Hakaret suçundan verilen mahkumiyet kararının, hatalı basit yargılama usulü ve savunma hakkı kısıtlaması gerekçesiyle Yargıtayca bozulması içtihadı.
Özet: Yargıtay, sanığın hakaret suçundan mahkumiyetini onayan bölge adliye mahkemesi kararını, suçun aleni ortamda işlenmesi nedeniyle kanunda öngörülen cezasının üst sınırı iki yılı aşmasına rağmen basit yargılama usulü uygulanması ve bu sebeple sanığın duruşmada bizzat hazır edilmeyerek savunma hakkının kısıtlanması hukuka aykırı bulunduğu gerekçesiyle oybirliğiyle bozarak dosyayı ilk derece mahkemesine iade etmiştir.
4. Ceza Dairesi         2023/11073 E.  ,  2025/16526 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2022/1479 E., 2023/604K.
SUÇ : Hakaret
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Yapılan ön incelemede sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Ortaca 2. Asliye Ceza Mahkemesinin kararı ile sanık hakkında hakaret suçundan mahkumiyet kararı verilmiştir.
2. Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin kararı ile sanık hakkında hakaret suçundan İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanığın istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280/1. maddesinin (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği, hakimenin kendisine yaptıklarını anlattığından dolayı kendisine ceza verildiğine, mağdurun yargılamasını yaptığı dosyada reddi hakim taleplerinin sürekli olarak reddedildiğine ve kanuna aykırı davranıldığına ilişkindir.
III. GEREKÇE
Tüm dosya kapsamı, 13.03.2020 tarihli duruşma tutanağı ve sanığın ikrar içeren savunması karşısında sanığın diğer temyiz sebeplerinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Ancak;
Sanık hakkında hakaret suçundan basit yargılama usulü uygulanarak verilen mahkûmiyet kararına sanık tarafından itiraz edilmesi üzerine genel hükümler uyarınca yargılama yapılarak sanığın savunması alınmadan mahkumiyet kararı verildiğinin ve eylemin aleni ortamda gerçekleştirilmesi nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 125/4. maddesinin uygulanması gerektiğinin anlaşılması karşısında, suçun kanun maddesinde öngörülen cezasının üst sınırı 2 yılı aştığından basit yargılama usulünün uygulanamayacağı, bu nedenle 5271 sayılı Kanun'un 252/2. maddesi kapsamında ihtarlı davetiye çıkarılması yeterli olmadığından, sanığın duruşmada bizzat hazır edilmeyerek mahkumiyetine karar verilmesi suretiyle, 5237 sayılı Kanun'un 196. maddesine aykırı olarak savunma hakkının kısıtlanması hukuka aykırı görülmüştür.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca Ortaca 2. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
20.10.2025 tarihinde karar verildi.