Muvazaalı alt işveren ve şirket devri sonrası işçinin haklı feshe dayalı kıdem, fazla mesai, ücret ve diğer alacaklarının temyiz incelemesi.
Özet: Bir işçinin, muvazaalı alt işveren ilişkisi sonrası davalı asıl işveren nezdinde kesintisiz çalışmasına rağmen, iş sözleşmesini haklı nedenle feshederek, emsaline göre eksik ödenen ücretler, haksız avans kesintileri, yansıtılmayan toplu iş sözleşmesi zamları, eksik ödenen primler, ödenmeyen fazla mesai, ulusal bayram ve genel tatil ücretleri ile yol ve direksiyon primi gibi çeşitli işçilik alacaklarının tahsilini talep ettiği davada, ilk derece mahkemesi, işçinin kıdem tazminatı, fazla çalışma, ücret, yol ücreti ve direksiyon primi alacaklarını tanık beyanları ve bordro incelemeleri doğrultusunda kısmen kabul ederken, diğer istemleri reddetmiştir.
9. Hukuk Dairesi         2025/7351 E.  ,  2025/8402 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2025/1149 E., 2025/936 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 35. İş Mahkemesi
SAYISI : 2024/365 E., 2025/107 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 30.01.2009 tarihinden 20.10.2022 tarihine kadar davalıya ait işyerinde arıza, bakım, onarım teknisyeni olarak kesintisiz çalıştığını, iş sözleşmesinin müvekkili tarafından haklı nedenle feshedildiğini, dava dışı alt işverenler ile kurulan ilişkinin muvazaalı olduğunu, bu hususun Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İş Teftiş Kurulu raporu ve kesinleşmiş Mahkeme kararı ile sabit olduğunu, dava dışı ... Elektrik ve Dağıtım AŞ'nin (...) asıl işveren olduğunu, özelleştirme sonrasında dava dışı ...'ın kamuya ait tüm hisselerinin davalıya devrolduğunu, dava dışı ...'ın tüzel kişiliğinin devam ettiğini, tüm işçilerin iş sözleşmelerinin davalı ... Enerji Dağıtım ve Perakende Satış Hizmetleri AŞ'ye (... AŞ) devredildiğini; müvekkilinin de davalı ... AŞ nezdinde iş sözleşmesinin sona erdiği tarihe kadar kesintisiz çalışmaya devam ettiğini; müvekkilinin ücretinin emsal çalışan ve aynı işi yapan işçilere göre eksik ödendiğini; ayrıca 2021 Ocak ayından itibaren müvekkilinin ücretinden avans kesintisi adı altında kesintiler yapıldığını, bu kesintilerin haksız olduğunu, ayrıca toplu iş sözleşmesinden kaynaklanan zammın da ücretine yansıtılmadığını, sosyal güvenlik primlerinin eksik ödendiğini, müvekkilinin işyerinde fazla çalışma yaptığını, ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalışmaya devam ettiğini, söz konusu çalışmaların karşılığının ödenmediğini ileri sürerek kıdem tazminatı, fazla çalışma ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti, ücret alacağı, ücret farkı alacağı, yol ücreti alacağı, sosyal yardım alacağı ve direksiyon primi alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'inde bulunduklarını, iş sözleşmesi davacının istifası ile sona erdiğinden kıdem tazminatına hak kazanmasının mümkün olmadığını, davacının ücrete ilişkin iddialarının gerçeği yansıtmadığını, işçilerin ücretinden kesinti yapılmadığını, yalnızca toplu iş sözleşmesi imzalanmadan evvel işçileri mağdur etmemek için yapılan ödemelerin zam oranlarının belirlenmesi neticesinde banka kayıtları ve bordrolar ile uyumlu hale getirildiğini, müvekkili Şirketin eşit davranma yükümlülüğüne aykırı davranmadığını, davacının talep konusu alacaklara hak kazanamadığını, alacaklara yürütülen faizin oranının ve başlangıç tarihinin hatalı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Bölge Adliye Mahkemesince verilen 12.12.2024 tarihli kaldırma kararı sonrası yapılan yargılamada, davacının davalı nezdinde 30.01.2009-20.10.2022 tarihleri arasında arıza onarım ve bakım teknisyeni olarak çalıştığı, çıplak ücretinin brüt 6.471,00 TL, giydirilmiş brüt ücretinin ise davacının beyanı da dikkate alındığında 12.105,11 TL olduğu, davacının ödenmeyen işçilik alacağı bulunduğu; zira davacıdan "ücret kesintisi" adı altında kesintiler yapıldığı, bu kesintilere davacının muvafakat verdiğine dair davalı işveren tarafından bir belge sunulmadığından davacının ücret alacağına hak kazandığı, ayrıca davalı ... AŞ ile davacının üyesi bulunduğu ... Sendikası arasında imzalana toplu iş sözleşmesi hükümleri dikkate alındığında davacının ödenmeyen sosyal yardım alacağı bulunmadığı, davacının çalıştığı ulusal bayram ve genel tatil günleri ile yapılan ödemeler dikkate alındığında davacının ödenmeyen ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacağının da bulunmadığı; ancak dinlenen tanık beyanları ve tanıkların çalışma dönemi dikkate alındığında davacının ödenmeyen fazla çalışma ücreti alacağının bulunduğu, tanık beyanlarına göre davacının araç da kullandığı dikkate alındığında direksiyon primi alacağı ile