Trafik kazası sonucu sürekli iş göremezlik tazminatı talebinde, Covid-19 salgını ve arabuluculuk sürelerinin zamanaşımına etkisi yüksek mahkeme tarafından değerlendirilmektedir.
Özet: Bu hukuki evrak, 2015 yılında meydana gelen trafik kazası sonucu sürekli iş göremezlik tazminatı talebinin sigorta tahkim komisyonu tarafından zamanaşımı nedeniyle reddedilmesi üzerine, davacı vekilinin bu kararı temyiz etmesini ele almaktadır. Davacı vekili, COVID-19 salgını nedeniyle duran yasal süreler ve arabuluculuk sürecinin yanlış değerlendirildiğini, bu süreler hesaba katıldığında talebin zamanaşımına uğramadığını ve bu nedenle itiraz hakem heyeti kararının bozulması gerektiğini savunmaktadır.
4. Hukuk Dairesi         2024/10406 E.  ,  2025/15641 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

SAYISI : 2024/778 D.İş 2024/778 K
SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ
SAYISI : 2024/İHK-36858
SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ
SAYISI : K-2024/212661
İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 26.06.2015 tarihinde davalıya Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile sigortalı araç ile müvekkilinin sevk ve idaresindeki elektrikli bisikletin karıştığı çift taraflı trafik kazasında müvekkilinin yaralandığını ve malul kaldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 15.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatın başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımına uğradığını, kaza tespit tutanağı incelendiğinde kazanın gerçekleşmesinde davacının tam kusurlu olduğunun görüleceğini, Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulundan rapor temin edilmesi gerektiğini, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, vekalet ücretinin 1/5 oranında uygulanması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile itirazın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; İtiraz Hakem Heyetinin başvurma tarihine göre karar verdiğini ancak 04.07.2023 arabulucuya başvurma tarihine dikkat edilerek karar verilmesi gerektiğini, hem arabuluculukta duran süreler hem de covid 19 salgınında duran süreler dikkate alındığında davanın zamanaşımına uğramadığı sonucuna varılacağını, sunulan maluliyet raporunun yönetmeliğe uygun olduğunu maluliyet oranı üzerinden hesaplama yapılmasını talep ettiklerini belirtmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı sürücünün sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.
1-26.03.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair 7226 sayılı Kanun’un geçici 1. maddesi;
“(1) Covid-19 salgın hastalığının ülkemizde görülmüş olması sebebiyle yargı alanındaki hak kayıplarının önlenmesi amacıyla;
a) Dava açma, icra takibi başlatma, başvuru, şikâyet, itiraz, ihtar, bildirim, ibraz ve zamanaşımı süreleri, hak düşürücü süreler ve zorunlu idari başvuru süreleri de dâhil olmak üzere bir hakkın doğumu, kullanımı veya sona ermesine ilişkin tüm süreler; 06.01.1982 tarihli ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu, 04.12.2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ve 12.01.2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ile usul hükmü içeren diğer kanunlarda taraflar bakımından belirlenen süreler ve bu kapsamda hâkim tarafından tayin edilen süreler ile arabuluculuk ve uzlaştırma kurumlarındaki süreler 13.03.2020 (bu tarih dâhil) tarihinden,
b) 09.06.1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu ile takip hukukuna ilişkin diğer kanunlarda belirlenen süreler ve bu kapsamda hâkim veya icra ve iflas daireleri tarafından tayin edilen süreler; nafaka alacaklarına ilişkin icra takipleri hariç olmak üzere tüm icra ve iflas takipleri, taraf ve takip işlemleri, yeni icra ve iflas takip taleplerinin alınması, ihtiyati haciz kararlarının icra ve infazına ilişkin işlemler 22.03.2020 (bu tarih dâhil) tarihinden, itibaren 30.04.2020 (bu tarih dâhil) tarihine kadar durur. Bu süreler, durma süresinin sona erdiği günü takip eden günden itibaren işlemeye başlar. Durma süresinin başladığı tarih itibarıyla, bitimine on beş gün ve daha az kalmış olan süreler, durma süresinin sona erdiği günü takip eden günden başlamak üzere on beş gün uzamış sayılır. Salgının devam etmesi halinde Cumhurbaşkanı durma süresini altı ayı geçmemek üzere bir kez uzatabilir ve bu döneme ilişkin kapsamı daraltabilir. Bu kararlar Resmî Gazete’de yayımlanır..." şeklindedir.
Maddede belirtilen sürelerin 15.06.2020 tarihine kadar (bu tarih dahil) uzatılmasına dair 2480 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı 30.04.2020 tarihli Resmi Gazede yayınlanarak yürürlüğe girmiş olup, kararın ilgili bölümü şöyledir: “Madde 1- (1) Covid – 19 salgın hastalığının ülkemizde yayılmasını ve yargı alanında doğabilecek hak kayıplarını önlemek amacıyla; 7226 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun geçici 1. maddesinin 1. maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen durma süresi, 4734 sayılı Kamu İhale Kanununda öngörülen zorunlu idari başvuru yoluna ilişkin süreler hariç, 01.05.2020 (bu tarih dahil) tarihinden 15.06.2020 (bu tarih dahil) tarihine kadar (salgın hastalığının yayılma tehlikesinin daha önce ortadan kalkması halinde yeniden değerlendirilmek üzere) uzatılmıştır.”
Yukarıda açıklandığı şekilde, 7226 sayılı Kanun’la yapılan düzenleme ve bu Kanun kapsamında Cumhurbaşkanı Kararıyla yapılan süre uzatımı ile 13.03.20 20... .06.2020 tarihleri (bu günler dahil) arasında zamanaşımı ve hak düşürücü süreleri ile aynı Kanun’da sayılan diğer süreler durdurulmuştur. Bunun diğer anlamı, arada geçen süreler, asıl sürelere eklenecektir. Bu arada geçen süre 95 gün olduğundan zamanaşımı ve hak düşürücü süreler hesaplanırken, süre başlangıcına bu 95 gün de eklenerek sürenin dolduğu tarih belirlenecektir.
Ayrıca 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 15. bendi ''Arabuluculuk bürosuna başvurulmasından son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar geçen sürede zamanaşımı durur ve hak düşürücü süre işlemez.'' şeklinde düzenlenmiştir.
Somut olayda; dava konusu trafik kazası 26.06.2015 tarihinde meydana gelmiş, davacı vekili tarafından 01.06.2023 tarihinde arabuluculuk başvurusu yapılmış, 04.07.2023 tarihinde Anlaşamama Tutanağı düzenlenmiş, 25.09.2023 tarihinde de tahkime başvurulmuştur. Davaya konu trafik kazası sonucunda davacı yaralanmış olup bu eylem için kaza tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nda öngörülen ceza zamanaşımı süresi 8 yıldır. 8 yıllık ceza zamanaşımı süresinin dolduğu 26.06.2023 tarihine 95 gün ve arabuluculuk sürecinde geçen 34 gün eklendiğinde sürenin bitimi 02.11.2023 tarihi olacaktır. Bu hâle göre tahkime başvuru tarihi itibariyle 2918 sayılı Kanun'un 109. maddesinin ikinci fıkrasında belirtilen 8 yıllık ceza zamanaşımı süresi dolmamıştır.
Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince işin esasına girilerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekir. Bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir.
2. Bozma nedenine göre davacı vekilinin diğer temyiz itirazları şimdilik incelenmemiştir.
VI. KARAR
1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,
2.Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına,
Peşin alınan temyiz harcının temyiz eden davacıya iadesine,
Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,
24.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.