Çocuk sağlığı uzmanı doktorun eksik ödenen ücret, hak ediş ve kıdem tazminatı talebiyle iş sözleşmesini haklı feshetmesi üzerine açtığı davanın temyiz incelemesi.
Özet: Çocuk sağlığı uzmanı doktorun, 2011-2022 yılları arasında çalıştığı klinikte ücretlerinin SGK tavanının altında kalacak şekilde eksik ödenmesi nedeniyle iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiğini ve kıdem tazminatı ile çeşitli alacaklarının ödenmesi talebiyle açtığı davada, ilk derece mahkemesi tarafından ödenmeyen ücret alacağı tespit edilip iş sözleşmesinin haklı feshedildiğine karar verilmesi ve bu kararın istinaf kanun yoluyla bölge adliye mahkemesince onanmasının ardından, davalının temyiz başvurusu üzerine Yargıtayın, taraflar arasındaki ücretin tespiti, ücret alacağı varlığı ve sözleşmenin haklı feshi hususundaki uyuşmazlıklarda bölge adliye mahkemesinin kararını usul ve yasaya uygun bularak onamasıyla hukuki süreç tamamlanmıştır.

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/422 E., 2025/1320 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 4. İş MahkemesiSAYISI : 2022/493 E., 2023/427 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı bünyesinde 11.03.2011-07.09.2022 tarihleri arasında çocuk sağlığı ve hastalıkları uzmanı doktor olarak çalıştığını, taraflar arasındaki anlaşmaya göre müvekkilinin ücreti Sosyal Sigortalar Kurumu (SSK) tavanından aşağı olmayacak şekilde muayene edilen hasta sayısı ile tetkiklerden elde edilecek hak edişler olarak belirlendiğini, son ücretinin brüt 48.532,50 TL olduğunu, yemek yardımından faydalandığını, 2019 yılı Mart ayından sonra ücret ve hak edişlerin eksik ödendiğini, iş sözleşmesinin müvekkili tarafından ücretinin ve hak edişlerinin ödenmemesi nedeniyle haklı olarak feshedildiğini belirterek kıdem tazminatı, ücret, hak ediş ücreti ile yıllık ücretli izin alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; talep edilen alacakların zamanaşımına uğradığını, davacının 22.02.2019 tarihine kadar müvekkili Şirkette hissedar olarak bulunduğunu, bu tarihte Şirket hisselerinin yeni hissedarlara devredildiğini, devirden yaklaşık bir ay sonra müvekkili Şirkette çocuk sağlığı ve hastalıkları uzman doktor olarak 21.03.2019 tarihinde sigortalı olarak çalışmaya başladığını, davacının müvekkili Şirkette çalıştığı dönemde hak ediş usulüne göre bir çalışma sistemi bulunmadığı gibi bu yönde davacı ile yapılmış bir sözleşme de bulunmadığını, açılan davanın haksız ve yersiz olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosya kapsamına göre davacının, davalı işyerinde 11.03.2011-07.09.2022 tarihleri arasında çocuk hastalıkları uzman doktoru olarak aylık brüt 48.532,50 TL ücret ile çalıştığı, davacının 2019 Mart ayından fesih tarihine kadar olan dönem itibarıyla davalı tarafla aralarındaki sözleşme uyarınca ücretinin SGK tavanından aşağı olmayacak şekilde belirlendiği dikkate alındığında dosyaya sunulu bordrolar ile davacının işçilik hak ve alacakları ile ücretinin yatırıldığı banka kayıtlarının karşılaştırmalı incelemesi sonucunda tahakkuku yapılan ve ödenen ücretlerin mahsubu sonucunda tespit edilen bakiye ücret alacağının hüküm altına alınması gerektiği, hak edişlerin ödenmemesine yönelik davacı iddiasının ise ispatlanamadığı, davacının ödenmeyen ücret alacağının bulunduğunun tespit edilmesine göre iş sözleşmesinin davacı işçi tarafından haklı nedenle feshedildiğinin kabulü gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesinin uyuşmazlık konusu hukuki ilişki ve hususları nitelemesi, dosyadaki verilerle çelişmeyen tespitleri, delilleri takdir ve değerlendirmesi, uyuşmazlığın çözümü için gereken hukuk kurallarını uygulaması, uyuşmazlık konusu hususları gerekçelendirmesi isabetli olup kamu düzenine aykırı bir husus da tespit edilmediği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Hükme esas alınan bilirkişi raporunun hatalı olduğunu ve hüküm kurmaya elverişli bulunmadığını, 2. Davacının ücretinin SSK tavanına göre belirlenmesinin hatalı olduğunu, taraflar arasında imzalanan ikinci sözleşme ile davacının ücretinin aylık 4.500,00 TL olduğunun sabit olduğunu,3. Davacının çalışma süresince ücrete hiç itiraz etmemesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu ileri sürmüştür.B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, ücretin tespiti, davacının ücret alacağı bulunup bulunmadığı, iş sözleşmesinin davacı işçi tarafından haklı nedenle feshedilip edilmediği ve buna göre kıdem tazminatına hak kazanıp kazanmadığı noktalarındadır.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 04.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.