KHK 696 ile kadroya geçen işçinin ücret farkı, fazla çalışma ve diğer işçilik alacakları davasında arabuluculuk süreci ve faiz değerlendirmesi üzerine temyiz incelemesi.
Özet: 696 sayılı KHK ile sürekli işçi kadrosuna geçirilen davacı işçi, alt işveren bünyesinde asgari ücretin üzerinde belirlenen maaşının kadroya geçiş sonrası eksik ödendiğini iddia ederek ücret farkları, fazla çalışma, ulusal bayram ve tediye alacaklarını talep etmiş; ilk derece mahkemesi talebi kabul etmiş, ancak bölge adliye mahkemesi arabuluculuk tutanağı tarihi sonrası döneme ilişkin alacakların hatalı hükmedildiğine karar vererek hükmü kaldırmış ve yeniden hüküm kurmuş, her iki taraf da bu kararı temyiz ederek bireysel iş sözleşmesinin geçerliliği ve alacakların kapsamı gibi konularda uyuşmazlığı Yargıtay önüne taşımıştır.

MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/3429 E., 2025/837 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Mersin 2. İş MahkemesiSAYISI : 2020/126 E., 2021/301 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin, davalı Bakanlığa bağlı işyerinde alt işverenler nezdinde çalışmaktayken 02.04.2018 tarihinde 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (696 sayılı KHK) kapsamında sürekli işçi kadrosuna geçirildiğini, alt işveren bünyesinde çalışmakta iken ücretinin asgari ücretin belirli bir oran fazlası olarak belirlendiğini ve ödendiğini, kadroya geçerken bireysel iş sözleşmesi imzaladığını ve ücretinin yine asgari ücretin belirli bir oran fazlası olarak belirlendiğini ancak davalı tarafından eksik ödeme yapıldığını iddia ederek ödenmeyen ücret farkı, fazla çalışma ücreti farkı, ulusal bayram ve genel tatil ücreti farkı, tediye (ikramiye) farkı alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def’inde bulunduklarını, davacının ücretinin kadroya geçiş sonrası ... tarafından karara bağlanan toplu iş sözleşmesi dikkate alınarak belirlendiğini, hukuka aykırı bir uygulamanın söz konusu olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı ile davalı İdare arasında imzalanan belirsiz süreli iş sözleşmesinin ilgili maddesinde, davacının ücretinin asgari ücretin belirli bir oran fazlası olacağına dair düzenleme olduğundan hareketle belirsiz süreli iş sözleşmesinin ve ... tarafından karara bağlanan toplu iş sözleşmesinin ilgili hükümleri uyarınca yapılan hesaplama doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu işçilik alacaklarıyla ilgili olarak 02.01.2020 tarihinde arabuluculuk başvurusunda bulunulduğu, 27.01.2020 tarihli tarafların anlaşamadığına ilişkin son tutanağın düzenlendiği, bilirkişi tarafından 01.01.2019 - 25.02.2020 dönemine ilişkin hesaplama yapıldığı, davacı vekilinin bu döneme ilişkin ıslah dilekçesi verdiği ve Mahkemece bu miktarlara hükmedildiği, arabuluculuk faaliyetinin tarafların anlaşamadığına ilişkin düzenlenen son tutanak tarihinden önce muaccel olan alacaklar için gerçekleştirildiği nazara alındığında, Mahkemece bu hususun gözetilmeyerek son tutanak tarihinden sonraki döneme ilişkin alacaklara hükmedilmesinin hatalı olduğu, Mahkeme tarafından hükmedilen alacaklara uygulanan faiz türü ve faiz başlangıç tarihleri açısından usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; a. Arabuluculuk son tutanağının düzenlendiği tarih ile sonrasında davanın açıldığı tarih arasındaki yaklaşık 1 aylık süreye ilişkin olarak ayrıca ve yeniden bir arabuluculuk başvurusu ve bu bir aylık süreye ilişkin düzenlenmiş ayrı bir son tutanak sunulmamış olması nedeniyle bu yönde karar verilmesinin hukuka, iyiniyet kurallarına, güçlü işveren idare karşısında zayıf işçinin haklarının korunması esasına dayalı hakkaniye de aykırı olduğunu,b. Kabul anlamına gelmemekle birlikte alacak talebi yönünden arabuluculuk son tutanağının düzenlendiği tarihe kadar hesap yapılmasının kabulüne dair karar verilmesi hâlinde, faiz başlangıç tarihinin de buna göre dava tarihi değil yine son tutanağın düzenlendiği tarih olarak belirlenmesi gerektiğini,c. Dava dilekçesinde yer alan işçilik talepleri arasında tediye ödemesi alacak farkı, gece çalışması ücreti farkına dair de talepleri de yer almasına rağmen ne Mahkemece ne de istinaf mahkemesince bu talepleri dikkate alınmayarak bunlar yönünden kabul ya da ret yönünde bir hüküm kurulmadığını ileri sürmüştür. 2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; a. Davacı ile işveren vekili Hastane Başhekimi tarafından imzalanan bireysel sözleşmede geçen orana ilişkin kısmın işveren ... tarafından onaylanmadığı için, sözleşmenin geçerlilik kazanamayacağını, b. Ücretin düşürülmesi söz konusu olmadığından dava dilekçesinde talep edilen alacaklara hak kazanılamadığını,c. Faiz türü ve başlangıç tarihlerinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 696 sayılı KHK kapsamında sürekli işçi kadrosuna geçirilen davacı işçinin, kadroya geçişte düzenlenen belirsiz süreli iş sözleşmesi hükümlerine göre ücretinin tespiti ile talep edilen ücret farkı, ikramiye farkı, fazla çalışma ücreti farkı, ulusal bayram ve genel tatil ücreti farkı alacaklarının bulunup bulunmadığına, alacakların hesaplanmasına ve faize ilişkindir.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Davalı ... harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 03.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.