Toplu İş Sözleşmesi hükmü gereği bir yıldan fazla vasıflı işte çalışan işçinin vasıfsız işlerde çalıştırılamayacağına dair mahkeme tespiti.
Özet: İşkur atamasıyla temizlik görevlisi olarak işe başlayan ancak bir hastanenin elektrik atölyesinde bir yıldan uzun süre teknik personel olarak fiilen görevlendirilen ve bu süreçte vasıflı işler ifa eden davacının, sonrasında temizlik görevine iade edilmesi üzerine çalışma koşullarında esaslı değişiklik olduğunu ve yürürlükteki toplu iş sözleşmesinin vasıfsız kadroda olup bir yıl vasıflı iş yapanların vasıfsız işte çalıştırılamayacağına dair maddesi gereğince vasıfsız işte çalıştırılamayacağını iddia ederek açtığı tespit davasında, ilk derece ve istinaf mahkemeleri, davacının bir yıldan fazla vasıflı işte çalıştığını tespit ederek, toplu iş sözleşmesi uyarınca vasıfsız işte çalıştırılamayacağına hükmetmiştir.
9. Hukuk Dairesi         2025/8050 E.  ,  2025/8419 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 38. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2025/68 E., 2025/409 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ: Ankara 68. İş Mahkemesi
SAYISI : 2023/540 E., 2024/369 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı Kurum nezdinde Türkiye İş Kurumu (İŞKUR) atamasıyla 08.06.2020 tarihinde çalışmaya başladığını, işe başladıktan sonra 5 ay boyunca temizlik görevlisi olarak çalıştığını, daha sonra Hastane yönetiminin görevlendirmesi ile Elektrik Atölyesi Teknik Biriminde teknik personel olarak görevlendirildiğini, 16.11.2020 tarihinden 2022 yılının Ekim ayına kadar teknik personel olarak çalıştığını, müvekkilinin davalı Bakanlığa bağlı ... Eğitim ve Araştırma Hastanesi Elektrik Atölyesi Teknik Biriminde tüm elektrik sistemleriyle ilgili her türlü tamiratı, bakımı, kurulumu yapmak gibi işleri ifa ettiğini, bu süreçte hiçbir zaman temizlik görevlisi gibi vasıfsız bir işte görevlendirilmediğini, ancak 2022 yılı Ekim ayında temizlik görevlisi olarak görevlendirildiğini, görevlendirmenin iptali için İdareye yaptığı yazılı başvuruya olumlu cevap verilmediğini, müvekkilinin çalışma koşullarında davalı İdare tarafından tek taraflı olarak esaslı bir değişikliğe gidildiğini, .... Sanayii ve Hizmet Sektörü Kamu İşverenler Sendikası (....) ile ... Sendikası arasında imzalanan 01.01.2021-31.12.2022 yürürlük süreli ve 08.09.2021 imza tarihli işletme toplu iş sözleşmesinin "Görev Bölümü" başlıklı 29.maddesinde yer verilen “Vasıfsız işçi kadrosunda bulunmakla beraber, bir yıl süreyle vasıflı işçiler tarafından yapılması gereken bir işte çalışmış olanlar bu sürenin sonunda vasıfsız bir işte çalıştırılamazlar." şeklindeki açık hüküm gereğince müvekkilinin vasıfsız işlerde çalıştırılamayacağını ileri sürerek toplu iş sözleşmesinin 29. maddesi gereğince müvekkilinin vasıfsız işte çalıştırılamayacağının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'inde ve yetki itirazında bulunduklarını, davacının sürekli işçi kadrosuna temizlik işçisi olarak atandığını, davanın usul yönünden reddi gerektiğini, işçilerin atandıkları