toplu iş sözleşmesi hükmüne göre belediye toplu taşım rayiç kontör karşılığı ayni yapılacak yol yardımı ile davacı ücret bordrolarında tahakkuk ettirilen yol yardımına ilişkin tahakkuklar dikkate alındığında davacının yol ücreti alacağına da hak kazandığı gerekçesiyle; kıdem tazminatı, fazla çalışma, ücret, yol ücreti, direksiyon primi alacaklarının kabulüne, diğer taleplerin reddine dair davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının çıplak ve giydirilmiş ücret miktarına ilişkin tespitlerin yerinde olduğu, davacıya ait ücret bordrolarında avans kesintilerinin yer aldığı, davacının bu kesintilere muvafakat ettiğine dair bir belge bulunmadığı, davalı tarafça davacıya yapılan avans ödemelerine ilişkin belge sunulmadığı dikkate alındığında davacının ücret alacağına hak kazandığı, davacıya toplu iş sözleşmesine göre ödenmesi gereken yol ücreti alacağının davalı tarafça eksik ödendiği anlaşıldığından yol ücreti alacağının hüküm altına alınmasının yerinde olduğu, davalı tarafça yapılan ödemler mahsup edildiğinde davacının ödenmeyen fazla çalışma ücreti alacağının da bulunduğu, buna ilişkin İlk Derece Mahkemesi kabulünün de yerinde olduğu; ancak işyerinde yürürlükte bulunan toplu iş sözleşmesinin 69. maddesi uyarınca direksiyon priminin şoför, operatör ve operatör yardımcıları için kararlaştırıldığı, davacı arıza bakım, onarım elemanı olarak çalıştığından söz konusu alacak kalemine hak kazanamadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına kıdem tazminatı, ücret, fazla çalışma ücreti, yol ücreti alacaklarının kabulüne diğer alacakların reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde;
1. Davacı taleplerinin zamanaşımına uğradığını,
2. Gerekçeli karar hakkının ihlal edildiğini,
3. Davacının giydirilmiş brüt ücretinin hatalı tespit edildiğini, süreklilik arz etmeyen ödemelerin dikkate alınmaması gerektiğini,
4. Davacının istifa etmek suretiyle işten ayrılması sebebiyle kıdem tazminatına hak kazanmasının mümkün olmadığını,
5. Fazla çalışma ücreti alacağının hatalı hesaplandığını, gece vardiyasının 23.00-08.00 saatleri olduğunu,
6. Toplu iş sözleşmesinde yol yardımının nakdi talep olarak talep edilmesi hâlinde bu bedelin işveren maliyetini aşmamak şartıyla ödeneceği kararlaştırıldığından davacının yol ücreti alacağına hak kazanmasının mümkün olmadığını,
7. Ücret alacağı bakımından eksik incelemeye dayalı olarak hüküm kurulduğunu,
8. Alacaklara dava ve ıslah tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, iş sözleşmesinin sona erme şekli ile davacının kıdem tazminatına hak kazanıp kazanmadığı, giydirilmiş ücretin miktarı, fazla çalışma, ücret, yol ücreti alacaklarının ispatı ve hesaplanması ile zamanaşımı hususlarına ilişkindir.
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Somut uyuşmazlıkta davacı, 2021 Ocak ayından itibaren müvekkilinin ücretinden avans kesintisi adı altında kesintiler yapıldığını, bu kesintilerin haksız olduğunu ileri sürmüş; davalı taraf ise müvekkil Şirketin taraf olduğu 3. Dönem 01.03.2018- 31.12.2020 yürürlük süreli Toplu İş Sözleşmesinin yürürlük süresi dolduktan sonra yeni bir toplu iş sözleşmesi imzalanana kadar işçilerine zam yapma zorunluluğu bulunmamasına karşın davacıya henüz yeni toplu iş sözleşmesi imzalanmadan avans ödemesi yapıldığını, toplu iş sözleşmesi imzalanarak zam oranları belirlendiğinde ise işçilerin zam uygulanması hâlinde ne kadar ücret alması gerektiği ve yapılan avans ödemeleri karşılaştırılarak eksik kalan kısımların fark ödemesi adı altında yapıldığını, zam oranları belirlendikten sonra işçilerin bordroları yeniden düzenlenerek 2021 yılı başından itibaren ücretlerinin zamlı olarak yer aldığını ve banka kayıtları ile uyumlu olması için yapılmış olan avans ödemesinin "avans kesintisi" olarak bordrolarda yer aldığını, işçilerin ücretlerinden hiçbir zaman kesinti yapılmadığını, igili bordrolar zam oranları belirlendikten sonra geriye dönük olarak yeniden düzenlendiğini ve banka kayıtları ile uyumlu hâle getirildiğini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesince davacıdan "ücret kesintisi" adı altında kesintiler yapıldığı, bu kesintilere davacının muvafakat verdiğine dair davalı işveren tarafından bir belge sunulmadığından davacının ücret alacağına hak kazandığı değerlendirilmesine yer verilmiş olup Bölge Adliye Mahkemesince davacıya ait ücret bordrolarında avans kesintilerinin yer aldığı, davacının bu kesintilere muvafakat ettiğine dair bir belge bulunmadığı, davalı tarafça davacıya yapılan avans ödemelerine ilişkin belge sunulmadığı dikkate alındığında davacının ücret alacağına hak kazandığına ilişkin değerlendirmenin yerinde olduğu belirtilmiştir.
