Kamulaştırma bedel tespiti ve tescil davasında idarenin kamulaştırmadan vazgeçmesiyle konusuz kalan davanın Yargıtayca onanması.
Özet: Bir kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescili davasında, ilk derece mahkemesinin kamulaştırmanın kabulüne dair kararı istinaf sonrası Yargıtayca, idarenin kamulaştırmadan tek taraflı vazgeçme hakkının araştırılması gerektiği gerekçesiyle bozulmuş, bu bozma sonrası ilk derece mahkemesinin davanın konusuz kaldığına dair kararı temyiz edilmiştir. Temyiz incelemesinde Yargıtay, davacı idarenin kamulaştırma kesinleştikten sonra vazgeçildiği ve malikin geri alma hakkını kullanmadığı yönündeki iddialarını, kamulaştırmanın henüz kesinleşmediği gerekçesiyle reddetmiştir.

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2025/197 Esas, 2025/370 KararKARAR : Karar verilmesine yer olmadığınaTaraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararın kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda, davanın konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.İlk Derece Mahkemesi kararı taraf vekililerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu Samsun ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 11 90... parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescilini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu taşınmazın gerçek değerinin tespit edilmesini talep etmiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin 01.02.2024 tarihli ve 2023/947 Esas, 2024/110 Karar sayılı kararıyla davanın kabulüne karar verilmiştir.IV. İSTİNAFA. İstinaf Yoluna Başvuranlarİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.B. Gerekçe ve SonuçBölge Adliye Mahkemesinin 18.09.2024 tarihli ve 2024/52 Esas, 2024/2243 Karar sayılı kararıyla istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİA. Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin 20.05.2024 tarihli ve2024/1381 Esas, 2024/1517 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; 2942 sayılı Kanun'un 21 inci maddesine göre idare, kamulaştırmanın her safhasında kamulaştırma kararı veren ve onaylayan yetkili merciin kararı ile kamulaştırmadan tek taraflı olarak kısmen veya tamamen vazgeçebileceği, bu durumda usulüne uygun olarak yetkili mercii tarafından verilmiş kamulaştırmadan vazgeçme kararı olup olmadığı araştırılıp sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gerekçesi ile sair temyiz itirazları incelenmeksizin kararın bozulmasına karar verilmiştir.B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Kararİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın konusuz kaldığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.VI. TEMYİZA. Temyiz Yoluna Başvuranlarİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.B. Temyiz Sebepleri1. Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaz yönünden kamulaştırma davası sonuçlandıktan ve tescil yönünden kesin karar verildikten sonra encümen kararı ile kamulaştırmadan vazgeçildiği için 2942 sayılı Kanun'un 22 nci maddesi gereğince davalının 3 aylık süre içinde geri alma hakkı olduğunu ve davalıya kamulaştırma bedelini iade etmesi halinde taşınmazı geri alabileceğinin bildirildiğini; ancak davalının geri alma hakkını kullanmadığı göz önüne alınarak davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.2. Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; bedelin iadesi konusunda usul, kanuna ve hakkaniyete uygun olarak hüküm kurulmadığını, davalılar lehine eksik vekâlet ücretine hükmedildiğini ileri sürmüştür.C. Gerekçe1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.2. 2942 sayılı Kanun'un 22 nci maddesinin ancak kamulaştırmanın kesinleşmesinden sonra taşınmazların kamulaştırma amacına veya kamu yararına yönelik herhangi bir ihtiyaca tahsisi lüzumu kalmaması halinde uygulanması mümkün olup dava konusu taşınmaza ilişkin kamulaştırma henüz kesinleşmediğinden bu maddenin uygulanması mümkün değildir.3. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukukî nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı idare vekilinin tüm, davalılar vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.4. Bozma öncesi kararda davaya konu taşınmaz üzerindeki yapının davacı idareye aidiyetine hükmedildiği, bozma sonrası kararda ise kamulaştırmadan vazgeçme nedeniyle dava konusuz kaldığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek dava konusu taşınmazın davalı adına tesciline hüküm kurulmuşsa da taşınmaz üzerindeki yapının davalı adına aidiyetine karar verilmemiş olması bozmayı gerektirmiştir.5. Bozma öncesi hüküm altına alınan bedelin davalı tarafından bankadan çekilmişse çekildiği tarihe kadar varsa işlemiş nemaları ile davalıdan alınarak davacıya iadesine, çekilmemişse varsa işlemiş nemalarıyla birlikte davacıya iadesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.Ne var ki bu hataların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.VII. KARARAçıklanan sebeplerle;1. Davacı idare vekilinin tüm, davalılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. Davalılar vekilinin temyiz itirazının kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının;a) 2 numaralı bendinde yer alan "tapuya tesciline" ibaresinden sonra gelecek şekilde "dava konusu taşınmaz üzerindeki yapının davalılar adına aidiyetine" ibaresinin yazılması,b) 4 numaralı bendinin hükümünde yer alan "çekildiği tarihe kadar işlemiş neması ile, çekilmemiş ise iade anındaki işlemiş neması ile davacı idareye iadesine" ibaresinin çıkartılarak yerine "çekildiği tarihe kadar varsa işlemiş nemaları ile davalıdan alınarak davacıya iadesine, çekilmemişse varsa işlemiş nemalarıyla birlikte davacıya iadesine" ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,Davacı idareden peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, davalılardan peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine,06.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.