hizmeti yürütmek üzere istihdam edilebileceklerini, davacının dava konusu dönemdeki puantajlarının temizlik personeli olarak düzenlendiğini, ilgili Hastane tarafından gönderilen yazıda davacının 1 yıllık süre şartını doldurmadığını ve teknik birimde temizlik personeli olarak görevlendirildiğinin belirtildiğini, davacının teknik ve vasıflı işte çalıştığı iddiasını kabul etmediklerini, davacının teknik birimde teknik hizmet yapmadığını, temizlik yaptığını, davacının iyiniyetli olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının 09.06.2020 tarihinde davalıya ait işyerlerinde temizlik görevlisi olarak çalışmaya başladığı ve hâlen çalışmaya devam ettiği, davacının çalıştığı dönemde davalı işyerinde toplu iş sözleşmesinin yürürlükte olduğu, davacının toplu iş sözleşmesi hükümlerinden yararlandığı, davacının Başhekimlik tarafından 16.11.2020 tarihinde elektrik ve elektronik birimine görevlendirildiği, 28.10.2020 tarihinden itibaren teknisyen görevini icra ederek elektrik işlerini yapmaya başladığı, elektrik ve elektronik biriminde fiilen 14.09.2022 tarihine kadar nöbet tuttuğu ve elektrik işlerini yaptığı, elektrik ve elektronik biriminde teknisyen olarak 1 yıldan fazla fiili çalışmasının bulunduğu, davacının tespit davası açmakta hukuki yararının bulunduğu, davacının bir yıldan fazla süreyle vasıflı işte çalıştırılması sebebiyle toplu iş sözleşmesinin 29. maddesi gereğince vasıfsız işlerde çalıştırılamayacağı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının 14.09.2022
tarihine kadar elektrik işlerini icra ederek teknik personel olarak çalıştığına ilişkin puantaj cetvelleri, nöbet listeleri, tanık beyanları ile (özellikle Hastanede oksijenlerin kontrolünü yapan teknik personel olarak çalıştığını belirten tanık R.A'nın dava dilekçe ekinde sunulan teknik personel çalışma listesinde hizmetli olarak gösterildiği anlaşılmakla) toplu iş sözleşmesi hükmü birlikte dikkate alındığında, davacının Hastanede elektrik ve elektronik biriminde teknisyen olarak 1 yıldan fazla fiilî çalışmasının bulunduğu, vasıfsız işte çalıştırılamayacağının tespitine dair Mahkeme kararında bir isabetsizlik olmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde;
1. Zamanaşımı def'inde bulunduklarını,
2. Davacının herhangi bir maddi talepte bulunmayacağını taahhüt ederek çalışmak istediği birimi belirttiğini, bu şekilde İdareyi yanılttığının anlaşıldığını, davanın objektif iyiniyet ve dürüstlük kuralına aykırı olduğunu,
3. Teknik hizmetler müdürlüğüne ait atölyelerde temizlik ve yardımcı destek personeli olarak bulunmalarının kişileri vasıflı yapmadığını,
4. İlgili birimlerde teknik hizmetler sınıfına dâhil olan kişilerle arızi ve geçici olunması hariç birebir ve sürekli aynı işi yapıp yapmadığının araştırılmadığını,
5. İdarenin davacıyla ilgili gerçekleştirdiği her türlü işlemin hukuka uygun olduğunu ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; davacının toplu iş sözleşmesinin 29/(d) hükmü uyarınca vasıfsız bir işte çalıştırılmasının hukuka aykırı olduğunun tespitine ilişkindir.
