Yargıtay 7. Ceza Dairesi, kaçakçılık suçuyla ilgili mahkumiyet kararını, sanığın ödeme imkanının bulunmadığını beyan etmesi nedeniyle etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmadığını belirterek, tebliğname görüşüne aykırı olarak oy birliğiyle onadı.
Özet: Kaçakçılık suçundan verilen mahkûmiyet kararının temyiz incelemesinde, sanığın etkin pişmanlık ihtarına rağmen ödeme iradesi göstermediği ve ödeme imkanı olmadığını beyan etmesi nedeniyle yanıltılmadığı kabul edilerek, Yargıtay Ceza Genel Kurulu içtihadı doğrultusunda tebliğnamede belirtilen bozma görüşüne itibar edilmemiş; yargılama sürecindeki usul ve kanun uygunluğunun, delil değerlendirmelerinin, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin ve doğru suç tipi ile yaptırımların belirlendiğinin anlaşılmasıyla, sonuç cezada değişiklik yaratmayan kanun maddesi uygulama hatasının bozma nedeni sayılmayarak sanığın temyiz itirazları reddedilmiş ve yerel mahkeme hükmü oy birliğiyle onanmıştır.

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/586 E., 2021/645 K.SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefetHÜKÜM : Mahkûmiyet, gümrük kaçağı eşyanın müsaderesiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : BozmaSanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 17.01.2024 tarihli ve 2023/7-302 Esas, 2024/7 Karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere; etkin pişmanlık ihtarı yapılan sanığın, ödeme imkânının bulunmadığını beyan etmesi ve ödeme iradesinde bulunmaması karşısında, sanığın yanıltılmış sayılamayacağı cihetle, Tebliğname'de belirtilen görüşe iştirak edilmemiştir.Sanığın 6545 sayılı Kanunla değişik 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3/18. maddesi delâletiyle 3/5 ve 3/10. maddeleri, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 43/1. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3/23. maddesi sırasıyla uygulanmak suretiyle cezalandırılmasına karar verilmesi gerekirken, Mahkemece 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesi delâletiyle 3/5, 3/ 10... /22.maddeleri ile 5237 sayılı Kanun'un 43/1. maddesi gereği cezalandırılmasına karar verilmiş ise de, sonuç ceza değişmediğinden bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, 26.11.2025 tarihinde karar verildi.