Ancak ücret alacağı ve özellikle avans ödemelerine ilişkin davalı savunmasının eksik incelendiği anlaşılmaktadır. Zira davacı tarafça ücretlerinin ... Şubesine yatırıldığı belirtilerek hesap numarası ibraz edilmiş; İlk Derece Mahkemesince ilgili Bankaya yazılan müzekkere sonucunda hesap ekstresinin ekte sunulduğu belirtilmiş ise ekte yer aldığı belirtilen hesap hareketlerinin ne fiziken ne de UYAP ortamında bulunmadığı anlaşılmıştır. Dolayısıyla ilgili banka kaydının temin edilerek davalı savunmasının da değerlendirilmek suretiyle davacının ücret alacağına hak kazanıp kazanmadığının yeniden değerlendirilmesi gerekmektedir. Eksik incelemeye dayalı karar hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
3. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "Taraflarca getirilme ilkesi" başlıklı 25. maddesinin 1. fıkrası şu şekildedir:
"Kanunda öngörülen istisnalar dışında, hâkim, iki taraftan birinin söylemediği şeyi veya vakıaları kendiliğinden dikkate alamaz ve onları hatırlatabilecek davranışlarda dahi bulunamaz"
Aynı Kanun'un "Taleple bağlılık ilkesi" kenar başlıklı 26. maddesinin 1. fıkrası da şöyledir:
"Hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir."
Somut olayda; davacı dava dilekçesinde işyerinde haftanın 6 günü 08.00-15.00, 15.00-23.00, 23.00-08.00 saatleri arasında 3 vardiya şeklinde çalıştığını, ayda ortalama 2-3 gün mesai bitimine ek olarak 3 saat daha çalıştığını, 22.00-08.00 saatleri arasındaki gece çalışmalarının 7,5 saati aşması sebebiyle bu sürelerin de fazla çalışma süresi olarak hesaplanması gerektiğini ileri sürmüştür. Dinlenilen tanık beyanlarına göre de, davacının haftanın 6 günü 08.00-15.00, 15.00-23.00, 23.00-08.00 saatleri arasında 3 vardiya şeklinde çalıştığı, vardiyaların haftada bir değiştiği, vardiya saatleri dışında davacının mesaiye kaldığı süre konusunda ise tanıkların bilgi sahibi olmadıkları anlaşılmıştır.
Öncelikli olarak davacının gece vardiyasının 23.00-08.00 saatleri arasında olduğu sabit olmasına rağmen hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının gece vardiyasındaki çalışmasının 22.00-08.00 saatleri arasında olduğu kabulü ile hesaplama yapılması hatalı olmuştur.
Diğer yandan, hükme esas alınan bilirkişi raporunda vardiya döngüsü hatalı belirlenmek suretiyle, davacının gece vardiyasında üç haftada bir 9 saat fazla çalışması bulunduğu kabul edilmiş olup karar bu yönüyle de isabetsizdir.
Tanık beyanlarına göre davacının vardiyasının haftada bir değiştiği hususu dikkate alındığında, gece vardiyalarında yaptığı fazla çalışmalar şu şekilde belirlenmelidir: Davacının ilk ay birinci hafta 08.00-15.00, ikinci hafta 15.00-23.00, üçüncü hafta 23.00-08.00, dördüncü hafta 08.00-15.00 saatleri arasında olmak üzere ayda 3 saat fazla çalışma yaptığı; ikinci ayda ise birinci hafta 15.00-23.00, ikinci hafta 23.00-08.00 üçüncü hafta 08.00-15.00, dördüncü hafta 15.00-23.00 saatleri arasında olmak üzere ayda 3 saat fazla çalışma yaptığı; üçüncü ayda ise birinci hafta 23.00-08.00, ikinci hafta 08.00-15.00 üçüncü hafta 15.00-23.00, dördüncü hafta 23.00-08.00 saatleri arasında olmak üzere aylık 6 saat fazla çalışma yaptığı; İş Kanununa İlişkin Fazla Çalışma ve Fazla Sürelerle Çalışma Yönetmeliği'nin 5/2 hükmü uyarınca davacının birinci ve ikinci ayda haftalık 1 saat fazla çalışma yaptığı, üçüncü ayda ise haftalık 1,5 saat fazla çalışma yaptığı kabulü ile fazla çalışma ücreti alacağının hesaplanması gerekmektedir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
03.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.