Somut uyuşmazlıkta, davacı vekili, davacının İŞKUR aracılığı ile davalı Bakanlığa bağlı Hastane işyerinde sürekli işçi olarak 08.06.2020 tarihinde işe başladığını, ilk 5 aylık süresince temizlik görevlisi olarak çalıştığını akabinde Hastane yönetimi tarafından teknik birimde görevlendirildiğini, 16.11.2020 ile 2022 yılı Ekim ayı arası dönemde elektrik atölyesi teknik biriminde tüm elektrik sistemleriyle ilgili her türlü her türlü tamiratı, bakımı ve kurulumu işlemlerinde olmak üzere teknik personel olarak vasıflı işlerde çalıştığını; ancak Ekim 2022 tarihinde çalışma koşullarında esaslı değişikliğe gidilmek suretiyle yeniden temizlik görevlisi olarak görevlendirildiğini, görevlendirmenin iptali için İdareye başvurmuş ise de olumlu yanıt verilmediğini iddia etmiş; davalı ise davacının temizlik kadrosunda işe alındığını, kadrosuna uygun şekilde yapılan görevlendirmede hukuka aykırılık bulunmadığını, toplu iş sözleşmesinin 29. maddesinin uygulanmasını gerektirecek bir hususa rastlanmadığını savunmuştur. İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesince; davacının teknik birimde bir yıldan fazla süreyle vasıflı işlerde çalıştığı bu nedenle toplu iş sözleşmesinin 29/(d) hükmü uyarınca vasıfsız işlerde çalıştırılmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle talep doğrultusunda karar verilmiştir.
Toplu iş sözleşmesinin 29/(d) hükmü "Vasıfsız işçi kadrosunda bulunmakla beraber, bir yıl süreyle vasıflı işçiler tarafından yapılması gereken bir işte çalışmış olanlar bu sürenin sonunda vasıfsız bir işte çalıştırılamazlar" şeklindedir.
İşçilere zaman zaman arızi olarak gelişen ihtiyaçlar sebebiyle görev tanımı dışında iş yaptırılabileceği gibi, işçinin ağırlıklı işi hâline gelmediği sürece, bu durum iş tanımının değiştiği anlamına gelmeyecektir.
Dava dilekçesinin eklerinde belirtilen davacının ... Eğitim ve Araştırma Hastanesine yaptığı 02.11.2023 tarihli başvuruya ilişkin belge ile İdarece verilen 21.11.2023 tarihli cevabi yazının dava dosyası içerisinde ve UYAP ile oluşturulan elektronik ortamda bulunmadığı anlaşıldığından Dairemizce 30.06.2025 tarihli geri çevirme kararı ile bu eksikliklerin giderilmesi istenilmiştir. Geri çevirme kararı üzerine davalı tarafça davacının özlük dosyasında ve hastanenin evrak kayıt biriminde yapılan incelemede 21.11.2023 tarihine ait herhangi bir yazı bulunmadığı belirtilmiştir.
Dosya kapsamında yer alan işyeri kayıtları ve tanık anlatımlarından davacının, toplu iş sözleşmesinin 29/(d) hükmü kapsamında bir yıl süreyle vasıflı işçiler tarafından yapılması gereken bir işte çalışıp çalışmadığı net olarak anlaşılamamakla birlikte, davacının iddiası doğrultusunda 16.11.2020 ile Ekim 2022 tarihleri arası bir yılı aşkın dönemde teknik personel olarak çalıştırıldıktan sonra çalışma koşullarında esaslı değişikliğe gidilerek yeniden temizlik görevlisi olarak çalıştırılmaya başlandığı varsayılsa dahi, bu görevlendirmeye karşı makul süre içinde itiraz edilmemiştir. Nitekim davacının Ekim 2022 tarihinden sonra makul kabul edilemeyecek kadar uzun bir süre herhangi bir başvurusu olmaksızın temizlik işinde çalışmaya devam ettiği, aradan geçen yaklaşık bir yıllık süre sonunda 30.11.2023 tarihinde dava açtığı dikkate alındığında; davacı işçinin değişikliğe uygun şekilde çalışmaya başlayıp makul kabul edilemeyecek kadar uzun bir süre geçtikten sonra 4857 sayılı İş Kanunu'nun 22. maddesinde öngörülen şekil eksikliğini ileri sürmesi ve toplu iş sözleşmesinin anılan düzenlemesine dayalı talepte bulunması dürüstlük kuralına uygun düşmediğinden yerinde değildir.
Şu hâlde Mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
03.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.