7. Ceza Dairesi, 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında KHKya muhalefet suçundan verilen mahkumiyet kararını, sekiz yıllık olağan zamanaşımı süresi dolduğu için bozarak kamu davasını düşürdü.
Özet: Marka ihlali suçundan mahkumiyet kararı verilen sanık hakkında yapılan temyiz incelemesinde, yargılama konusu eyleme uygulanması gereken 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 66/1-e bendi uyarınca belirlenen 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin, zamanaşımını kesen ve durduran tüm hukuki işlemler göz önüne alındığında dahi dolduğu tespit edilerek, mahkemenin mahkumiyet hükmünün hukuka aykırı bulunması nedeniyle bozulmasına ve sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine, ayrıca suça konu ürünlerin müsaderesine oy birliğiyle karar verilmiştir.
7. Ceza Dairesi         2025/823 E.  ,  2025/14108 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Fikri ve Sınaî Haklar Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2023/255 E., 2024/369 K.
SUÇ : 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'ye muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düşme
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Sanığın yargılama konusu eylemine göre belirlenecek cezanın tür ve üst haddine göre 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 66/1-e bendi gereği 8 yıllık olağan, aynı Kanun'un 67/4. maddesi gereği ise 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, 5237 sayılı Kanun'un 67/2-d bendi gereği zamanaşımını kesen son işlemin 10.05.2016 tarihli mahkûmiyet kararı olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 253/21. maddesi uyarınca uzlaşmada geçen sürede zamanaşımı süresinin durduğu, anılan mahkûmiyet kararının verildiği tarihten, hüküm tarihine kadar durma sürelerinin eklenmesi durumunda dahi 5237 sayılı Kanun'un 66/1-e bendinde öngörülen 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmesi nedeniyle davanın düşmesine karar verilmesi gerekirken yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
Açıklanan nedenlerle sanık müdafiin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321/1. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322/1. maddesinin (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, suça konu 48 adet ürünün 5237 sayılı Kanun'un 54/4. maddesi uyarınca MÜSADERESİNE, 24.11.2025 tarihinde karar verildi.