç tarihi itibarıyla sanıkların üzerine atılı uyuşturucu madde ticareti yapma suçunun cezasının alt sınırı itibarıyla zorunlu müdafi tayininin gerekmediği, ancak 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile 5237 sayılı TCK'nın 188/3. maddesinde yapılan değişiklikle hapis cezasının alt sınırının on yıl hapis cezası olarak değiştirildiği, hükmün verildiği 09.04.2015 tarihi itibariyle 6545 sayılı Kanun'un yürürlükte bulunduğu ve 5271 sayılı CMK'nın 150. maddesi uyarınca uyuşturucu madde ticareti yapma suçunun cezasının alt sınırı itibarıyla zorunlu müdafi tayinini gerektirdiği gözetilmeden, yargılamaya devamla yazılı şekilde karar verilerek sanıklar ..., ..., ... ve ...'in savunma haklarının kısıtlanması,
Kabule göre de;
4. Sanık ... hakkında UYAP sistemi üzerinden yapılan incelemede; ... 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2013/121 Esas, 2013/413 Karar sayılı dosyasında, suç tarihi 24.02.2013 ve iddianame tarihi 04.03.2013 olan uyuşturucu madde ticareti yapma suçu nedeniyle sanık hakkında yargılama yapıldığı ve mahkûmiyetine karar verildiği, bu kararın Dairemizin 2013/14207 Esas, 2014/9021 Karar sayılı kararıyla onanarak kesinleştiği anlaşılmakla, yukarıda adı geçen kesinleşmiş dava dosyasının aslı ya da onaylı örneğinin getirtilerek bu dosya içine konulması; tüm deliller birlikte değerlendirilip,
eylemlerin tek suç, iki ayrı suç ya da zincirleme suç oluşturup oluşturmadığı tartışılıp değerlendirildikten sonra, zincirleme suç oluşturduğunun kabul edilmesi durumunda ağır sonuç doğuran suç esas alınarak belirlenecek cezanın zincirleme suç nedeniyle 5237 sayılı TCK'nın 43. maddesi gereğince artırılması ve böylece bulunacak sonuç cezanın, kesinleşen hükümdeki sonuç cezadan "fazla olması halinde" 5237 sayılı TCK'nın 43. maddesi uygulanmak suretiyle kurulan hükümde "kesinleşen cezanın sonuç cezadan mahsup edilerek ek cezaya hükmolunması", aksi halde "ceza verilmesine yer olmadığına" karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik araştırma ile hüküm kurulması,
5. Sanık ...'ın adli sicil kaydında yer alan ... 10. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2010/20 Esas, 2010/125 Karar sayılı ilamının tekerrüre esas nitelikte olduğu ve sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 58. maddesi gereğince tekerrür hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
6. 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin uygulanması açısından, 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı kararı ile bu maddede 7242 sayılı Kanun kapsamında yapılan değişiklikler göz önüne alınarak, sanıkların durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, Cumhuriyet savcısı, sanıklar ... ve ... müdafileri ile sanıklar ..., ..., ... ve ...'in temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, Tebliğname'ye uygun olarak hükümlerin BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
17.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.