Vakıf evladı tespiti davasında mülhak vakfın mütevellisinin zorunlu dava arkadaşı olarak taraf teşkilinin sağlanamaması nedeniyle bölge adliye kararının bozulması.
Özet: Bir vakfın tevliyetine ehil ve galle fazlasına müstahak vakıf evladı olduklarının tespiti davasında, Yargıtay; ilk derece mahkemesinin kısmi kabul ve Bölge Adliye Mahkemesinin istinaf ret kararlarını, dava konusu vakfa atanan mütevellinin zorunlu dava arkadaşı olarak yargılamaya dahil edilmemesi nedeniyle usulüne uygun taraf teşkili sağlanmadığı, dolayısıyla adil yargılanma hakkı ve hukuki dinlenilme hakkının ihlal edildiği gerekçesiyle, 5737 sayılı Vakıflar Kanununun ilgili hükümleri uyarınca usul eksikliği yönünden bozmuştur.
8. Hukuk Dairesi         2024/3992 E.  ,  2025/6139 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2022/3619 E., 2024/1497 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 5. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/104 E., 2022/253 K.
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen tevliyete ehil ve galle fazlasına müstahak vakıf evladı olduğunun tespiti davası sonucunda verilen hükme karşı davalı ... Genel Müdürlüğü vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... Genel Müdürlüğü vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava dilekçesinde, davacılar ... ve arkadaşlarının ... Vakfının tevliyete ehil ve galle fazlasına müstahak vakıf evladı olduklarının tespiti istenmiştir.
İlk Derece Mahkemesince; davanın kısmen kabulü ile "dacıların ... Vakfı'nın galle fazlasına müstahak vakıf evladı olduklarının tespitine, diğer taleplerin reddine," verilmiştir.
Davalı ... Genel Müdürlüğü vekilinin istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla kanuna uygun gerektirici sebeplere, İlk Derece Mahkemesi kararında Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesi bakımından ve İlk Derece Mahkemesince alınan denetime uygun 3. bilirkişi raporuna göre davanın kısmen kabulüne karar verilmesinde kanuna aykırı bir durum bulunmadığı gerekçesi ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Davalı ... Genel Müdürlüğü vekili Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı verdiği temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçelerinde ileri sürülen sebepleri tekrar ederek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
04.06.1958 tarihli ve 15/6 Sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararı gereğince, maddi olayları açıklamak taraflara ve ileri sürülen olayları hukuken nitelemek ve uygulanacak Kanun hükümlerini tesbit etmek ve uygulamak görevi hakime aittir. Nitekim 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 33. maddesinde hâkimin, Türk hukukunu resen uygulayacağı belirtilmiştir. Bu ilke gereği açılan davayı nitelemek ve açılmış bir dava hakkında doğru hukuk kurallarını bulup uygulamak hâkime düşen bir görevdir.
Dava, mülhak vakfa mütevelli atanma kararına esas teşkil etmesi yönü ile vakfın tevliyetine ehil vakıf evladı olduğunun tespiti ile vakfın gelir fazlasından faydalanmaya yönelik galle fazlasına müstahak vakıf evladı olduğunun tespiti istemlerine ilişkindir.
5737 sayılı Vakıflar Kanunu'nun 3. maddesinde mülhak vakıf, mülga 743 sayılı Türk Kanunu Medenisi'nin yürürlük tarihinden önce kurulan, yönetimi vakfedenlerin soyundan gelenlere şart edilen ve bu kişiler tarafından yönetilen vakıflar olarak tanımlandıktan sonra, aynı Kanun'un 6. maddesinde ise mülhak vakıfların Anayasaya aykırılık teşkil etmeyen vakfiye şartlarına göre Meclis tarafından atanacak yöneticiler eliyle yönetilip temsil edileceği, 76. madde uyarınca ise; mülhak vakıflarda vakıf yönetimine, mülkiyet ve intifa hakkı iddiasına ait davalarda vakıf yönetimi (mütevelli) ile Genel Müdürlük birlikte hasım gösterilmesi gerekmektedir.
Vakıf yöneticisi olan mütevelli, mülhak vakıflarda, vakfı yönetmeye ve temsile yetkili olan kişidir. Mütevelli, tüzel kişiliğe sahip davalı mülhak vakfın temsil ve ilzama yetkili yöneticisi olup, tevliyet ehil ve galle fazlasına müstahak vakıf evlatlığının tespiti için açılan davalarda Vakıflar Genel Müdürlüğü ile birlikte zorunlu dava arkadaşlığı bulunmaktadır.
Dava dilekçesinin tebliğ edilmemesi ile davadan haberdar olamayan muhatabın savunma hakkı kısıtlanacağından, Anayasa'nın 90/son maddesi delaletiyle AİHS’nin 6. maddesi hükmü uyarınca "adil yargılanma hakkı" na, Anayasa'nın "Hak arama hürriyeti" kenar başlıklı 36. maddesi hükümlerine aykırı olacaktır.
6100 sayılı Kanun'un 27. maddesi uyarınca, davanın tarafları kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahiptirler. Bu hak; yargılama ile ilgili olarak bilgi sahibi olunmasını, açıklama ve ispat hakkını da içermektedir. Taraf teşkili ve kanundan kaynaklanan yasal temsil kamu düzenine ilişkin olup, yargılamanın her aşamasında re'sen dikkate alınmalıdır.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelerden; dava konusu ... Vakfına Vakıflar Meclisinin 08.02.2016 tarihli ve 38/54 sayılı kararı ile ...'nın mütevelli olarak atanmış olduğu, adı geçenin yöneticilikten azledildiği veya vefat ettine dair dosyaya yansıyan bir belge de olmadığı dikkate alınarak, usulüne uygun taraf teşkili sağlandıktan sonra yanların gösterecekleri kanıtların toplanması ve hâsıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, usulüne uygun taraf teşkili sağlanmadan yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı ... Genel Müdürlüğü vekilinin temyiz itirazları yerinde görülerek temyiz edilen Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesi gereğince bozulmasına karar verilmiştir.
SONUÇ: Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
İlk Derece Mahkemesi kararının yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA,
İstek halinde peşin harcın temyiz edene iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
02.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.